Sororat evliliği ne demek?
Sororat Evliliği Nedir? Kökeni, Tarihçesi ve Antropolojik Anlamı
Giriş
İnsanlık tarihinin farklı dönemlerinde evlilik, yalnızca iki bireyin birlikteliğini ifade eden kişisel bir karar değil; aynı zamanda ailelerin, soyların ve toplulukların ekonomik ve sosyal yapısını koruyan önemli bir kurum olarak görülmüştür. Bu nedenle birçok toplumda günümüzden oldukça farklı evlilik gelenekleri ortaya çıkmıştır. Bunlardan biri de sororat evliliği olarak bilinen uygulamadır.

Sororat evliliği, bir erkeğin eşinin ölmesi veya bazı toplumlarda çocuk sahibi olamaması durumunda, ölen ya da kısır kabul edilen eşin kız kardeşiyle evlenmesini ifade eder. Antropoloji literatüründe bu uygulama, akrabalık bağlarını koruyan ve aileler arasındaki ittifakı sürdürmeyi amaçlayan bir evlilik biçimi olarak değerlendirilir.
Her ne kadar günümüzde nadiren görülen bir gelenek olsa da sororat, tarih boyunca Amerika kıtasındaki yerli topluluklardan Afrika kabilelerine, Orta Asya bozkırlarından bazı antik Yakın Doğu toplumlarına kadar geniş bir coğrafyada farklı biçimlerde uygulanmıştır.
Sororat Evliliği Nedir?
Sororat evliliği, evli bir kadının ölümü veya bazı kültürlerde çocuk sahibi olamaması hâlinde, kocasının kadının kız kardeşiyle evlenmesini ifade eden geleneksel bir evlilik uygulamasıdır.
Antropolojide bu uygulama, "akrabalık temelli evlilik sistemleri" içerisinde değerlendirilir. Sororatın temel amaçları şunlardır:
Aileler arasındaki akrabalık bağlarını sürdürmek
Çocukların bakımında sürekliliği sağlamak
Başlık parası veya evlilik anlaşmalarını korumak
İki aile arasındaki siyasi ve ekonomik ittifakı devam ettirmek
Dul kalan erkeğin yeniden evlenmesini kolaylaştırmak
Bazı toplumlarda bu evlilik zorunlu görülmüş, bazılarında ise yalnızca tercih edilen bir seçenek olarak uygulanmıştır.
Sororat Kelimesinin Kökeni
"Sororat" sözcüğü Latince soror kelimesinden türemiştir. Soror, Latince'de "kız kardeş" anlamına gelir. Batı dillerindeki sororate terimi de aynı kökten gelmektedir. Dolayısıyla "sororat", kelime anlamı itibarıyla "eşin kız kardeşiyle yapılan evlilik" anlamını taşır. Bu yönüyle leviratın tam karşıtı sayılır.
Levir = kocanın erkek kardeşi
Soror = eşin kız kardeşi
Her iki kavram da akrabalık ilişkilerine dayalı evlilik sistemlerini ifade eder.
Sororatın Ortaya Çıkışı
Antropologlara göre sororat, bireysel romantik tercihten çok toplumsal ihtiyaçların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. İlkel ve erken tarım toplumlarında evlilik, yalnızca iki kişinin değil, iki ailenin veya iki kabilenin anlaşması niteliğindeydi.
Eşlerden birinin ölümü, yalnızca duygusal bir kayıp değil; aynı zamanda ekonomik ve siyasi bir ittifakın sona ermesi anlamına gelebiliyordu. Bu nedenle bazı toplumlar, aynı aileden başka bir kardeşle evlenerek mevcut bağların korunmasını tercih etmiştir.
Antropolojik Açıdan Sororat
Modern antropoloji, sororatı "akrabalık sisteminin devamını sağlayan kurumsal bir evlilik biçimi" olarak tanımlar. Bu uygulamanın başlıca nedenleri şunlardır:
Aileler arasındaki ittifakın bozulmasını önlemek
Çocukların teyze tarafından büyütülmesini sağlamak
Başlık parasının iadesini gereksiz kılmak
Mülkiyet ilişkilerini korumak
Toplumsal istikrarı sürdürmek
Ünlü antropolog Claude Lévi-Strauss, akrabalık sistemlerinin temelinde kadınların aileler arasında değişimini düzenleyen sosyal kuralların bulunduğunu belirtir. Sororat da bu çerçevede değerlendirilen kurumlardan biridir.
