top of page

Şark kurnazlığı

Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
Murat Durdu
3 Ağu 2025
3 dakikada okunur

"Şark Kurnazlığı" Kavramının Kökeni


"Şark kurnazlığı" günümüzde, kuralları dolaylı yollarla aşmaya çalışan, kısa vadeli çıkarı önceleyen veya başkalarını zekice manipüle eden davranışları tanımlamak için kullanılan bir deyimdir. Ancak kavramın tarihsel kökeni yalnızca günlük dile değil, 19. yüzyılda Avrupa'da gelişen Doğu (Orient) algısına kadar uzanır.

Oryantalizm ve "Şark" İmgesi


19.yüzyılda Avrupa'da yaygınlaşan Oryantalist düşünce, Doğu toplumlarını Batı'nın karşıtı olarak tanımlayan bir bakış açısı geliştirdi. Bu anlayışta Batı; akılcılık, hukuk, düzen ve ilerleme ile özdeşleştirilirken, Doğu ise çoğu zaman duygusal, geleneksel, irrasyonel ve entrikacı olarak tasvir edildi.


Bu nedenle Avrupalı seyyahların, diplomatların ve yazarların eserlerinde "Oriental cunning" (Doğulu kurnazlığı) benzeri ifadeler sıkça görülür. Bu tanımlamalar, bilimsel gözlemden çok dönemin kültürel önyargılarının bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.


Osmanlı'da Kavramın Benimsenmesi


Tanzimat Dönemi'nden itibaren Osmanlı aydınları Batı ile yoğun biçimde karşılaşmaya başladı. Batı'nın Doğu hakkındaki eleştirileri, zamanla Osmanlı entelektüellerinin kendi toplumlarını eleştirirken kullandıkları kavramlar arasına girdi.


Özellikle:

  • bürokraside kuralları dolanma,

  • kişisel ilişkileri kurumsal düzenin önüne koyma,

  • fırsatçılık,

  • günü kurtarmaya yönelik çözümler,

gibi davranışlar "Şark kurnazlığı" olarak eleştirilmeye başlandı.

Dolayısıyla kavram yalnızca dışarıdan yöneltilen bir niteleme olarak kalmadı; Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi yazarları tarafından da toplumsal eleştiri amacıyla kullanılmaya başladı.


Edebiyattaki Kullanımı


Tanzimat ve Servet-i Fünûn döneminde birçok yazar, modernleşme sürecindeki toplumsal çelişkileri anlatırken bu anlayışı dolaylı biçimde işledi.

Özellikle:

  • çıkarını her şeyin önüne koyan,

  • kuralları kendi lehine esneten,

  • görünüşte modern fakat davranışlarında fırsatçı olan

karakterler, "Şark kurnazlığı" eleştirisinin edebiyattaki temsilcileri hâline geldi.

Bu kullanım zamanla günlük dile de yerleşti.


Günümüzdeki Anlamı


Bugün "Şark kurnazlığı" ifadesi çoğunlukla olumsuz anlam taşır ve şu davranışları ifade eder:

  • kuralları açıkça ihlal etmek yerine dolaylı yollarla aşmaya çalışmak,

  • kısa vadeli kişisel çıkarı öncelemek,

  • dürüst rekabet yerine fırsatçılığı tercih etmek,

  • "akıllılık" ile "hileyi" birbirine karıştırmak.

Bununla birlikte bazı bağlamlarda, özellikle gündelik konuşmalarda, zorlu koşullarda pratik çözüm üretme becerisini mizahi biçimde ifade etmek amacıyla da kullanılabilir.


Kavrama Yönelik Güncel Eleştiriler


Modern sosyal bilimlerde "Şark kurnazlığı" ifadesi eleştirel biçimde değerlendirilmektedir. Bunun temel nedeni, kavramın belirli bir coğrafyadaki bütün toplumları ortak ve değişmez kişilik özellikleriyle tanımlama eğilimi göstermesidir.


Günümüzde tarihçiler ve kültür araştırmacıları, bu tür genellemelerin oryantalist söylemin bir parçası olduğunu ve kültürel önyargıları yeniden üretebildiğini vurgular. Bu nedenle kavram daha çok tarihsel ve sosyolojik bağlamı içinde incelenmekte; belirli bireylerin davranışlarını açıklamak için kullanılmasının daha isabetli olduğu kabul edilmektedir.


Kısa Özet


"Şark kurnazlığı" deyimi, büyük ölçüde 19. yüzyılda Avrupa'da gelişen Oryantalist Doğu algısından beslenmiş, daha sonra Osmanlı aydınları tarafından toplumsal eleştiri amacıyla benimsenmiş bir kavramdır. Günümüzde ise hem fırsatçılığı ve kuralları dolanmayı ifade eden bir deyim olarak kullanılmakta hem de genelleyici ve önyargılı yönleri nedeniyle akademik çevrelerde eleştirel biçimde değerlendirilmektedir.



"Şark kurnazlığı" ifadesinin kökenini doğrudan açıklayan tek bir akademik eser bulunmamaktadır. Araştırmacılar, bu deyimin 19. yüzyılda Oryantalist söylem içerisinde gelişen "Doğulu" stereotiplerinin Osmanlı aydınları tarafından içselleştirilmesiyle yaygınlaştığı konusunda genel olarak hemfikirdir. Bu nedenle konu incelenirken özellikle Edward Said'in Orientalism adlı eseri ile Ussama Makdisi'nin "Ottoman Orientalism" makalesi en temel akademik başvuru kaynakları arasında kabul edilir. Bu eserler, kavramın tarihsel ve kültürel bağlamını anlamak için sağlam bir kuramsal çerçeve sunar.


Kaynakça

Kitaplar

  • Edward W. Said. Orientalism. Pantheon Books, 1978.

  • Ussama Makdisi. Artillery of Heaven: American Missionaries and the Failed Conversion of the Middle East. Cornell University Press, 2008.

  • Bernard Lewis. The Muslim Discovery of Europe. W. W. Norton & Company, 1982.

  • Şerif Mardin. Türk Modernleşmesi. İletişim Yayınları.

  • Niyazi Berkes. Türkiye'de Çağdaşlaşma. Yapı Kredi Yayınları.

  • Erik Jan Zürcher. Modernleşen Türkiye'nin Tarihi. İletişim Yayınları.

  • İlber Ortaylı. İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı. Kronik Kitap.

  • Feroz Ahmad. The Making of Modern Turkey. Routledge.

Hakemli Makaleler

  • Said, Edward W. "Orientalism Reconsidered." Cultural Critique, No. 1 (1985), ss. 89–107.

  • Makdisi, Ussama. "Ottoman Orientalism." The American Historical Review, Vol. 107, No. 3 (2002), ss. 768–796.

  • Çırakman, Aslı. "From Tyranny to Despotism: The Enlightenment's Unenlightened Image of the Turks." International Journal of Middle East Studies, Vol. 33, No. 1 (2001).

Çevrimiçi Kaynaklar




Yorumlar


bottom of page