Levirat evliliği ne demek?
- Murat Durdu
- 13 Tem
- 8 dakikada okunur
Levirat Evliliği Nedir? Kökeni, Tarihçesi ve Kültürler Arasındaki Yolculuğu
Giriş

İnsanlık tarihi boyunca evlilik yalnızca iki bireyin birlikteliği olarak görülmemiş; aynı zamanda ailelerin, soyun, mirasın ve toplumsal düzenin korunmasını sağlayan önemli bir kurum olmuştur. Bu nedenle birçok toplumda günümüz anlayışından oldukça farklı evlilik gelenekleri gelişmiştir. Bunlardan biri de levirat evliliği olarak bilinen uygulamadır.
Levirat evliliği, ölen bir erkeğin dul eşinin, onun erkek kardeşi ya da yakın erkek akrabasıyla evlendirilmesini ifade eder. Günümüz bakış açısıyla sıra dışı görülebilen bu gelenek, tarih boyunca Mezopotamya'dan Hititlere, Eski İsrail'den Orta Asya bozkırlarına kadar geniş bir coğrafyada farklı biçimlerde uygulanmıştır.
Leviratın temel amacı romantik bir birliktelik kurmaktan ziyade; dul kadının korunması, çocukların bakımının sürdürülmesi, aile mallarının bölünmemesi ve soyun devamının sağlanmasıdır. Bu yönüyle uygulama, dönemin ekonomik ve sosyal koşulları içinde değerlendirilmesi gereken tarihî bir kurumdur.
Levirat Evliliği Nedir?
Levirat evliliği, bir erkeğin ölümü üzerine dul kalan eşinin, ölen kişinin erkek kardeşi veya belirli bir erkek akrabasıyla evlendirilmesi geleneğidir. Bu uygulamada amaç çoğu zaman;
dul kadının ekonomik güvenliğini sağlamak,
çocukların aynı aile içinde büyümesini sürdürmek,
mirasın yabancı ailelere geçmesini önlemek,
soyun devamını güvence altına almak,
aile ittifakını korumaktır.
Her toplumda kurallar aynı değildir. Bazı kültürlerde bu evlilik zorunlu kabul edilirken, bazılarında yalnızca bir seçenek olarak görülmüştür.
Levirat Kelimesinin Kökeni
"Levirat" sözcüğü Latince levir kelimesinden türemiştir. Levir, Latince'de "kocanın erkek kardeşi" anlamına gelir. Bu sözcüğe "-ate" eki eklenerek Batı dillerinde levirate terimi ortaya çıkmıştır.
Türkçedeki "levirat" kullanımı da Fransızca (lévirat) üzerinden dilimize geçmiştir.
Kelimenin kökeni doğrudan uygulamanın özünü yansıtır; çünkü gelenekte dul kadın, çoğunlukla ölen eşinin erkek kardeşiyle evlendirilmektedir.
Antropolojik Açıdan Leviratın Ortaya Çıkışı
Modern antropoloji, levirat evliliğini yalnızca bir evlilik biçimi olarak değil, aynı zamanda tarih öncesi ve erken tarihî toplumların ekonomik yapısıyla ilişkili bir kurum olarak değerlendirir.
Avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik tarım toplumlarına geçiş sürecinde aile, üretimin temel birimi hâline gelmiştir. Bir erkeğin ölümü, yalnızca bir bireyin kaybı değil; aynı zamanda ailenin ekonomik gücünün zayıflaması anlamına geliyordu. Bu nedenle birçok toplumda dul kadın ve çocukların korunması, aile içindeki erkek akrabaların sorumluluğu olarak görülmüştür.
Levirat uygulamasının yaygınlaşmasının başlıca nedenleri şunlardır:
Dul kadının ekonomik olarak korunması,
Yetim çocukların aile içinde yetiştirilmesi,
Tarım arazilerinin ve sürülerin bölünmemesi,
Aile soyunun devam ettirilmesi,
Kabileler arası siyasi ve ekonomik ittifakların korunması.
Bu nedenlerle levirat, bireysel tercihten çok toplumsal bir güvence mekanizması işlevi görmüştür.
