Şakacı Sahabe Nuayman
Peygambere Hediye
Hz. Peygamber'i çok seven Nuayman, Medine'ye iyi bir şey getirildiğinde hemen alır, O'na hediye ederdi. Yine bir defasında Nuayman, satıcıda gördüğü nefis balı alıp Hz. Peygam-ber'e getirdi ve hediye etti. Daha sonra satıcı parayı isteyince, adamı Hz. Peygamber'e getirdi ve parayı O'ndan almasını söyledi. Rasûlullah "Hani hediye etmiştin" deyince "Ya Rasûlallah! Bu güzel balı senin yemeni çok istedim, param olmadığı için böyle yaptım" dedi. Hz. Peygamber de gülerek adamın parasını ödedi. Nuayman'ın birkaç defa yaptığı bu tür şakalara Hz. Peygamber alışıktı (İ. Abdilberr, el İstiab,4, s.1529)a.g.e., 4).
Arkadaşını köle diye satması
Hz. Peygamberin vefatından bir yıl önce Hz. Ebu Bekir, Nuayman ve arkadaşı Suveybit'le birlikte ticaret için Busra'ya gitmişti. Nuayman, eşyaların başında bekleyen Suveybit'e geldi ve ondan, yiyecek birşeyler istedi. Suveybit, Ebu Bekir gelmeden olmaz deyip reddedince Nuayman; "Vallahi seni kızdıracak bir iş yapacağım" dedi ve az ilerde bulunan deve tüccarlarına gitti, onlara; Maharetli, arap bir kölem var, satın alîr mısınız? Fakat o çok konuşkan biridir, belki size; "Ben hür bir insanım, diyebilir. Eğer almıyacaksanız, kölemi bana karşı ifsad etmeyiniz," dedi. Onlar da; "Hayır, onu, on deveye alırız" deyince Nuayman develere doğru gitti, onları bağladı ve daha sonra alıcıların yanına geldi. Suveybit'i göstererek, "işte bu,buy-run alın" dedi. Arabiler Suveybit'e, kendisini satın aldıklarını söyleyince; "O yalancıdır, ben hür bir insanım" dediyse de aldırmadılar ve "Tamam, o senin durumunu bize bildirdi" deyip ipi boynuna geçirdiler ve götürdüler. Az sonra Hz. Ebu Bekir geldi, durum kendisine anlatılınca arkadaşlarıyla gitti. Develeri geri verip Suvey-bit'i kurtardı. Olay Medine'de anlatılınca Hz. Peygamber ve ashabı yıl boyunca buna güldüler. Müsned, 6, 316; İ. Mace,£rfe6, 24; 1. Abdilberr, a.g.e., 4,1526-1527; îbnu'l-Esir, Üsdü'l-Gabe, 5, 351-352. (î. Mace bu olayı, Suveybit Nuayman'ı sattı şeklinde (Maklub) tahric etmiştir.).
Başkasının Devesini Kesmesi
Bir bedevi devesini avluya bağlayıp Hz. Peygamberin yanma gider. Oradaki sahabiler Nuayman'a;
— Canımız çekti, şu deveyi kes de yiyelim. Nasıl olsa Rasûlullah (s.a.v.) bedelini öder" derler ve onu, adeta bu işe zorlarlar. Önce kabul etmemesine rağmen onların ısrarı karşısında Nuayman deveyi keser. Arabî çıkıp ta manzarayı görünce bağırmaya başlar. Bu çığlıklar üzerine çıkan Hz. Peygamber, kimin yaptığını sorar, oradakiler Nuayman, deyince Rasûlullah (s.a.v.) onu aramaya çıkar ve saklandığı yerde bulur. Bir çukura saklanmış olan Nuayman, üstüne de hurma yaprakları ve dallarını örtmüştür. Onu gören bir sahabi; "Onu görmedim ya Rasûlallah!" demekte ve eliyle saklandığı yeri işaret etmektedir. Rasûlullah (s.a.v.), Nuayman'ı çukurdan çıkarır;
"— Sana bunu kim yaptırdı?" diye sorunca;
"— Burayı sana işaret edenler yok mu? Beni buna, işte onlar teşvik etti" cevabını verir. Durumu anlayan Hz. Peygamber, bir taraftan yüzündeki çöpleri silmekte, bir taraftan da gülmektedir. Daha sonra da devenin parasını şahsa ödemiştir. İ. Abdilberr, a.g.e., 4,1527; îbnu'l,Esir, a.g.e., 5, 352; î. Hacer, a.g.e., 6. 465.
