Burhiyan
- Murat Durdu
- 1 saat önce
- 3 dakikada okunur
Burhiyân (Burhiyan), tasavvuf tarihinde çok yaygın bir kavram değildir; daha çok Üveysîlik geleneğiyle ilgili bazı kaynaklarda geçen mistik bir terimdir. TDV İslâm Ansiklopedisi'nin Üveysîlik maddesinde şu bilgi yer alır:
Hz. Mûsâ zamanında Burh-i Esved adlı mütevazı bir kişinin yaşadığı, Allah katında yüksek bir değere sahip olduğu, onun meşrebindeki insanların birbirlerini kalben tanıdığı ve bunlara Burhiyân denildiği; İslâm döneminde ise benzer manevî iletişim ve irşad anlayışına sahip kişilere Üveysiyân adı verildiği nakledilmektedir.
Bu rivayete göre:
Burh-i Esved tarihsel olmaktan çok menkıbevî (efsanevî-mistik) bir şahsiyet görünümündedir.
Burhiyân, onun manevî yolunu takip eden kişiler anlamına gelir.
Bu kişiler arasında fiziksel görüşme olmaksızın kalbî ve ruhânî bir bağ bulunduğuna inanılır.
Tasavvuf tarihinde daha sonra bu anlayış Üveysîlik kavramıyla ilişkilendirilmiştir.

Burhiyân ve Üveysîlik Arasındaki İlişki
Tasavvufta Üveysîlik, bir mürşidden yüz yüze eğitim almadan, rüya, keşif veya ruhânî irtibat yoluyla manevî feyiz alınabileceğini savunan anlayıştır. Adını Üveys el-Karanî'den alır. TDV'deki bilgiye göre Burhiyân, bu düşüncenin İslâm öncesine uzanan sembolik bir öncülü olarak anlatılmaktadır.
Burhiyân hakkında dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Kavram Kur'an'da veya hadislerde geçmez.
Klasik tasavvufun temel kavramları arasında yer almaz.
Daha çok bazı tasavvufî menâkıbnâmelerde ve Üveysîlik geleneğinin kökenini açıklamaya çalışan rivayetlerde görülür.
Modern akademik çalışmalarda Burh-i Esved'in tarihsel varlığını doğrulayan bağımsız kaynaklar bulunmamaktadır. Bu nedenle araştırmacılar genellikle bu anlatıyı sembolik veya menkıbevî bir gelenek olarak değerlendirirler.
Kelimenin Anlamı
"Burhiyân" kelimesinin kökü muhtemelen Burh (Burh-i Esved) adına dayanır ve:
"Burh'un yolundan gidenler","Burh meşrebindekiler","Kalben irtibat kuran manevî kardeşler"
anlamlarında kullanılmıştır.
Burhiyân kavramı, tasavvuf tarihinde oldukça nadir geçen ve esas olarak Üveysîlik geleneğinin köken anlatılarında yer alan bir terimdir. Bu nedenle onu anlamak için önce Burh-i Esved rivayetini incelemek gerekir.
Burh-i Esved Kimdir?
Bilinen en eski kaynaklarda Burh-i Esved hakkında tarihsel bilgi yoktur. Adı daha çok tasavvufî menkıbelerde geçer. TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Üveysîlik maddesine göre:
Hz. Musa zamanında Burh (Burh-i Esved) adlı mütevazı bir kişinin yaşadığı, Allah katında yüksek bir değere sahip olduğu, onun meşrebindeki insanların birbirlerini kalben tanıdığı ve bunlara Burhiyân denildiği rivayet edilir. İslam döneminde ise benzer kişilere Üveysiyân adı verilmiştir.
Bu anlatımın dikkat çekici yönü, Burh-i Esved'in bir peygamber, veli veya tarihî şahsiyet olarak değil, bir manevî tip olarak sunulmasıdır.
Burhiyân Ne Anlama Geliyordu?
Burhiyân denilen kişiler:
Birbirleriyle fiziksel temas kurmadan manevî bağ kurabilen,
Kalben haberleşebilen,
Ruhani yakınlık sayesinde birbirlerini tanıyabilen,
Görmeden irşad alabilen kişiler olarak tasvir edilir.
Burada asıl vurgu, tasavvufta sonradan gelişecek olan "ruhanî eğitim" fikridir.
Üveysîlikle İlişkisi
Burhiyân kavramının önemi, tasavvuftaki Üveysîlik anlayışının mitolojik öncülü olarak görülmesinden kaynaklanır.
Üveysîlikte bir kişi:
Bir mürşidi fiilen görmeden,
Onun ruhaniyetinden feyiz alabilir,
Rüya, keşif veya manevî tecelliler yoluyla eğitim görebilir.
TDV'ye göre Burhiyân anlatısı, İslam öncesi döneme yerleştirilmiş benzer bir modeldir. İslam döneminde bunun karşılığı Üveysîlik olarak kabul edilmiştir.
Tarihsel Güvenilirlik Sorunu
Akademik açıdan bakıldığında Burh-i Esved anlatısının bazı problemleri vardır:
1. Erken dönem kaynaklarda yoktur
Üveysîlik kavramının sistemli biçimde işlenmesi oldukça geç dönemde ortaya çıkmıştır. TDV maddesinde belirtildiği üzere Üveysîlikten bir tasavvuf ekolü olarak ilk defa sistemli şekilde Ferîdüddin Attâr'ın Tezkiretü'l-Evliyâ adlı eserinde söz edilmektedir.
Bu durum Burh-i Esved hikâyesinin de erken İslam döneminden değil, daha sonraki tasavvufî çevrelerden gelmiş olabileceğini düşündürmektedir.
2. Bağımsız tarihî kanıt bulunmamaktadır
Bugün elimizde:
Burh-i Esved'in yaşadığına,
Hz. Musa dönemine ait olduğuna,
Burhiyân adlı bir topluluğun gerçekten var olduğuna
dair tarihsel veya arkeolojik bir kanıt bulunmamaktadır.
Bu nedenle araştırmacılar anlatıyı genellikle sembolik menkıbe olarak değerlendirir.
Sembolik Yorumu
Tasavvuf açısından hikâyenin tarihsel doğruluğundan çok sembolik anlamı önemlidir.
Burh-i Esved şu düşünceyi temsil eder:
"Hakiki manevî bağ, fiziksel yakınlıktan daha üstündür."
Burhiyân ise:
"Kalpleri aynı hakikatte birleşen insanlar"
anlamına gelir.
Bu yüzden bazı sûfîler Burhiyân'ı bir topluluk adı olarak değil, bir manevî seviye olarak yorumlamıştır.
Sonuç
Burhiyân:
Klasik İslam'ın temel kavramlarından biri değildir.
Tasavvufun özellikle Üveysîlik geleneğinde geçen nadir bir terimdir.
Burh-i Esved adlı menkıbevî bir şahsiyetle ilişkilendirilir.
Kalpten kalbe manevî iletişim, uzaktan irşad ve ruhani yakınlık fikrini temsil eder.
Tarihsel bir topluluk olmaktan çok tasavvufî sembolizm olarak değerlendirilir.
Bu konunun kökenleri incelendiğinde, Burhiyân fikrinin ilginç biçimde İslam tasavvufundaki Üveysîlik ile, bazı yönleriyle de eski İran ve Orta Asya mistisizmindeki "görünmeyen mürşid" anlayışlarıyla benzerlikler taşıdığı görülür.


Yorumlar