top of page

İşret meclisi

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
    Murat Durdu
  • 23 Kas
  • 2 dakikada okunur

Osmanlı sarayında işret meclisi; özellikle klasik dönemde (15.-17. yüzyıl) padişahların özel eğlence ve sohbet toplantılarına verilen isimdi. Bu meclisler, sarayın en mahrem alanlarında (genellikle Enderun’da, Hümayun Kasrı, Hasbahçe köşkleri veya Boğaziçi’ndeki yalılarda) düzenlenir ve çok katı bir protokolle yönetilirdi.


Kimler Katılırdı?


Padişah (bazen veliaht şehzade de bulunurdu)


İçki döküp ikram eden sakiler (genellikle güzel yüzlü, genç ve yetenekli iç oğlanları)

Musiki icra eden sazendeler ve hanendeler (çoğu gayrimüslim ustalar: Yahudi, Ermeni, Rum müzisyenler)


Şiir okuyan, hikâye anlatan, latife yapan nedimler (en meşhurları: Gazanfer Ağa, Canfeda Hatun’un nedimleri, IV. Murad devrinde Mustafa Çelebi gibi)


Bazen de ricâl-i devletten çok güvendiği kişiler (sadrazam, şeyhülislam nadiren alınırdı)


İçilen İçkiler


En makbulü kırmızı Boğazkere veya Kıbrıs şarabıydı.


“Kıbrıs şerbeti” denilen tatlı şaraplar, miskli şarap, gül şerbetiyle karıştırılmış şarap çok revaçtaydı.


Rakı 17. yüzyıl sonlarından itibaren yavaş yavaş girmeye başladı (IV. Mehmed ve II. Mustafa devrinde).


Şaraplar altın veya billur kadehlerle, bazen de mücevherli taslarla içilirdi.


En Meşhur İşret Meclisleri ve Padişahlar


Yavuz Sultan Selim: Çok sert içerdi, meclislerinde dini musiki de çalınırdı ama içki boldu.


Kanuni Sultan Süleyman: Gençliğinde çok ihtişamlı meclisler kurdurmuştu (özellikle Makbul İbrahim Paşa ile).


II. Selim (Sarhoş Selim lakabı verilmiştir): Adının hakkını verecek kadar meşhurdu. Kıbrıs’ın fethinin en büyük sebebi “oranın şarabının çok iyi olduğu” rivayet edilir (abartıdır ama temeli vardır).


III. Murad: En debdebeli dönem. Bir gecede 40-50 çeşit şarap ikram edildiği olurdu. Nedimi Gazanfer Ağa’nın düzenlediği meclisler efsanevidir.


IV. Murad: Hem en sert içen hem de en sert yasaklayan padişah! Gençliğinde gece gündüz içerdi (bir gecede 70 okka şarap içtiği rivayet olunur), sonra tövbe edip tütün ve içkiyi yasakladı, meyhaneleri yıktırdı.


I. İbrahim (Deli): Kadınlarla karma işret meclisleri düzenlettiği, amber kokulu şaraplar içtiği söylenir.


Protokol ve Âdâb


Padişahın kadehini sadece musâhib-i sânî veya özel saki doldururdu. Kimse padişahtan önce içmez, padişah kadehini bitirmeden kimse bitirmezdi.


Sarhoş olup edeb dışı hareket eden anında idam edilirdi (IV. Murad devrinde çok örnek var).


Meclislerde genellikle makam müzik çalınır, gazel, şarkı, köçekçe okunurdu.


17. Yüzyıl Sonrası


Köprülü sadrazamlar devrinde ve özellikle IV. Mehmed’in son yıllarında işret meclisleri saraydan yavaş yavaş kayboldu.


18. yüzyılda Lale Devri’nde (III. Ahmed ve Nevşehirli Damad İbrahim Paşa) yeniden canlandı ama bu sefer daha çok sadrazam konağı ve Boğaziçi yalılarında yapıldı, sarayda eskisi kadar sık değildi.


Kısaca, Osmanlı işret meclisi, sadece içki içme değil; musiki, şiir, latife ve estetiğin birleştiği, son derece rafine ama bir o kadar da tehlikeli bir saray ritüeliydi. Katılanlar hem en büyük zevki tadıyor hem de her an kılıçtan geçirilme riski taşıyordu.

Yorumlar


bottom of page