Pepsi ordusu
- Murat Durdu
- 11 Şub
- 1 dakikada okunur
Popüler kültürde "Pepsi dünyanın 6. büyük donanmasına sahip oldu" şeklinde efsaneleşmiş bir olay anlatılır.
1970'lerden itibaren PepsiCo, Sovyetler Birliği'ne (SSCB) girmek için özel bir anlaşma yaptı. SSCB'nin rublesi uluslararası piyasada geçersiz (konvertibl değil) olduğu için normal para ile ödeme yapılamıyordu. Bu yüzden barter (takas) sistemi kullanıldı.

Cola'ya Karşı Vodka
Başlangıçta Pepsi konsantresi karşılığında SSCB, Stolichnaya votkası veriyordu. Pepsi bu votkayı ABD ve diğer ülkelerde satıyordu.
1980'lerin sonuna doğru (özellikle Sovyet-Afganistan savaşı nedeniyle ABD'de Rus votkasına boykot olunca) votka satışı zorlaşınca ödeme yöntemi değişti.
Cola karşılığında Hurda
1989'da PepsiCo ile SSCB arasında büyük bir anlaşma imzalandı (yaklaşık 3 milyar dolar değerinde). SSCB, Pepsi ürünlerine karşılık ödeme olarak emekliye ayrılmış (decommissioned), yani hurdaya ayrılmış askeri gemiler verdi. Bunlar;
17 adet eski denizaltı
1 kruvazör
1 fırkateyn
1 destroyer (bazı kaynaklarda 3 savaş gemisi olarak geçer)

Elbette ki PepsiCo bu gemileri kendi ordusu veya donanması gibi kullanmadı. Şirket, bir Norveçli nakliye şirketi (Pepsi'nin ortağı veya bağlantılı) aracılığıyla gemileri hurda olarak sattı ve karşılığında para aldı. Yani PepsiCo gemilerin geçici sahibi oldu ama onları askeri amaçla işletmedi; sadece takas anlaşmasının bir parçası olarak mülkiyetini aldı ve hurda metal olarak nakde çevirdi.
Bu kısa süreli sahiplik nedeniyle (gemiler hurdaya giderken) PepsiCo o dönemki filo büyüklük sıralamalarına göre teknik olarak "dünyanın 6. büyük donanmasına sahip şirket" gibi bir şaka/mizah konusu haline geldi.
Özetle; Rus denizaltı ve gemilerin Pepsi'ye "satıldığı" (daha doğrusu takas edildiği) doğru.
Ama Pepsi bunları askeri güç olarak kullanmadı, sadece hurda olarak paraya çevirdi. Bu olay Soğuk Savaş'ın son dönemindeki ilginç ekonomik ve diplomatik çaresizliklerden biri olarak tarihe geçti.




Yorumlar