Mahmut'dan İnciler
- Murat Durdu
- 7 Eyl 2025
- 6 dakikada okunur
İstanbul Fatih de bulunan "İsmailağa cemati" adlı örgütlenmenin Mahmut adlı liderinin şirke davet eden söylemleri.
ÖLÜLERDEN YARDIM İSTEMEK
“İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabir ehlinden yardım isteyiniz.” (Mahmut USTAOSMANOĞLU başkanlığında bir heyet, Ruhu’l-Furkan Tefsiri, İstanbul 1992, c. II, 82.)
“Bir veli ölünce ruhu, kınından çıkmış kılınç gibi olur.” (Ruhu’l-Furkan, c. II, s. 67)
O ZATA BAĞLI OLANLAR CENNETE
"Necmeddin-i Kübra ise şeyhin selam vermesini beklemeye koyuldu. Ayaktayken ona bir hal geldi. Gördü ki ,kıyamet kopmuş, orada cehennem orada cehennem, insanları tutup tutup ateşe atıyorlar. O ateşin etrafında bir tepe var . Bir şahıs da o tepenin üzerinde oturmuş . Her kim o şahsı göstererek . Ben bu zata bağlıyım derse onu bırakıyorlar. Cehenneme atmıyorlar .
Derken birden Necmeddin-i Kübra’yı (kuddise sirruh) da tutup çekiyorlar . O ’’ Ben de o zata bağlıyım ’’ diyor. Bunun üzerine onu bırakıyorlar . Necmeddin –i Kübra o tepenin üzerine çıkıyor, bakıyorki o zat Şeyh Ruzbehan’dır. Huzuruna gidip, ayaklarına kapanıyor.
Şeyh efendi : Bir daha hakikat ehlini inkar etmeyesin diyor ve onun ensesine kuvvetli bir sille vuruyor. Necmeddin’i Kübra yere düşüyor, yere düşünce gözlerini acıyor bakıyorki şeyh Efendi namazını tamamlamış selam vermiş, Necmeddin-i küra , şeyh efendiye yaklaştı, O’na hürmet etti, Şeyh efendi manada olduğu gibi açıktan da ensesine bir sille attı ve daha önce söylediği sözü tekrarladı. Necmeddin Kübra kendini büyük görme ! o an, maneviyat ulularını beğenmeme hastalığı Necmeddin’i Kübranın içinden çıkıp gitti.
Şeyh Efendi ona : Geri dön! Şeyh Ammar’ın hizmetine gir dedi. Şeyh Ammar’a verilmek üzere bir mektup yazdı, Necmeddin-i Kübra ile gönderdi.
Mektup da şunlar yazılı idi. ’’Her ne kadar bakırın varsa, bana gönder, onları halis altın edeyim, yine sana yollayım.’’ Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 183 Yasin yayınları
NAKŞİBEND'İN TIRNAĞI
"Bütün büyük velilere çivi denir. Bunlar kainatın çivisidir. Kainatı bunlar tutuyor. Bunlar olmasa kainat yerle bir olacaktır. Çünkü Mürşid: Ruhun babasıdır. Tazim hakkı onundur.
Şah-ı Nakşibend Hazretleri’nin bir müridi vardı. Hızır aleyhisselam ona göründü. O da hiç onun tarafına bakmadı. Ve benim hızırım orada dedi. İkinci kez tekrar göründü, yine tarafına bakmadı, üçüncü defa pazarda göründü ve Hızır (aleyhisselam) onu kucakladı ve bazı kelimeler söyledi.
Mürid, Şah-ı Nakşibend Hazretleri’nin yanına geldiği zaman ona dedi ki ’’ Pazarda görüştünüz ’’ Evliyaullah ile bacak atılır mı ? Onlarla müsabakaya girilirmi ?
Şah-ı Nakşibend Hazretleri, onların karşılaşıp konuştuklarını nasıl bildi ? Evliyaullah ile başa çıkılırmı? Onlar büyük adam. Bizim bilemeyeceğimiz kadar büyük Şah-ı Nakşibend Hazretleri. Bütün dünya bana tırnağım üstü gibidir. Buyurmuştur.