Sororatın En Eski İzleri
Sororat evliliğine ilişkin en eski örnekler doğrudan yazılı hukuk metinlerinde ayrıntılı biçimde yer almasa da, Mezopotamya ve Yakın Doğu toplumlarının aile hukukunda benzer uygulamaların varlığına işaret eden belgeler bulunmaktadır. Özellikle:
Sümer
Babil
Asur
gibi uygarlıklarda aile bütünlüğünün korunmasına büyük önem verilmiş, dul kalan eşlerin yeniden evlendirilmesi çeşitli hukuki düzenlemelerle desteklenmiştir. Sororatın tam anlamıyla kurumsallaşması ise daha çok kabile toplumlarında görülmektedir.
Hititlerde Sororat Benzeri Uygulamalar
Hitit Kanunları'nda levirat kadar açık düzenlemeler bulunmamakla birlikte, aile içi evliliklerin belirli koşullarda hukuki statü kazandığı bilinmektedir. Hitit toplumunda evlilik yalnızca bireysel bir ilişki değil, mirasın ve hanenin devamını sağlayan bir kurum olarak görülüyordu.
Bu nedenle bazı araştırmacılar, sororat benzeri uygulamaların da örf ve adet hukuku çerçevesinde var olmuş olabileceğini ileri sürmektedir. Ancak bunu açık biçimde doğrulayan yazılı kanıtlar sınırlıdır. Bu nedenle konu değerlendirilirken kesin ifadelerden kaçınmak gerekir.
Eski Türklerde Sororat Evliliği
Sororat evliliği, levirat kadar yaygın belgelenmiş olmasa da Orta Asya bozkır kültürlerinde benzer uygulamalara rastlandığı bilinmektedir. Türk topluluklarında aile, yalnızca bireylerin oluşturduğu küçük bir yapı değil; aynı zamanda boyun, oba düzeninin ve ekonomik üretimin temel taşıydı. Bu nedenle evlilikler çoğu zaman iki aile veya iki boy arasında kurulan bir ittifak niteliği taşıyordu.
Bir kadının ölümüyle bu bağın tamamen kopması yerine, bazı topluluklarda kadının kız kardeşiyle evlenilmesi uygun görülebiliyordu. Böylece:
akrabalık ilişkileri korunuyor,
çocukların bakımında süreklilik sağlanıyor,
başlık (kalın) anlaşmaları bozulmuyor,
iki boy arasındaki siyasi ilişkiler devam ediyordu.
Ancak bu uygulamanın bütün Türk topluluklarında yaygın veya zorunlu olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Daha çok örf ve adet hukukunun bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Hunlar ve Göktürklerde Aile Yapısı
Çin yıllıkları ile Bizans kaynakları, Hun ve Göktürk toplumlarında evliliğin aileler arası siyasi ilişkileri güçlendiren bir kurum olduğunu göstermektedir. Levirat uygulaması bu toplumlarda daha belirgin şekilde belgelenmiş olsa da, bazı araştırmacılar aynı aile içinde akrabalık bağlarının korunmasına yönelik sororat benzeri uygulamaların da bulunmuş olabileceğini ifade etmektedir. Ancak mevcut tarihî belgeler, bu konuda kesin hüküm vermek için yeterli değildir.
Moğollarda Sororat
Moğol toplumunda da aile ve soyun korunması büyük önem taşıyordu. Özellikle göçebe yaşam biçiminde evlilikler, yalnızca bireysel değil toplumsal bir sözleşme niteliğindeydi.
Bazı tarihî kayıtlar, dul kalan erkeklerin ölen eşlerinin kız kardeşiyle evlenebildiğini göstermektedir. Bunun temel amacı, aileler arasındaki ittifakın devam etmesini sağlamaktı.