Leviratın En Eski İzleri
Levirat benzeri uygulamalara ilişkin en eski kanıtlar, MÖ 3. binyıldan itibaren Mezopotamya'da görülmeye başlar. Sümer, Akad, Babil ve Asur toplumlarında aile hukuku büyük ölçüde yazılı kurallarla düzenlenmiştir. Her ne kadar günümüze ulaşan metinlerde "levirat" terimi kullanılmasa da, dul kadınların aile içinde korunmasına yönelik hükümler bu geleneğin varlığına işaret eder.
Özellikle Babil döneminde aile mülkiyetinin korunması ve soyun sürdürülmesi büyük önem taşımıştır. Bu anlayış, daha sonra Yakın Doğu'nun farklı toplumlarında çeşitli biçimlerde devam etmiştir.
Hammurabi Kanunları ve Levirat
MÖ 18. yüzyıla tarihlenen Hammurabi Kanunları, aile hukuku bakımından insanlık tarihinin en önemli yazılı belgelerinden biridir. Kanunlarda doğrudan "levirat" sözcüğü geçmese de, dul kadınların hakları, miras düzeni ve aile bütünlüğünün korunmasına ilişkin maddeler bulunur.
Bu hükümler, dul kadının tamamen sahipsiz bırakılmaması gerektiğini ve aile içinde belirli bir statüyle korunmasının amaçlandığını göstermektedir. Dolayısıyla araştırmacılar, Mezopotamya hukukunun daha sonraki levirat uygulamalarının gelişmesinde önemli bir etkisi olduğunu düşünmektedir.
Hititlerde Levirat Evliliği
Levirat uygulamasının en açık biçimde görüldüğü eski toplumlardan biri Hititlerdir.
Anadolu'da MÖ ikinci binyılda hüküm süren Hitit Devleti'nin hukuk metinlerinde, ölen bir erkeğin dul eşinin aile içinde evlendirilmesine ilişkin hükümler yer alır. Hitit Kanunları'na göre:
Bir erkek öldüğünde, dul kalan eşi öncelikle ölen kişinin erkek kardeşiyle evlendirilebilirdi.
Erkek kardeş yoksa, aile içindeki diğer uygun erkek akrabalar devreye girebilirdi.
Bu uygulamanın temel amacı mirasın ve aile bütünlüğünün korunmasıydı.
Hititlerde bu gelenek, yalnızca bireysel bir tercih değil; aile yapısını ve ekonomik düzeni koruyan hukuki bir mekanizma olarak görülüyordu.
Yahudilikte Levirat Evliliği (Yibbum)
Levirat evliliğinin en ayrıntılı biçimde düzenlendiği antik hukuk sistemlerinden biri Yahudi hukukudur. İbranice'de bu uygulamaya Yibbum (יִבּוּם) adı verilir. Yibbum, çocuksuz ölen bir erkeğin soyunun devamını sağlamak amacıyla dul eşinin, ölen kocasının erkek kardeşiyle evlenmesini öngören bir yükümlülüktür.
Bu uygulamanın temel dayanağı Tesniye (Deuteronomy) 25:5–10 ayetleridir. Kanuna göre:
Eğer kardeşlerden biri çocuk sahibi olmadan ölürse,
Dul kadın aile dışından biriyle evlenmeden önce,
Ölen kişinin erkek kardeşi onunla evlenebilir.
Doğan ilk erkek çocuk, hukuken ölen kardeşin soyunu devam ettiren kişi kabul edilir.
Bu düzenleme yalnızca aile bütünlüğünü değil, mirasın aynı soy içinde kalmasını da amaçlamaktadır.
Halitsa (Çıkış Töreni)
Yahudi hukukunda levirat evliliği mutlak bir zorunluluk değildir. Eğer erkek kardeş bu evliliği yapmak istemezse Halitsa adı verilen törensel bir süreç uygulanır. Bu törende dul kadın, erkeğin ayakkabısını çıkarır ve onun bu görevi yerine getirmediğini sembolik olarak ilan eder.
Böylece taraflar evlilik yükümlülüğünden resmen kurtulmuş olur. Rabbanî Yahudilik döneminde zamanla Halitsa uygulaması, Yibbum'dan daha fazla tercih edilmeye başlanmıştır. Bunun nedeni, evliliğin gerçekten aile sorumluluğu yerine ekonomik çıkar amacıyla yapılmasının önüne geçmektir.
