top of page

Emanete sadakat ve vefa

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
    Murat Durdu
  • 1 gün önce
  • 1 dakikada okunur

Birinci Dünya Savaşı sırasında Filistin Cephesi'nde (özellikle Nablus civarında) görev yapan ismi bilinmeyen bir Osmanlı askerinin emanet bıraktığı para çıkını ve vefa örneğinin duygu dolu öyküsü.



Hikayenin Özeti


1915-1918 yılları arasında (savaşın yoğun olduğu dönemde), Filistin'de (Nablus şehrinde) görev yapan bir Osmanlı askeri, bir cephe değişikliği / sevk emri nedeniyle başka bir bölgeye gönderilmek üzereyken birikmiş tüm parasını bir bez parçasına sarar. Parayı, Nablus'ta tanınmış bir esnaf olan Rüşdü Efendi'ye (Alul ailesinden) teslim eder ve "Dönebilirsek alırım" diyerek emanet bırakır.


Asker, savaşın kaosu içinde bir daha Nablus'a dönemez (muhtemelen şehit düşmüş veya başka bir cephede hayatını kaybetmiştir; kimliği de tespit edilememiştir).


Rüşdü Efendi ve sonrasında Alul ailesi (yeğeni Ragıp Hilmi el-Alul dahil üç nesil boyunca), bu emanete "emanettir, açılmaz" diyerek büyük bir sadakatle sahip çıkar.


Paranın miktarını bile 100+ yıl boyunca saymazlar, sadece muhafaza ederler.

Emanet, bez içinde Osmanlı dönemi banknotlarından (yarım, bir ve beş liralık) oluşur ve günümüz değeriyle yaklaşık 140.000 TL civarındadır.


Emanetin Sonu


Hikaye 2018'de Anadolu Ajansı tarafından kamuoyuna duyurulunca geniş yankı uyandırır.


2021 yılında (106 yıl sonra), Alul ailesi emaneti resmi bir törenle Türkiye'nin Kudüs Başkonsolosu Büyükelçi Ahmet Rıza Demirer'e teslim eder.


Törende Türk ve Filistin bayrakları yer alır, iki ülkenin milli marşları okunur. Aile, emanetin bir müzede sergilenmesini ister.



Bu olay, Osmanlı-Filistin halkları arasındaki güven ve vefa bağını simgeleyen en bilinen gerçek hikayelerden biridir. Farklı kaynaklarda (AA, TRT Haber, YeniŞafak, Onedio vb.) "Osmanlı askerinin emanetine 103/106 yıldır gözü gibi bakıyor" başlığıyla anlatılır.

Yorumlar


bottom of page