Kehanet Masalı
Bir grup şahabı bir su başında konaklarlar. Nuayman, o bölgede oturan müşriklere, ileride şöyle olacak böyle olacak... diye bazı hikayeler anlatır, onlar da, süt ve çeşitli yiyecekler getirirler. Nuayman bunları arkadaşlarına gönderir, onlar da yerler. Bu durumu öğrenen Hz. Ebu Bekir; "Demek ki gün boyu Nuayman'm kehanetle kazandıklarını yemişim" der ve yediklerini çıkarır (İ. Hacer, el-îsâbe, 6, 466.).
Ebu Süfyan'la dalga geçmesi
Medine'de Ebu Süfyan'a rastlayan Nuayman:
"- Ey Allah Düşmanı! Ensar'ın ulusu Nuayman'ı hicveden sen misin?" diye onu azarlar. Neye uğradığını anlıyamıyan Ebu Süfyan özür diler. Nuayman gidince Ebu Süfyan'a; "Bunları sana söyleyen Nuayman idi" derler. Fakat Nuayman söyleyeceğini söylemiş, muhtemelen, fetih öncesi rica için Medine'ye gelmiş olan ve henüz islâm'ı kabul etmemiş bulunan Ebu Süfyan'a şakasını yapmıştır. (İ. Hacer, el-îsâbe, 6, 463-465.).
Mahreme'ye yaptığı oyunlar
Olay Hz. Osman zamanında cereyan eder. Mahreme 115 yaşlarında, gözleri görmemektedir. Bir gün mescidde otururken küçük abdest bozmak için kalkar. Gözleri görmediğinden nereye kadar gittiğini farkedemez ve mescid dışına çıktığım zannederek oturmak ister. Etrafındakiler mescidde olduğunu ikaz edince bundan vazgeçer. Bu esnada yanma gelen Nuayman onu biraz öteye, mescidin öbür köşesine götürür ve orada işini görebileceğim söyler. Mahreme bevletmeye başlayınca etrafındakiler yine, mescide bevlediyorsun diye bağırırlar, fakat iş işten geçmiştir. Mahreme, buraya kendisini kimin getirdiğini sorar, Nuayman olduğunu öğrenince de; "Eğer onu bir elime geçirirsem, vallahi bu âsâyı kafasına indireceğim" diye yemin eder. Aradan biraz zaman geçer, yine bir gün mescidde Mahreme-ye rastlar. Halife Hz. Osman da mescidde namaz kılmaktadır. Hz. Osman namaz kılarken kendisini tamamen namaza verir, dışarıyla ilgisini keserdi. Nuayman Mahreme'nin yanma gelir ve ona;
"— Hâlâ Nuayman'a kızıyor musun?" der.
"— Evet, o nerede? Bana göster" cevabını alınca onu, Hz. Osman'ın yanma götürür ve, "işte bu!" deyince Mahreme hemen değneğini kaldırır ve Nuayman diye Hz. Osman'ın kafasına indirir ve onu yaralar. "Ne yaptın? Emîrul Müminîn'e vurdun" deseler de olan olmuştur. Mahreme'nin akrabaları, Nuayman'ı cezalandırmak için toplanırlar fakat Hz. Osman, Bedir ehlinden olduğu için bunu yapmalarına izin vermez. Bu olaylardan sonra Mahreme de pes eder ve Nuayman'dan intikam almaktan vazgeçer. Ibn Abdilberr, el-İstiab., 4, 1528-1529; îbn Hacer, el-îsâbe, 6, 465)

Soru&Yorum
Sabahe ile ilgili hikayelerde sürekli, adeta başını yerden hiç kaldırmayan, sürekli ibadet eden, başkaca insani hiçbir ihtiyacı olmayan, adeta bir işi gücü geçim derdi olmayan, insanüstü varlıklar anlatıyorlar. Neden?
Kaynak:




Yorumlar