Bununla birlikte uygulamanın kapsamı ve zorunluluğu konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.
Afrika Toplumlarında Sororat
Sororat evliliği, antropolojik araştırmalarda en sık Afrika kabile toplumlarında incelenmiştir. Örneğin;
Nuer
Dinka
Zulu
Luo
gibi bazı topluluklarda sororat benzeri uygulamalar belgelenmiştir.
Bu toplumlarda evlilik, yalnızca bireyler arasında değil; iki soy arasında yapılan bir anlaşma olarak görülüyordu. Kadının ölümü hâlinde kız kardeşiyle evlenilmesi;
başlık parasının korunmasını,
çocukların aynı aile içinde büyümesini,
akrabalık ilişkilerinin devamını sağlayan bir yöntem olarak değerlendirilmiştir.
Amerika Yerli Toplumlarında Sororat
Kuzey Amerika'nın bazı yerli kabilelerinde de sororat uygulamalarına rastlanmaktadır. Özellikle:
Dakota
Crow
Blackfoot
Ojibwa
topluluklarında, aynı aile içindeki kız kardeşlerle evlilikler sosyal açıdan kabul görebiliyordu.
Bazı durumlarda erkek, eşi hayattayken bile onun kız kardeşiyle ikinci bir evlilik yapabiliyordu. Bu uygulamalar, Batı hukuk anlayışından oldukça farklı akrabalık sistemlerinin varlığına işaret etmektedir.
Yahudilikte Sororat Var mıdır?
Yahudi hukukunda levirat (Yibbum) ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olmasına rağmen sororat evliliğine ilişkin benzer bir zorunluluk bulunmaz. Tevrat'ta, bir erkeğin ölen eşinin kız kardeşiyle evlenmesini emreden herhangi bir hüküm yer almaz. Bunun aksine, Levililer 18:18 ayetinde bir kadının hayattayken kız kardeşiyle aynı anda evlenmek yasaklanmıştır.
Kadının ölümü sonrasında ise tarih boyunca farklı haham yorumları ortaya çıkmış olsa da, sororat hiçbir zaman Yibbum gibi kurumsallaşmış bir uygulama hâline gelmemiştir.
İslam Hukukunda Sororat
İslam hukukunda sororat evliliğini emreden veya teşvik eden özel bir hüküm bulunmamaktadır. Kur'an-ı Kerim'de bir erkeğin aynı anda iki kız kardeşle evlenmesi açık biçimde yasaklanmıştır. Nisâ Suresi 23. ayette şöyle buyrulur:
"...İki kız kardeşi birlikte nikâh altında bulundurmanız da size haram kılındı..."
Ancak eşin vefat etmesi veya evliliğin sona ermesi durumunda, iddet süresi tamamlandıktan sonra kadının kız kardeşiyle evlenilmesine dinî açıdan engel bulunmamaktadır. Dolayısıyla İslam hukukunda sororat zorunlu bir kurum değildir; yalnızca genel evlilik hükümleri çerçevesinde değerlendirilebilecek bir ihtimaldir.
Levirat ve Sororat Arasındaki Farklar
Özellik | Levirat | Sororat |
Evlilik kimin ölümüyle ilgilidir? | Kocanın ölümü | Eşin (kadının) ölümü |
Yeni eş kim olur? | Erkeğin erkek kardeşi | Kadının kız kardeşi |
Latince köken | Levir | Soror |
Temel amaç | Soyun devamı, dul kadının korunması | Aile bağlarının sürdürülmesi |
Yahudi hukukunda düzenleme | Evet (Yibbum) | Hayır |
İslam hukukunda zorunluluk | Yok | Yok |
Bu iki kurum, akrabalık temelli evlilik sistemlerinin en bilinen örnekleri arasında yer alır; ancak tarihsel gelişimleri ve hukukî statüleri birbirinden farklıdır.
Antropologların Değerlendirmesi
Modern antropoloji, sororatı tarihsel toplumların sosyal ve ekonomik koşullarına göre şekillenmiş bir kurum olarak değerlendirir. Özellikle:
Claude Lévi-Strauss, sororatı akrabalık sistemleri ve evlilik alışverişi teorisi bağlamında inceler.