Ruth (Rut) Kitabı ve Levirat Geleneği
Eski Ahit'teki Rut Kitabı, levirat geleneğini doğrudan anlatmasa da aynı düşünce sisteminin önemli örneklerinden biridir. Rut'un eşi öldükten sonra, aile içindeki en yakın erkek akraba "akraba kurtarıcı" (go'el) sıfatıyla evlenme hakkına sahiptir. Bu görevi yerine getiren kişi Boaz olur.
Boaz ile Rut'un evliliği sonucunda doğan soy, daha sonra Kral Davud'un ataları arasında gösterilir. Bu anlatı, aile soyunun korunmasının Yahudi toplumunda ne kadar önemli görüldüğünü göstermektedir.
Eski Türklerde Levirat Geleneği
Levirat yalnızca Yakın Doğu toplumlarına özgü değildir. Orta Asya bozkır kültürlerinde de benzer uygulamalar görülmektedir. Çin yıllıkları, Bizans tarihçileri ve Arap seyyahları; Hunlar, Göktürkler ve bazı diğer Türk topluluklarında dul kadınların aile içinde evlendirildiğini kaydetmektedir. Ancak bu uygulama her zaman zorunlu değildir. Temel amaçlar şunlardı:
Çocukların korunması
Boylar arası ittifakların sürdürülmesi
Malların kabile dışına çıkmasının önlenmesi
Dul kadının ekonomik güvenliğinin sağlanması
Bozkır yaşamında aile yalnızca duygusal bir birlik değil, aynı zamanda üretim ve savunma birimiydi. Bu nedenle levirat, toplumsal dayanışmanın doğal bir uzantısı olarak değerlendirilmiştir.
Hunlarda Levirat
Hun Devleti hakkında bilgi veren Çin kaynakları, hükümdar ailesi içinde dul kadınların belirli akrabalarla evlendirildiğini aktarır. Bu uygulama özellikle hükümdar soyunun devamını ve siyasi istikrarı sağlamaya yönelikti. Bazı araştırmacılar bunu yalnızca miras düzeniyle değil, devlet yönetiminin sürekliliğiyle de ilişkilendirir.
Göktürklerde Levirat
Göktürkler döneminde de benzer geleneklerin sürdüğü bilinmektedir. Özellikle kağan ailesinde dul kalan hatunların tamamen yabancı bir boya gitmesi istenmezdi. Böylece;
siyasi ittifaklar,
akrabalık bağları,
ekonomik güç aynı hanedan içinde korunmuş olurdu.
Moğollarda Levirat
Moğol İmparatorluğu döneminde levirat oldukça yaygın bir uygulamaydı. Cengiz Han Yasası kapsamında dul kadınların aile içinde kalması teşvik edilmiştir. Marco Polo ve çeşitli Fars tarihçileri de bu uygulamadan söz etmektedir.
İslam Hukukunda Levirat Var mıdır?
Bu konu sıklıkla yanlış anlaşılmaktadır. İslam hukukunda levirat evliliğini zorunlu kılan herhangi bir hüküm bulunmaz. Kur'an-ı Kerim'de dul kadının mutlaka kayınbiraderiyle evlenmesini emreden bir ayet yoktur.
Aksine, İslam öncesi Arap toplumunda dul kadınların miras gibi görülmesini eleştiren hükümler yer alır. Nisâ Suresi'nin 19. ayeti şöyledir:
"Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helâl değildir..."
Bu ayet, dul kadınların iradeleri dışında evlendirilmelerine yönelik eski uygulamaları yasaklamıştır. Dolayısıyla İslam hukukunda;
dul kadın isterse kayınbiraderiyle evlenebilir,
istemezse tamamen farklı biriyle evlenebilir,
hiçbir zorunluluk bulunmaz.
Bu yönüyle İslam hukuku, klasik levirat sisteminden ayrılır.
Levirat ile Sororat Arasındaki Fark
Levirat çoğu zaman Sororat ile karıştırılır.
Levirat | Sororat |
Erkek ölür | Kadın ölür |
Dul kadın, ölen eşin erkek kardeşiyle evlenir | Dul erkek, ölen eşin kız kardeşiyle evlenir |
Soyun devamı hedeflenir | Akrabalık bağlarının korunması amaçlanır |
Tarihte daha yaygındır | Daha sınırlı görülür |
Her iki uygulama da antropolojide "akrabalık temelli evlilik sistemleri" içerisinde değerlendirilir.
