top of page

Molla Kasım olmak

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
    Murat Durdu
  • 1 gün önce
  • 2 dakikada okunur

Türk halk kültüründe "Molla Kasım", doğrudan bir deyim veya atasözü olarak kalıplaşmış bir ifade olmasa da, Yunus Emre ile ilgili ünlü bir menkıbe (efsane/halk hikâyesi) üzerinden güçlü bir kültürel sembol ve mecazi kullanım haline gelmiştir. Bu menkıbe, Türk halk edebiyatı, tasavvuf kültürü ve günlük dilde referans verilir.


Menkıbenin Özeti


Rivayete göre Yunus Emre, ömründe üç bin şiir (ilahî) söylemiştir. Vefatından sonra bu şiirlerin bulunduğu divan, Molla Kasım adlı bir zahirî ilimlere (fıkıh, şeriat) hâkim, ancak batınî (tasavvufî derinlik) bilgiden yoksun bir âlimin eline geçer. Molla Kasım, bir dere kenarında şiirleri okumaya başlar:


İlk binini "şeriata aykırı" bulup yakar.

İkinci binini de aynı gerekçeyle suya atar (veya yırtar).

Üçüncü bine gelince şu beyitle karşılaşır:

Derviş Yunus bu sözü eğri büğrü söyleme

Seni sîgaya çeker bir Molla Kasım gelir.


Bu beyti okuyunca Molla Kasım hatasını anlar, Yunus'un keramet sahibi bir veli olduğunu fark eder, pişman olur ve kalan şiirleri korur. Derler ki: Yakılanları gök ehli (kuşlar), suya atılanları su ehli (balıklar), kalanları ise insanlar okumaktadır.


Kültürel Anlamı ve Kullanımı


Molla Kasım, yüzeysel bakan, derin mânâyı anlayamayan, eleştirel ama dar görüşlü, katı ve yargılayıcı kişi tipini temsil eder. Genellikle "zahir ehli" (şeriatın görünen hükümlerine takılan) ile "batın ehli" (tasavvufun iç mânâsını arayan) çatışmasının sembolüdür.


Günlük dilde ve edebiyatta "Bir Molla Kasım gelir" veya "Molla Kasım gibi davranma" şeklinde mecazi olarak kullanılır: Birinin sözlerini veya eserlerini yüzeysel yargılayan, anlamadan eleştiren kişi için söylenir. Ayrıca "herkesin bir gün hesap vereceği, eleştirileceği" anlamında uyarıcı bir ifade olur.


Bu menkıbe, Yunus Emre'nin şiirlerinde (özellikle yukarıdaki beyit) yer alır ve halk arasında nesilden nesile aktarılır. Modern yazılarda da "çağdaş Molla Kasımlar" diye dar görüşlü eleştirmenler için kullanılır.


Kısaca, tam bir deyim kalıbı olmasa da, Türk halk kültüründe derin bir yer edinmiş, atasözü/deyim benzeri bir kültürel motif ve uyarıcı semboldür. Yunus Emre'nin bu beyti sayesinde ölümsüzleşmiştir.

Yorumlar


bottom of page