George P. Murdock, sororatın dünya genelinde birçok geleneksel toplumda görüldüğünü belirtir.
Jack Goody, bu tür evliliklerin miras ve mülkiyet düzeniyle yakından ilişkili olduğunu vurgular.
Günümüzde ise antropologlar, bu uygulamaları tarihsel bağlamları içinde değerlendirmek gerektiği konusunda ortak görüşe sahiptir.
Günümüzde Sororat Evliliği
Sanayileşme, kentleşme ve modern hukuk sistemlerinin gelişmesiyle birlikte sororat evliliği, dünyanın büyük bölümünde geleneksel önemini kaybetmiştir. Günümüzde Avrupa, Amerika ve birçok Asya ülkesinde evlilik, bireylerin özgür iradesine dayanan bir kurum olarak kabul edildiğinden, sororat herhangi bir hukuki statüye sahip değildir.
Bununla birlikte, Afrika'nın bazı kırsal bölgelerinde, Güney Amerika'daki kimi yerli topluluklarda ve geleneksel kabile yapısını sürdüren bazı toplumlarda sororat benzeri uygulamalar kültürel bir gelenek olarak görülebilmektedir. Ancak bu örnekler, devlet hukukundan çok yerel örf ve adetlere dayanmaktadır.
Modern hukuk sistemleri, evlilikte bireysel rızayı temel ilke olarak kabul ettiğinden, eşin kız kardeşiyle yapılacak bir evlilik ancak her iki tarafın özgür iradesiyle gerçekleşebilir.
Sororat Evliliğinin Toplumsal İşlevleri
Tarihsel bağlamda değerlendirildiğinde sororat evliliği çeşitli sosyal işlevler üstlenmiştir.
Bunlar arasında:
İki aile arasındaki akrabalık bağlarının korunması,
Yetim kalan çocukların teyze tarafından büyütülmesi,
Başlık parası ve evlilik anlaşmalarının devam ettirilmesi,
Miras ve mülkiyet ilişkilerinin korunması,
Kabile veya boylar arasındaki siyasi ittifakların sürdürülmesi, sayılabilir.
Bu yönüyle sororat, geçmiş toplumların ekonomik ve sosyal yapısı içinde bir istikrar mekanizması olarak işlev görmüştür.
Modern Hukuk ve İnsan Hakları Açısından Sororat
Günümüzde uluslararası hukuk ve insan hakları belgeleri, evliliğin ancak tarafların özgür ve açık rızasıyla kurulabileceğini kabul etmektedir. Bu nedenle:
Zorla yaptırılan evlilikler,
Aile baskısıyla gerçekleştirilen evlilikler,
Kadının veya erkeğin iradesini yok sayan uygulamalar,
çağdaş hukuk anlayışıyla bağdaşmamaktadır.
Bu çerçevede sororat, günümüzde uygulanması gereken bir gelenek olarak değil; tarihsel toplumların aile yapısını anlamaya yardımcı olan antropolojik bir olgu olarak değerlendirilmektedir.
Sonuç
Sororat evliliği, insanlık tarihinin farklı dönemlerinde aileler arasındaki bağları korumaya yönelik geliştirilmiş geleneksel evlilik biçimlerinden biridir. Adını Latince soror ("kız kardeş") kelimesinden alan bu uygulama, özellikle akrabalık ilişkilerinin ekonomik ve siyasi önem taşıdığı toplumlarda görülmüştür.
Levirat evliliğinin aksine, sororat hiçbir zaman Yahudi hukukunda kurumsallaşmış bir dinî yükümlülük hâline gelmemiştir. Hititler, bazı Orta Asya toplulukları, Afrika kabileleri ve Amerika yerlileri arasında farklı örnekleri görülse de uygulamanın yaygınlığı toplumdan topluma değişmiştir.
Günümüzde ise sororat, büyük ölçüde tarihsel ve antropolojik araştırmaların konusu olarak incelenmektedir. Modern hukuk sistemleri bireysel rızayı esas aldığından, bu tür evlilikler ancak tarafların özgür iradesiyle gerçekleşebilir.
