top of page

Son Esir

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
    Murat Durdu
  • 3 Şub
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 4 Şub

András Toma

(Macarca telaffuz: Andráş Toma)


Andras Toma'nın hikayesi II. Dünya Savaşı'nın en çarpıcı ve trajik esir hikâyelerinden biridir. András Toma, muhtemelen II. Dünya Savaşı'ndan kalan son harp esiri olarak kabul edilir ve 2000 yılında, 55 yıldan fazla bir süre sonra Macaristan'a geri döndürülmüştür.


Kısa Biyografisi ve Esaret Hikâyesi


Doğum: 5 Aralık 1925, Macaristan'ın doğusundaki küçük bir köy olan Sulyánbokor (Újfehértó yakınları) yakınlarında doğdu. Demirci çırağı olarak çalışıyordu.


Askerlik ve Esir Düşmesi


1944 Ekim'inde, 18-19 yaşındayken Kraliyet Macar Ordusu'na (Royal Hungarian Army) çağrıldı ve topçu birliğinde görev aldı. 1944 sonu / 1945 başı (genellikle Ocak 1945 olarak belirtilir) sırasında, Sovyetlerin Vistula-Oder Taarruzu sırasında Polonya'da (Kraków yakınları, Auschwitz civarı) Macar-Alman kuvvetlerinin geri çekilmesi sırasında Kızıl Ordu tarafından esir alındı. O sırada 19 yaşındaydı.


Esaretin Başlangıcı


Esir alındıktan sonra önce Leningrad (bugünkü St. Petersburg) doğusundaki bir harp esiri kampına (Boksitogorsk POW kampı) gönderildi. Sovyet kayıtlarında ilk kez Ocak 1945'te "Andras Tamas" (András Tamás) adı altında geçti – muhtemelen Macar aksanı nedeniyle isim yanlış kaydedildi.


Neden Bu Kadar Uzun Sürdü?


Savaş sonrası çoğu Macar esir 1940'ların sonu veya 1950'lerin başında serbest bırakıldı (Macaristan Sovyet bloğuna girdi).

Toma ise Kotelnich (Kirov Oblastı, Moskova'nın 600+ km doğusunda) adlı küçük bir kasabadaki psikiyatri hastanesine (psikiyatrik hastane) nakledildi (1947 civarı).


Toma sadece Macarca konuşuyordu. Rusça bilmiyordu ve hastane personeli onun söylediklerini anlayamıyordu. Konuştuklarını "anlamsız sesler" veya "delilik belirtisi" olarak yorumladılar. Bu yüzden "akıl hastası" teşhisi kondu ve hastanede tutuldu.


Hiçbir zaman akıl hastası değildi; sadece Macarca konuşan, travma yaşamış bir yabancıydı. Yıllar içinde iletişim kuramayınca sessizleşti ve izole bir hayata geçti.


Hastanede 53 yıl (1947-2000) kaldı. Bir bacağı kesilmişti (muhtemelen enfeksiyon veya ihmal nedeniyle), fiziksel ve zihinsel olarak yıpranmıştı.


Keşfedilmesi ve Dönüşü (2000)


1990'ların sonlarında, Rus arşivleri ve Kızılhaç çalışmaları sırasında bir Rus doktor (veya hastane personeli) onun durumunu fark etti ve Macar yetkililere bildirdi.

DNA testi ve kayıtlarla kimliği doğrulandı (kardeşleri János ve Anna ile eşleşti – Toma esir düştüğünde kardeşi 7, kız kardeşi 1 yaşındaydı).


Ağustos 2000'de (11 Ağustos civarı) uçakla Budapeşte'ye getirildi. Macaristan'da kahraman gibi karşılandı, ama travması nedeniyle zorlandı.


Ailesiyle (kardeşleri ve yeğenleri) yeniden bir araya geldi, ama 55 yıllık izolasyon sonrası hayata uyum sağlayamadı. Macarca'yı tekrar konuşmaya başladı, ama yavaş ve sınırlıydı. 30 Mart 2004'te, 78 yaşında vefat etti.


Toma, II. Dünya Savaşı'ndan kalan son bilinen harp esiri olarak tarihe geçti (diğer esirler çoktan serbest bırakılmış veya ölmüştü).


Hikâyesi, savaşın uzun vadeli travmalarını, bürokratik ihmalleri ve dil/kültür bariyerlerinin yıkıcı etkisini simgeliyor.


Birçok belgesel, haber (BBC, Guardian, Los Angeles Times) ve kitapta yer aldı. Bazılarında "unutulmuş esir" olarak anılıyor.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Samaritan act

Good Samaritan Act (Türkçe: İyi Samiriyeli Yasası), acil bir durumda zor durumdaki birine yardım eden kişilerin hukuki sorumluluk altına girmesini önlemek için oluşturulmuş yasal düzenlemeleri ifade e

 
 
 
Yeniliğin Etki Kaybı

Yeniliğin Çürümesi "Novelty Decay", İngilizce bir terim olup Türkçe'ye genellikle "yenilik çürümesi", "yenilik azalması" veya "yenilik etkisi kaybı" olarak çevrilebilir. Bir şeyin (haber, ürün, fikir,

 
 
 

Yorumlar


bottom of page