Dünya onlara tırnak gibi olunca o dünyada bir şey olur da onlara görünmez mi ? Ya Rabbi ! Onları bizden, bizi onlardan hepimizi Sen’den ve Habibinden ayırma. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 167 Yasin yayınları
RABITA İNANCI
"Rabıta,bir müridin, mürşid-i kamilinin ruhaniyetiyle beraber, suretini kalp gözünün önüne getirerek hayal etmesi ve kalbiyle ondan yardım istemesinden ibarettir. Çünkü mürşit,yetiştirme ,yardım etme,feyiz verme,kemale erdirme ve tebliğ duyurma da Efendiz in vekilidir. İşte bu mana Allah,için ve Allah uğrunda şeyhe karşı olan tam bir muhabbetten ibarettir. Zira Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Selem) bizimle Allah’u Teala arasında vasıta olduğu gibi, mürşit de bizimle efendimiz ( Sallallahu Aleyhi ve Selem) arasında vesiledir. Ve o bizi hak yola ve Allah-u Tealanın zikrine irşat edendir. Ona karşı olan bu sevgi vacip olan bir iştir. Çünkü ’’ Allah yolunda sevmek ve Allah yolunda buğzetmek vaciptir.’’ (Ruhu’l-Furkan, c. II, s. 64)
İkinci edep rabıta edebidir. Bunun kemale (en üstün derecesi) iki gözün arasında olan hayal hazinesi ile mürşidin ruhaniyetinin yüzüne hatta gözünün arasına bakmaktır. Zira orası feyiz kaynağıdır. Ondan sonra mürşide karşı kendini alçaltarak,son derece tevazu ilFe yalvarmak ve onu Mevla ile kendi arana vesile kılmak üzere, mürşidinin ruhaniyetinin hayal hazinesine girip oradan kalbine ve derinliklerine yavaş yavaş indiğini düşünüp seninde peşinde yavaş yavaş oraya oraya aktığını ve indiğini hayal ederek, şeyhini kendi nefsinden geçinceye kadar hayal gözünden kaybetmeyesin.
Zira kalbin derinliğine son yoktur ve seyr-i ilallah (Arşın üstüne kadar olan manevi yürüyüş) kalp den hasıl olur.. Eğer cemi vukuf (kalbin bütün yönelişleri) bu rabıtayla olsa , kalbin derinliklerine inmek daha süratli olur. (Ruhu’l-Furkan, c. II, s. 79)
“Rabıta bir müridin, mürşid-i kâmilinin ruhâniyetiyle beraber, suretini kalp gözünün önüne getirerek hayal etmesi ve kalbiyle ondan yardım istemesinden ibarettir. (Ruhu’l-furkan, c,II, s.64.)
İnabeden, rabıtadan gayrisi zelillik sayıldı. Kulu Allah’ın rızasına kavuşturmaya inabe, rabıta en büyük sebeptir. Başka sebepler aramak zelilliktir, gereksizdir, boşunadır. "Mamud Ustaosmanoğlu Sohbetler Sayfa 336-Siraç Kitabevi, İstanbul-1995
MÜRŞİDİN ALLAHIN SIFATLARIYLA SIFATLANMASI
Üçüncü yol Müşahede (Allah Hazretlerini görür gibi olma) makamına ulaşmış ve sıfatı zatla tahakkuk. Allahu teala Hazretlerinin öz zatına ait sıfatların mahzarı, tecelli ettiği, parladığı bir yer haline gelmiş olan bir şeyhe rabıta etmektir. Çünkü onu görmek Allahı hatırlamaktır.. (Ruhu’l-furkan, c,II, s.67.)
MAHMUT'UN KENDİ ŞEYHİ
Benim şeyhim ismi Abdullahdır. O bu alemde gavsı azam makamındadır. Ben bu cihanda ondan başkasını bilmem varımı cismimi, canımı ( her şeyimi ) ona feda ettim. sende her şeyini feda etki Hakka gidelim Cemali Ba kemale erelim. (Ruhu’l-furkan, c,II, s.86.)
ŞEYHE BAĞLANMADAN ALLAH’A ULAŞILMAZ
Eğer sen, bir şeyhe bağlanmadan bin sene kendi başına Allah’a kavuşmak için inleyip dursan, böylece O Mevla Tealayı bulman mümkün değildir. Sen, o padişahlar padişahı olan Mevla Tealayı, onun aynası mesabesinde olan kamil insandan gözet. O kamil insanın gönlüne girerek, Mevlaya varan yolu bul. Hemen onlara gönül bağlayıp ( rabıta edip) Hakka gidelim. (Ruhu’l-furkan, c,II, s.81.)
LEVHİ MAHFUZU GÖREN VELİLER
Diğer bir tasavvufî tevile göre: Levh-i Mahfuz’a, ruhaniyeti (manevi ta*rafı) nefsanî kirlerden temizlenmiş olanlardan başkası vakıf (haberdar) olamaz. Ona ancak melekler ve melekânî (meleklere ait) sıfatları takınan büyük veliler muttalî olabilir. Ruh’ul-Furkan Tefsiri cilt 1 – Mahmud Ustaosmanoğlu, sayfa 18 sirac Kitabevi, İstanbul-1991
ALLAH’A GİDEN YOL; ŞEYHLERE KÖLELİK
Bir mürid mürşidi için niye emrediyor, niçin yasaklıyor? derse mürid olamaz. Çünkü inat ediyor, inatla bu iş olmaz. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 171 Yasin yayınları
Nitekim İsmail Hakkı Bursevi (kuddise sirruh) buyurduki:
Talebe akıl ve şeriat ölçüsüne göre, hacasından hoş olmayan bir hal görse bile, işlerine sözlerine, hal ve hareketine asla itiraz etmemelidir. Onda gördüğü o daranışı kerih görüp hocasının bu konuda cahil olduğu, hata ettiği gibi sui zanlarda bulunmamalıdır. Akside hatayı kendi göz ve idrakinde aramalıdır. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 173 Yasin yayınları
Yedinci kat semadan yerin altına düşmek, kalp erbabının mürşitlerin kalplerinden düşmekten hayırlıdır. Ve bu şöyle izah edilir: Çünkü ehlullahın nazarından düşmek, Hakk’ın nazarından düşmeye sebep olduğundan batın ashabının kalbinden düşmek, helak olmanın başıdır. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 173Yasin yayınları
CENNETİ GARANTİLEMEK, ÖLÜYÜ CENNETE GÖNDERMEK
Bir rivayet şöyle gelir: ’’Bir insan ölse, arkasında 70 bin kelime-i tevhid okunulup ruhuna bağışlanılsa, cehennemde bile olsa tevhidin hürmetine çıkarılır. ’’
Meşayıhtan bir zat bunu duyunca, acaba sağlam kaynaklı mı dır diye tereddüt etti. 70 bin kere kelime-i tevhid dedi, kimsenin ruhuna bağışlamadı.
