İlk Kadın Matematikçi
- Murat Durdu
- 27 Şub
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 gün önce
Hypatia of Alexandria yaklaşık M.S. 350–370 doğdu ve Mart 415'te öldü. Antik Çağ'ın en önemli kadın filozof, matematikçi ve astronomlarından biriydi.

Neoplatonizm okulunun önde gelen temsilcilerinden biri olarak Alexandria'da (o dönem Doğu Roma İmparatorluğu'nun Mısır eyaleti) yaşamış ve dönemin en saygın entelektüelleri arasında yer almıştır.
Hypatia'nın Hayatı ve Çalışmaları
Babası Theon of Alexandria, ünlü bir matematikçi ve astronomdu. Hypatia'yı kendisi eğitti ve Yunan bilim mirasını korumaya odaklanan bir ortamda yetiştirdi. Hypatia, matematik, astronomi ve felsefe alanlarında ders verdi. Neoplatonist felsefeyi öğretiyor, öğrencilerine mantık, metafizik ve astronomi anlatıyordu.
Bilinen katkıları arasında;
Babasının Ptolemy'nin Almagest eserine yaptığı yorumları düzenlemesi ve geliştirmesi.
Diophantus'un Aritmetik eserine yorum yazması (kayıp olsa da kaynaklarda bahsedilir).
Astronomi aletleri (astrolab gibi) tasarladığı ve mekanik cihazlar üzerine çalıştığı söylenir.
Kadın olması nedeniyle dönemin cinsiyet ayrımcılığına rağmen büyük saygı gördü; pagan (putperest) inançlarını açıkça sürdürdü ve evlenmedi, hayatını bilime adadı. Alexandria'nın entelektüel ortamında kanaat önderi gibiydi; valiler, öğrenciler ve hatta Hıristiyanlar bile ondan tavsiye alırdı.
Din adına katliam
Hypatia'nın trajik ölümü, tarihin en ünlü entelektüel cinayetlerinden biridir. M.S. 415'te, Lent döneminde (Hıristiyan oruç ayı), bir Hıristiyan çetesi tarafından saldırıya uğradı. Alexandria Piskoposu Cyril ile vali Orestes arasında siyasi güç mücadelesi vardı.
Hypatia, Orestes'in danışmanı olarak görüldüğü için Cyril'in taraftarları tarafından "cadı" veya "putperest" suçlamalarına maruz kaldı.
Bir grup fanatik, bazı kaynaklara göre Nitrian rahipler veya kilise okuru Peter liderliğinde bir grup, arabasına saldırdı, onu sürükleyerek bir kiliseye (Caesareum) götürdü. Orada soyup derisini çatı kiremitleri, istiridye kabukları veya keskin parçalar ile kazıdılar, parçaladılar ve kalıntılarını Cinaron'da yaktılar.
Bu olay, antik Yunan biliminin ve pagan entelektüel geleneğinin sonu olarak görülür; birçok öğrenci Athens'a kaçtı ve Alexandria'nın bilimsel önemi azaldı.

Mirası
Hypatia, modern çağda feminizm, bilim ve din çatışmasının sembolü haline geldi. 19. yüzyılda romantikleştirildi (örneğin Charles Kingsley'nin romanı Hypatia), filmlerde (2009 yapımı Agora filmi Rachel Weisz'in oynadığı Hypatia'yı anlatır) ve edebiyatta sıkça işlendi. Gerçekte eserlerinin çoğu kayıp olsa da, ilk belgelenmiş kadın matematikçi/astronom olarak tarihe geçti.
Doğanın ve aklın trajik bir kurbanı, ama fikirleri yüzyıllar boyu ilham vermeye devam ediyor.


Yorumlar