top of page

Auto da fe; iman eylemi; engizisyon; yakarak öldürme

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
    Murat Durdu
  • 28 Tem 2025
  • 4 dakikada okunur

Auto-da-fe
Auto-da-fe

Auto-da-fé Nedir? Engizisyonun En Tartışmalı Dini Töreni


Auto-da-fé (Portekizce auto da fé, İspanyolca auto de fe), kelime anlamıyla "iman eylemi" veya "inanç eylemi"  demektir. Tarihte özellikle İspanyol Engizisyonu ve Portekiz Engizisyonu ile özdeşleşen bu törenler, sapkınlık (heresy) veya dinden dönme (apostasy) suçlamasıyla yargılanan kişilerin cezalarının kamuoyu önünde ilan edildiği resmî dini merasimlerdi.

Günümüzde birçok kişi auto-da-fé'yi doğrudan yakılarak idam edilmek şeklinde hatırlasa da, tarihsel olarak bu doğru değildir. Auto-da-fé, hukuki kararın açıklandığı dini törendi; idam cezalarının infazı ise daha sonra sivil makamlar tarafından gerçekleştirilirdi.


Auto-da-fé Kelimesinin Anlamı


"Auto" Latince actus (eylem), "fé" ise Portekizce iman anlamına gelir. Dolayısıyla auto-da-fé,

"İmanın ilan edildiği resmî dini tören"

anlamına gelir.


Bu törenler yalnızca mahkûmların cezalandırılması amacı taşımıyordu. Aynı zamanda Katolik Kilisesi'nin otoritesini halka göstermeyi, sapkınlık olarak görülen düşünceleri caydırmayı ve toplumun dini birlik içinde kalmasını sağlamayı hedefliyordu.


Auto-da-fé Ne Zaman Ortaya Çıktı?


İlk büyük auto-da-fé töreni 1481 yılında Sevilla'da düzenlendi. Bu tarihten sonra uygulama hızla yayıldı ve yaklaşık üç yüz yıl boyunca devam etti. Başlıca görüldüğü yerler şunlardır:


  • İspanya

  • Portekiz

  • Meksika (Yeni İspanya)

  • Peru

  • Brezilya

  • Goa (Hindistan)

  • Filipinler'deki bazı İspanyol yönetim bölgeleri


Auto-da-fé törenleri 19. yüzyılın başlarına kadar zaman zaman uygulanmaya devam etti.


Engizisyon Açısından Auto-da-fé'nin Amacı


Engizisyon mahkemeleri açısından auto-da-fé'nin temel amaçları şunlardı:


Kilisenin Otoritesini Göstermek


Katolik Kilisesi, sapkınlığın yalnızca bireysel bir günah değil, toplumsal düzeni tehdit eden ciddi bir suç olduğunu savunuyordu. Bu nedenle törenler, Kilise'nin dini otoritesini kamuoyu önünde sergileyen büyük gösterilere dönüştü.


Toplumu Caydırmak


Binlerce kişinin izlediği törenler, halk üzerinde psikolojik etki oluşturmayı amaçlıyordu.

Sapkınlıkla suçlanan kişilerin herkesin önünde teşhir edilmesi, benzer düşüncelere sahip olabilecek kişiler için güçlü bir gözdağı niteliği taşıyordu.


Tövbe Etme Fırsatı Sunmak

Resmî söyleme göre suçlanan kişilere tövbe ederek Kilise ile yeniden uzlaşma imkânı tanınıyordu. Ancak modern tarihçiler, birçok itirafın işkence veya ağır psikolojik baskı altında alındığını vurgulamaktadır.


Auto-da-fé Nasıl Gerçekleşirdi?


Auto-da-fé son derece ayrıntılı biçimde planlanan büyük kamu törenleriydi.


1. Engizisyon Yargılaması


Süreç gizli yürütülürdü. Sanıklar çoğu zaman:


  • anonim tanık ifadeleri,

  • sapkınlık suçlamaları,

  • gizli soruşturmalar sonucunda mahkemeye çıkarılırdı.


Bazı davalarda dönemin hukuk anlayışı çerçevesinde işkence de sorgulama yöntemi olarak uygulanmıştır.


2. Törensel Alay


Mahkûmlar özel kıyafetler giydirilirdi. En dikkat çekici giysi Sanbenito adı verilen tövbe cüppesiydi. Bu giysilerin üzerinde kişinin suçunu simgeleyen çeşitli semboller bulunurdu. Bazı mahkûmlar konik şapkalar (coroza) takmak zorundaydı.

Bu kıyafetler toplum önünde aşağılanmayı simgeliyordu.


3. Ayin ve Vaaz


Tören genellikle büyük bir meydanda veya katedralde düzenlenirdi. Başpiskoposlar, rahipler, asiller ve devlet yöneticileri törene katılırdı. Katolik ayini yapıldıktan sonra sapkınlığın tehlikelerini anlatan uzun vaazlar verilirdi.


4. Cezaların Açıklanması


Her sanığın ismi tek tek okunur ve aldığı ceza ilan edilirdi. Verilen cezalar arasında şunlar bulunabilirdi:


  • tövbe yükümlülüğü,

  • hac yolculuğu,

  • para cezası,

  • mal varlığına el konulması,

  • hapis,

  • ömür boyu hapis,

  • sürgün,

  • ölüm cezası.


Her auto-da-fé mutlaka idamla sonuçlanmazdı. Hatta birçok törende ölüm cezası almayan sanıklar da bulunurdu.