Sosyolojik ve Antropolojik Değerlendirme
Modern antropologlar, levirat evliliğini yalnızca bir evlilik biçimi olarak değil, tarihsel toplumların ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarına verilen bir yanıt olarak değerlendirir.
Özellikle kadınların ekonomik bağımsızlığının sınırlı olduğu dönemlerde, dul kalan kadın ve çocukların aile içinde korunması önemli bir sosyal güvence işlevi görmüştür.
Bununla birlikte, günümüz insan hakları ve bireysel özgürlük anlayışı açısından değerlendirildiğinde, kişinin evlilik konusunda özgür iradesinin esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Bu nedenle levirat, bugün daha çok tarihî ve antropolojik bir olgu olarak incelenmektedir.
Günümüzde Levirat Evliliği Devam Ediyor mu?
Sanayileşme, kentleşme ve modern hukuk sistemlerinin gelişmesiyle birlikte levirat evliliği dünyanın büyük bölümünde ortadan kalkmış veya çok sınırlı bir uygulama hâline gelmiştir. Günümüzde Avrupa, Kuzey Amerika ve birçok Asya ülkesinde bu gelenek hukuki bir zorunluluk olmaktan çıkmış, evlilik tamamen bireylerin özgür iradesine dayanan bir kurum olarak kabul edilmiştir.
Bununla birlikte, Afrika'nın bazı kırsal bölgelerinde, Orta Asya'nın belirli topluluklarında ve bazı kabile toplumlarında levirat benzeri uygulamalar kültürel bir gelenek olarak varlığını sürdürebilmektedir. Ancak bu uygulamalar, devlet hukukundan ziyade yerel örf ve adetlere dayanmaktadır.
Birleşmiş Milletler ve çeşitli insan hakları kuruluşları, bireyin rızası dışında gerçekleştirilen evliliklerin temel insan haklarına aykırı olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle modern hukuk sistemlerinde levirat ancak tarafların özgür iradesiyle gerçekleşen sıradan bir evlilik olarak değerlendirilebilir; herhangi bir zorunluluk veya hukuki ayrıcalık taşımaz.
Levirat Evliliğinin Avantajları ve Eleştirileri
Tarihsel Dönemde Sağladığı İşlevler
Levirat uygulaması, ortaya çıktığı toplumların koşulları içinde bazı önemli işlevler üstlenmiştir:
Dul kadının ekonomik güvencesini sağlamak
Yetim çocukların aile içinde yetişmesini güvence altına almak
Aile mülkünün bölünmesini önlemek
Soyun ve aile adının devamını sağlamak
Kabile veya hanedanlar arasındaki siyasi ittifakları korumak
Bu nedenlerle levirat, geçmiş toplumlarda bir sosyal güvenlik mekanizması olarak görülmüştür.
Modern Yaklaşım
Çağdaş hukuk ve etik anlayışı ise farklı bir bakış açısı benimser. Günümüzde şu ilkeler ön plandadır:
Evlilikte özgür rıza esastır.
Kadın ve erkek eşit haklara sahiptir.
Aile baskısıyla yapılan evlilikler kabul edilemez.
Dul bireyler, istedikleri kişiyle veya hiç evlenmemeyi seçme hakkına sahiptir.
Bu nedenle levirat, bugün daha çok tarih, antropoloji ve dinler tarihi araştırmalarının konusu olarak değerlendirilmektedir.
Sonuç
Levirat evliliği, insanlık tarihinin farklı dönemlerinde aile yapısını, ekonomik düzeni ve soyun devamını korumaya yönelik geliştirilen önemli sosyal kurumlardan biridir. Latince levir ("kocanın erkek kardeşi") sözcüğünden türeyen bu kavram; Mezopotamya, Hitit, Eski İsrail, Orta Asya ve çeşitli Afrika toplumlarında farklı biçimlerde uygulanmıştır.