Bir gün davetli olarak gitmiş olduğu yemek ziyafetinde idi. Davetliler arasında bir çocuk da vardı. Herkes yemeğe başladı çocuk daha yiyecekti ki aniden kaşığını bıraktı ağlamaya başladı. O zat sordu ? ’’ Oğlum ne oldu ? ‘’ Çocuk : ’’ Efendim kısa bir süre önce annem vefat etmişti bir an onun yeri gösterildi bana, cehennemde idi alevler içersinde yanıyordu. Buna üzüldüm ’’ dedi. Bunun üzerine şeyh efendi bundan evel okuduğu yetmiş bin kelime-i tevhidi çocuğun annesinin ruhuna hediye etti. Bir süre sonra çocuk sevinçle tebessüm etmeye başladı. Şeyh efendi yine sordu ’’ Oğlum şimdi ne oldu ? Çocuk Efendim meleklerin annemi cehennemden çıkarıp cennete koyduklarını müşahede ettim. Dedi. Böylece şeyh efendinin de rivayetinin sıhatli olup olmadığı hakkındaki tereddüdü zail oldu. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 97-98 Yasin yayınları
MÜRŞİDİN HUZURUNA GİTMEK
Mürşidinin huzuruna gitmeden evvel uyulması gereken edepler sırasıyla şöyle dir.
1) Abdest alınır
2) Bütün günahlar için on beş defa yahut daha fazla istiğfarda bulunur.
3) Fatiha ve ihlas şerif sureleri okunup mürşidin ruhaniyetine hediye edilir.
4) Yolda rabıta üzere olmalı,sağa sola bakmadan mümkün olduğu müdetçe nazar ber- kadem (ayakları üzerine bakılarak ) yürümelidir. Geçmiş zamanlarda müridler camiye,tekke yahut başka bir yere gidecekleri zaman, yanındaki ihvanları ile gidecekleri yere kadar konuşmadan rabıta üzere yürümeye sözleşirlerdi. Sizlerde mümkün oldukça böyle yapmaya gayret ediniz. Dinimizin haram kıldığı giyim tarzlarını sergileyen vitrinleri , afişleri Adem’e (aleyhiselama) yasak edilen meyve gibi biliniz iltifat etmeyiniz ta ki harama düşmeyesiniz.
5) Hanım ihvanlarımızda yürüşlerine dikkat etmeli. Tesettürlerinin şerefini muhafaza etikleri halde, halde rabıta üzere son derece vakur ve edepli yürümelidirler. Tesettürlü hanımların içerisinde, kopuklar nasıl yürüyorsa öyle yürüyenler vardır. Şunu unutmayınız tesettür İslam’ın temsil eder. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 192 Yasin yayınları
ALLAH’TAN ERİMEK
Kul, Mevla ile sütle şeker (in durumu) gibidir. Bu nasıl olacak? Şeker sütte eridiği gibi, kul da Mevlanın varlığında eriyecek, kul fena-fillah makamına erişecek. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 65-66 Yasin yayınları
ALLAH TAN BAŞKASINDAN YARDIM İSTEME
Rabıta ve murakabe de tevazu üzere Allah Teala dan yardım ve O nun dostlarından da himmet isteyeceksiniz. Bu, dilencilik tevazuluk işidir. Kibir kafanı kaldırdın mı olmaz. Rabıta esnasında süt dökmüş kedi gibi boyun bükük isteyeceksin. Ya Rabbi sana kavuşmak istiyorum maksudum matlubum sensin, bu dostunun vesilesiyle beni zatına kavuştur. Rabıta edilen zata da Ey Rabbimin dostu ey Rabbimin sevgilisi elimden tutun, bu tarikata ehil eyleyin, evlatlığa kabul edin Rabbime kavuşmam için vesilem olsun denilerek himmet istenir. Mahmud usta osmanoğlu, İrşadü’l Müridin sayfa 60Yasin yayınları




Yorumlar