Medeniyetsiz hayvanlar!
- Murat Durdu
- 28 Ağu 2025
- 3 dakikada okunur
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile yaptığı görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında gazetecilere hakaret etti

ABD’nin özel temsilcisi Tom Barrack’ın Baabda Sarayı’nda gazetecileri “hayvanca” ve “medeniyetsiz” diye nitelemesi büyük tepki topladı. Basın sendikaları Barrack’tan derhal özür talep ederken bu adım Cumhurbaşkanı Joseph Avn'dan geldi. Barrack’ın sözleri, Lübnan’ın egemenliğine ve basının onuruna hakaret olarak değerlendirildi.
ABD’nin Lübnan özel temsilcisi Tom Barrack’ın, Baabda’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında gazetecileri “hayvanca” ve “medeniyetsiz” olarak nitelendirmesi Lübnan’da büyük tepkiye yol açtı.
Lübnan Basın Editörleri Sendikası, Barrack’ın sözlerine karşı çıkarak kamuoyuna açık bir özür talep etti. Sendika tarafından yayımlanan açıklamada, “Lübnan medyası bir kez daha, en hafif tabirle, diplomasiyle bağdaşmayan bir muameleye maruz kaldı. Daha da üzücü olan, bunun diplomatik bir görev üstlenen büyük bir gücün temsilcisi tarafından yapılmış olması” ifadeleri yer aldı.
Sendika, Barrack’ın gazetecileri “hayvanca” olarak nitelemesini “tamamen kabul edilemez, son derece kınanması gereken” bir tutum olarak tanımladı ve ABD’li temsilciye seslenerek “medyadan kamuoyu önünde özür dilemesi” çağrısında bulundu. Açıklamada, böyle bir özrün gelmemesi durumunda, Barrack’ın ziyaret ve görüşmelerinin boykot edilmesinin gündeme alınabileceği belirtildi.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın aktardığına göre, Lübnan Meclisi Medya ve İletişim Komisyonu Başkanı İbrahim el-Musevi de Enformasyon ve Dışişleri bakanlıklarına çağrıda bulunarak ABD Büyükelçisinin derhal Bakanlığa çağrılmasını, kınanmasını ve ABD’li temsilci Tom Barrack’ın “Lübnan’a ve Lübnan halkına yönelttiği açık hakaretin protesto edilmesini” istedi. Hizbullah Milletvekili Musevi ayrıca Barrack’ın açıklamalarını “şiddetle kınadığını” belirtti.
Görsel ve İşitsel Medya Çalışanları Sendikası Konseyi de yayımladığı açıklamada, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın bu tür hakaretlere platform olarak kullanılmasının, Lübnan egemenliğinin sembolüne zarar verdiği, gazetecilerin ve Lübnan halkının onurunu zedelediği vurgulandı. Konsey, ulusal medyanın onurunun korunması ve devlet kurumlarına güvenin sarsılmaması için Barrack’ın derhal ve açık bir şekilde özür dilemesi gerektiğinin altını çizdi.
Lübnan Halk Konferansı Medya Sekreterliği de benzer bir açıklama yaparak Dışişleri Bakanı Yusuf Recci’ye çağrıda bulundu. Açıklamada, Recci’den ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Lisa Johnson’ı Bakanlığa çağırması ve Barrack’ın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gazetecilere yönelttiği hakaret için resmi bir itirazda bulunması talep edildi.
Lübnan Komünist Partisi de konuyla ilgili bir açıklama yaparak Barrack’ın sözlerini “hakaret” olarak nitelendirdi ve en sert şekilde kınadı. Parti açıklamasında, “Özgür konuşma her türlü vesayetten daha güçlüdür ve gazetecilerin onuru kırmızı çizgidir” ifadelerine yer verdi.
Barrack’tan henüz bir özür duyulmazken onun yerine Cumhurbaşkanı Joseph Avn özür diledi:
“Bugün Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir misafirimizin ağzından istemeden çıkan sözlerden üzüntü duyuyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamı, insana ve onuruna olan mutlak saygısını teyit ederken, görevlerini büyük özveriyle yerine getiren tüm gazetecilere şükranlarını sunar.”
Barrack, Avn ve Lübnanlı yetkililerle yaptığı görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında, salondaki soru ve seslenmeler karşısında, “Farklı kurallarımız olacak. Bir dakika sessiz olun. Eğer burası kaotik, hayvanca bir hale gelirse çekip gideriz. Medeni olun, nazik olun, hoşgörülü olun. Bölgedeki sorunun kaynağı da işte budur” demişti.
ABD Başkanı Donald Trump’a yakın isimlerden olan Barrack, daha önce Jeffrey Epstein’la da görüşmeler yapmış, şu anda ise ABD’nin Suriye özel temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi olarak görev yapıyor.
Washington’un öncülüğünde yürütülen Hizbullah’ı silahsızlandırma çabaları kapsamında Lübnan Bakanlar Kurulu, 5 Ağustos’ta yıl sonuna kadar Hizbullah’ın silahsızlandırılması kararını almıştı. Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin (LAF) bu hafta içinde hükümete bir uygulama planı sunması bekleniyor.
Hizbullah ise karara karşı çıkarak, silahlarının ulusal bir savunma stratejisi çerçevesinde Lübnan ordusuna entegre edilmesini savunuyor. Hareket, bu konuda müzakere için İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını durdurması ve işgal ettiği sınır bölgelerinden çekilmesi gerektiğini belirtiyor. ABD ise, İsrail’in çekilmesinden önce Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını şart koşuyor. Kasım 2024’teki ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında 200’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Kaynak:




Yorumlar