Yahudilikte Yibbum adıyla ayrıntılı hukuki kurallara bağlanan bu gelenek, Hitit hukukunda ve bazı Türk topluluklarında da aile bütünlüğünü koruyan bir mekanizma olarak karşımıza çıkar. Buna karşılık İslam hukukunda leviratı zorunlu kılan bir hüküm bulunmamakta; evlilik tamamen tarafların özgür iradesine bırakılmaktadır.
Bugün levirat, büyük ölçüde tarihsel önem taşıyan bir gelenek olarak incelenmekte ve geçmiş toplumların aile yapısını anlamada antropoloji, hukuk tarihi ve dinler tarihi açısından değerli bir araştırma konusu olmaya devam etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Levirat evliliği nedir?
Ölen bir erkeğin dul eşinin, genellikle ölen kişinin erkek kardeşi veya yakın erkek akrabasıyla evlendirilmesini ifade eden gelenektir.
Levirat kelimesi ne anlama gelir?
Latince levir ("kocanın erkek kardeşi") sözcüğünden türemiştir.
Levirat ile Yibbum aynı şey midir?
Yibbum, Yahudi hukukundaki levirat uygulamasının özel adıdır.
Levirat evliliği hangi toplumlarda görülmüştür?
Mezopotamya, Hititler, Eski İsrail, Hunlar, Göktürkler, Moğollar ve bazı Afrika toplumlarında farklı biçimlerde uygulanmıştır.
Hititlerde levirat zorunlu muydu?
Hitit Kanunları, aile içinde dul kadının yeniden evlendirilmesini öngörür; ancak uygulamanın ayrıntıları döneme ve koşullara göre değişiklik göstermektedir.
İslam dininde levirat evliliği var mıdır?
Hayır. İslam hukukunda böyle bir zorunluluk bulunmaz. Dul kadın, kendi rızasıyla dilediği kişiyle evlenebilir.
Levirat ile sororat arasındaki fark nedir?
Leviratta dul kadın, ölen eşinin erkek kardeşiyle; sororatta ise dul erkek, ölen eşinin kız kardeşiyle evlenir.
Günümüzde levirat uygulanıyor mu?
Bazı geleneksel topluluklarda kültürel bir uygulama olarak görülebilse de, modern hukuk sistemlerinde zorunlu bir kurum değildir.
Leviratın temel amacı neydi?
Dul kadını ve çocuklarını korumak, aile mülkünü ve soyunu devam ettirmek.
Antropologlar leviratı nasıl değerlendiriyor?
Toplumların ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarına cevap veren tarihsel bir aile kurumu olarak ele almaktadırlar.
Antik Kaynaklar
Tevrat (Tanah) – Tesniye (Deuteronomy) 25:5–10
Rut (Ruth) Kitabı
Hitit Kanunları (Hittite Laws)
Hammurabi Kanunları (Code of Hammurabi)
Mişna – Yevamot Traktatı
Talmud Bavli – Yevamot
Akademik Kaynaklar
Goody, Jack – Production and Reproduction
Lévi-Strauss, Claude – The Elementary Structures of Kinship
Murdock, George P. – Social Structure
Westermarck, Edward – The History of Human Marriage
Driver, G. R. & Miles, J. C. – The Babylonian Laws
Martha T. Roth – Law Collections from Mesopotamia and Asia Minor
Trevor Bryce – Life and Society in the Hittite World
Raymond Westbrook – Old Babylonian Marriage Law
Çevrimiçi Kaynaklar
Mitologya.com Editör Notu
Levirat evliliği, günümüz değer yargılarıyla değerlendirilmeden önce, ortaya çıktığı tarihsel ve kültürel bağlam içinde ele alınmalıdır. Antik toplumlarda aile, yalnızca duygusal bir birliktelik değil; aynı zamanda ekonomik üretim, mirasın korunması ve toplumsal düzenin temel taşıydı. Bu nedenle levirat, modern anlamda bir evlilik tercihinden ziyade, dönemin sosyal güvenlik ve akrabalık sisteminin bir parçası olarak anlaşılmalıdır.
Odak Anahtar Kelime
Levirat Evliliği
İkincil Anahtar Kelimeler
Levirat nedir
Levirate marriage
Levir kelimesinin kökeni
Yibbum
Sororat evliliği
Hititlerde evlilik
Eski Türklerde evlilik
Antropolojide levirat

Yorumlar