top of page

Sülün Osman, alim dolandırıcı

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
    Murat Durdu
  • 14 Eyl 2025
  • 2 dakikada okunur

Sülün Osman: Dolandırıcılık Sanatının Zirvesi


Sülün Osman
Sülün Osman

Osman Ziya Sülün, yani nam-ı diğer Sülün Osman, Türk dolandırıcılık tarihinin en tanınmış ve efsanevi figürlerinden biridir. 1923 yılında İstanbul'da doğan Sülün Osman, sıradan bir hırsız veya yankesici olmanın ötesinde, insan psikolojisini ve zaaflarını çok iyi analiz ederek, aklı ve ikna kabiliyetini kullanarak büyük dolandırıcılıklara imza atmıştır. Onun hikayesi, saflığın ve uyanıklığın kesiştiği noktada, bir dolandırıcılık dehasının nasıl ortaya çıktığını gösterir.


Açgözlülük


Sülün Osman'ın dolandırıcılıkları, genellikle insanların açgözlülüğünü ve "bedavadan zengin olma" hayallerini hedef almıştır. Her bir dolandırıcılık vakası, kendine özgü bir hikaye ve kurguya sahiptir. İşte en bilinen dolandırıcılıkları:


Galata Kulesi


Galata Kulesi ve Vapurlar: Sülün Osman'ın en ünlü numarası, Galata Kulesi'ni satmasıdır. Saf Anadolu insanlarına, kulenin kendisine ait olduğunu ve büyük bir yatırım fırsatı olduğunu söyleyerek, kuleyi parça parça sattı. Benzer şekilde, şehir hatları vapurlarını da "ortaklık" vaadiyle satarak birçok insanı dolandırmıştır.


Tramvay Biletleri ve Köprü Girişleri: Sülün Osman, tramvay ve otobüs duraklarında "bilet satış gişesi" kurarak sahte biletler satmıştır. En çarpıcı dolandırıcılıklarından biri de, Karaköy Köprüsü'nden geçişin ücretli olduğunu iddia ederek insanlardan para toplamasıdır. İnsanların "ya öde ya bekle" ikilemi karşısında, çaresizce para ödemesini sağlamıştır.


Sahte Saat ve Çamaşır İpi: Sülün Osman, sahte bir belediye görevlisi gibi davranarak, evlere su baskınını önleme bahanesiyle girer ve evin en değerli eşyası olan duvar saatini "bakımını yapacağım" diyerek alır. Ayrıca, balkondaki çamaşır ipi için para toplayıp, "bu ip benim, kullanmak için para ödemeniz lazım" diyerek insanları dolandırmıştır.


Kamu Mallarını Satma: Sülün Osman, sadece vapurları veya köprüleri değil, aynı zamanda sahte bir tapu ile saat kulesini, müzeyi, hatta Fatih Sultan Mehmet'in türbesini bile sattığı söylenir. Bu dolandırıcılıklar, onun cüretkarlığını ve insanlardaki zaafları ne kadar iyi bildiğini gösterir.


Mahkeme Savunması


Sülün Osman, defalarca yakalanmış ve hapse girmiştir. Mahkemelerdeki savunmaları, onun zekasını ve kendine olan güvenini ortaya koyar. En meşhur sözü, bir mahkeme savunmasında söylediği "Benim yaptıklarım dolandırıcılık değil, sanattır. Ben kimseyi zorla dolandırmadım. İnsanlar, dolandırılmaya can atıyordu. Eğer dolandırıcı olmasaydım, bir de safları dolandıracaklar" sözüdür. Bu söz, onun dolandırıcılıklarını, bir nevi "insanlık dersi" olarak gördüğünü gösterir.


Sülün Osman, dolandırıcılıklarını her zaman "sanat" olarak görmüş ve bunu mahkemelerde de dile getirmiştir. Onun için dolandırıcılık, basit bir suçtan ziyade, zeka, strateji ve psikolojik manipülasyonun birleşimiyle ortaya çıkan bir beceridir. O, insanların aklıyla oynamaktan keyif alan ve her seferinde daha yaratıcı yollar bulan bir "sanatçı" olarak tarihe geçmiştir.



Yorumlar


bottom of page