Sin sin ateşi
- Murat Durdu
- 6 gün önce
- 1 dakikada okunur
Sin sin ateşi (veya sinsin ateşi), Türk kültüründe özellikle Orta Anadolu (Ankara, Kazan, Güdül gibi bölgeler) ve Oğuz Türkmen geleneklerinde, geceleyin yakılan büyük bir ateşin adıdır.
Bu ateş, sinsin oyununun oynandığı ritüel ateşidir ve kökeni Orta Asya Şaman inançlarına dayanır.
Anlamı ve Kökeni
"Sin" veya "sing", Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lugati't-Türk'ünde "sinmek, saklanmak, pısmak" anlamına gelir. Oyun da bu kökenden gelir:
Oyuncular ateşin dumanı ve gölgesi arkasına sinerek saklanır, aniden ortaya çıkıp meydan okur.
Ateş, arınma, yenilenme, birlik ve bereket simgesidir; eski Türklerde ateş kutsal kabul edilir, kötülükleri kovma ve topluluğu birleştirme gücü olduğuna inanılır.
Genellikle düğünlerde, bayramlarda veya özel kutlamalarda (örneğin Ankara'da Kızılca Gün veya Cumhuriyet kutlamalarında) yakılır. Büyük bir ateş çemberi oluşturulur, davul-zurna eşliğinde gençler (çoğunlukla erkekler) ateş etrafında sinsin oynar.
Bir oyuncu ateş çevresinde döner, diğerleri saklanarak yaklaşır ve vurmaya çalışır. Oyun saatlerce sürer, sonra ateş söndürülür ve diğer eğlencelere geçilir.
Nevruz'daki ateş üzerinden atlama ritüeliyle benzerlik gösterir (arınma ve yenilenme için), ama sinsin daha çok bir halk oyunu ve meydan okuma ritüelidir. Günümüzde kültürel etkinliklerde yaşatılır, milli birlik ve gelenekleri temsil eder.
Antik yenilenme kutlamalarına benzer şekilde, sinsin ateşi de ateşin dönüştürücü gücünü onurlandıran bir Türk geleneği – karanlığı yenme, topluluğu güçlendirme anlamı taşır.




Yorumlar