5. Sivil Makamlara Teslim


Katolik Kilisesi resmî olarak ölüm cezasını kendisinin uygulamadığını ileri sürüyordu.

Bu nedenle ölüm cezası alan kişiler "seküler kol" (relaxatio ad brachium saeculare) denilen uygulamayla sivil yönetime teslim edilirdi.


Ancak tarihçiler, bu ayrımın büyük ölçüde hukuki ve sembolik olduğunu; infazların Engizisyon kararları doğrultusunda gerçekleştiğini belirtmektedir.


6. İnfaz


İdam cezaları çoğunlukla quemadero adı verilen infaz alanlarında uygulanırdı.

En yaygın infaz yöntemi kazığa bağlanarak yakılmaktı. Bazı durumlarda mahkûmlar önce boğularak öldürülmüş, ardından bedenleri yakılmıştır. Bu yöntem, tövbe ettiği kabul edilen kişilere uygulanan daha "merhametli" bir infaz biçimi olarak değerlendirilirdi. Kaçak veya ölmüş sanıkların ise kuklaları ya da kemikleri sembolik olarak yakılabiliyordu.


Kimler Yargılanıyordu?


Auto-da-fé törenlerinde yargılanan kişiler arasında:


  • gizlice Yahudiliği sürdürdüğü düşünülen Conversolar,

  • Müslüman kökenli Moriskolar,

  • Protestanlar,

  • büyücülük veya sapkınlıkla suçlanan kişiler,

  • dine hakaret ettiği düşünülen bireyler,

  • yasak kitaplar bulunduran kişiler

yer alabiliyordu.


Engizisyonun hedef aldığı gruplar dönemlere ve bölgelere göre değişiklik göstermiştir.


Auto-da-fé'nin Tarihsel Önemi


Bugün tarihçiler auto-da-fé'yi yalnızca bir dini tören olarak değil, aynı zamanda siyasal iktidarın, dini otoritenin ve toplumsal kontrol mekanizmalarının birleştiği sembolik bir gösteri olarak değerlendirir. Bu törenler sayesinde:


  • devlet ile kilisenin iş birliği güçlendirilmiş,

  • toplum üzerinde korku oluşturulmuş,

  • dinî birlik kamuoyu önünde yeniden teyit edilmiştir.


Modern insan hakları anlayışı açısından ise auto-da-fé, ifade özgürlüğünün, din özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği tarihsel uygulamalardan biri olarak görülmektedir.


Benzer şekilde "dinden dönen öldürülür" ifadesi, hrsitiyanlık tarihindeki kilise otoritesine öykünme olabilir mi?


Auto-da-fé Kültürde Nasıl Hatırlanıyor?


Auto-da-fé kavramı tarih boyunca birçok sanat eserine ilham vermiştir. En bilinen örneklerden biri, Nobel Edebiyat Ödüllü yazar Elias Canetti'nin 1935 yılında yayımlanan Auto-da-Fé (Die Blendung) adlı romanıdır. Eser doğrudan Engizisyonu anlatmasa da, fanatizm, zihinsel körlük ve yıkıcı ideolojiler üzerine güçlü alegoriler içerir.


Ayrıca Francisco Goya'nın Engizisyon sahnelerini konu alan resimleri, auto-da-fé'nin tarihsel hafızadaki en çarpıcı görsel temsilcileri arasında yer alır.


Sık Sorulan Sorular (SSS)

Auto-da-fé ne demektir?

Portekizce kökenli bu ifade "iman eylemi" anlamına gelir ve Engizisyon mahkemelerinin kararlarını halka açıkladığı resmî dini törenleri ifade eder.

Auto-da-fé ile yakılarak idam aynı şey midir?

Hayır. Auto-da-fé, kararın açıklandığı törendir. Yakılarak infaz ise daha sonra sivil makamlar tarafından gerçekleştirilen ayrı bir işlemdir.

İlk auto-da-fé ne zaman yapıldı?

İlk büyük auto-da-fé, 1481 yılında İspanya'nın Sevilla kentinde düzenlenmiştir.

Her auto-da-fé ölüm cezasıyla mı sonuçlanıyordu?

Hayır. Pek çok sanık para cezası, hapis, hac veya tövbe yükümlülüğü gibi farklı cezalara çarptırılmıştır.

Auto-da-fé neden günümüzde tartışmalıdır?

Çünkü bu uygulamalar, din özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve adil yargılanma ilkeleriyle bağdaşmayan yöntemler olarak değerlendirilmekte; dini hoşgörüsüzlüğün ve kurumsal baskının tarihsel sembollerinden biri kabul edilmektedir.


Kaynakça

Birincil Kaynaklar

  • Henry Kamen, The Spanish Inquisition: A Historical Revision.

  • Edward Peters, Inquisition.

  • Benzion Netanyahu, The Origins of the Inquisition in Fifteenth-Century Spain.

  • Joseph Pérez, The Spanish Inquisition: A History.

Çevrimiçi Kaynaklar

  • Encyclopaedia Britannica – "Auto-da-fé"

  • Jewish Virtual Library – "Spanish Inquisition"

  • Stanford Encyclopedia of Philosophy – "Religious Persecution"

  • World History Encyclopedia – "Spanish Inquisition"

  • Biblioteca Nacional de España – Engizisyon belgeleri


Yorumlar


bottom of page