Sororat evliliği, geçmiş toplumların aile yapısını, miras anlayışını ve akrabalık ilişkilerini anlamak açısından önemli bir örnek olmaya devam etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Sororat evliliği nedir?
Sororat evliliği, bir erkeğin eşinin ölümü veya bazı kültürlerde çocuk sahibi olamaması durumunda, eşinin kız kardeşiyle evlenmesini ifade eden geleneksel bir evlilik biçimidir.
Sororat kelimesinin anlamı nedir?
Kelime, Latince soror ("kız kardeş") sözcüğünden türemiştir.
Sororat ile levirat arasındaki fark nedir?
Sororatta erkek, eşinin kız kardeşiyle evlenirken; leviratta dul kadın, ölen eşinin erkek kardeşiyle evlenir.
Sororat hangi toplumlarda görülmüştür?
Bazı Afrika toplulukları, Amerika yerlileri, Orta Asya'daki bazı göçebe toplumlar ve çeşitli geleneksel kabilelerde farklı örnekleri bulunmaktadır.
Yahudilikte sororat zorunlu mudur?
Hayır. Yahudi hukukunda yalnızca levirat (Yibbum) ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.
İslam dininde sororat var mıdır?
İslam hukukunda sororatı zorunlu kılan bir hüküm yoktur. Aynı anda iki kız kardeşle evlenmek yasaktır; ancak eşin ölümü veya evliliğin sona ermesinden sonra, gerekli dinî şartlar sağlanırsa kız kardeşiyle evlenmek mümkündür.
Sororat günümüzde uygulanıyor mu?
Bazı geleneksel toplumlarda kültürel bir uygulama olarak görülebilir; ancak modern hukuk sistemlerinde özel bir statüsü bulunmamaktadır.
Sororatın temel amacı neydi?
Aile bağlarını korumak, çocukların bakımında süreklilik sağlamak ve aileler arasındaki ittifakı sürdürmek.
Antropologlar sororatı nasıl değerlendiriyor?
Toplumların sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarına cevap veren tarihsel bir akrabalık kurumu olarak ele almaktadırlar.
Sororat modern hukukta kabul ediliyor mu?
Tarafların özgür iradesiyle yapılan evlilikler hukuken değerlendirilebilir; ancak gelenek gereği zorunlu tutulması insan hakları ilkeleriyle bağdaşmaz.
Antik Kaynaklar
Tevrat – Levililer (Leviticus) 18:18
Hitit Kanunları (Hittite Laws)
Hammurabi Kanunları (Code of Hammurabi)
Herodotos – Tarihler (Histories) (akrabalık ve evlilik geleneklerine ilişkin gözlemler)
Akademik Kaynaklar
Claude Lévi-Strauss – The Elementary Structures of Kinship
George P. Murdock – Social Structure
Jack Goody – Production and Reproduction
Edward Westermarck – The History of Human Marriage
Meyer Fortes – Kinship and the Social Order
Trevor Bryce – Life and Society in the Hittite World
Martha T. Roth – Law Collections from Mesopotamia and Asia Minor
Robin Fox – Kinship and Marriage
Çevrimiçi Kaynaklar
Mitologya.com Editör Notu
Sororat evliliği, günümüzün aile ve evlilik anlayışıyla değerlendirildiğinde sıra dışı görünse de, ortaya çıktığı toplumların ekonomik, sosyal ve siyasal koşulları içinde işlevsel bir kurumdu. Akrabalık bağlarının korunması, mirasın aile içinde kalması ve çocukların bakımının güvence altına alınması gibi amaçlarla uygulanan bu gelenek, antropoloji ve hukuk tarihi açısından önemli bir inceleme alanı olmaya devam etmektedir.
Odak Anahtar Kelime
Sororat Evliliği
İkincil Anahtar Kelimeler
Sororat nedir
Sororate marriage
Soror kelimesinin kökeni
Antropolojide sororat
Levirat ve sororat farkı
Geleneksel evlilik biçimleri
Hititlerde evlilik
Eski Türklerde evlilik

Yorumlar