top of page

Sözleşmeli Çocuk Satışı

  • Yazarın fotoğrafı: Murat Durdu
    Murat Durdu
  • 24 Şub
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 25 Şub

Verdingkinder (Türkçe'de genellikle "sözleşmeli çocuklar", "kiralık çocuklar" veya "çırak çocuklar" olarak çevrilir), İsviçre tarihinin en karanlık ve utanç verici sayfalarından birini oluşturur.


Sözleşmeli çocuklar
Sözleşmeli çocuklar

Bu uygulama, 19. yüzyıl başlarından (bazı kaynaklara göre Orta Çağ sonlarından) 20. yüzyılın ikinci yarısına, özellikle 1960'lar ve 1970'lere kadar (bazı bölgelerde 1980'lere kadar) devam eden sistematik bir çocuk emeği ve zorla yerleştirme politikasıydı.


Nasıl Başladı ve Nasıl İşledi?


yüzyılda (özellikle 1800'lerden itibaren) İsviçre'de yoksulluk, bekar annelik, boşanma, ahlaki nedenler (topluma uymama), Yenish (Göçebe Roman gruplar) kökenli aileler veya ihmal gibi gerekçelerle çocuklar ailelerinden zorla alındı.


Yerel yönetimler (belediyeler ve vesayet makamları) bu çocukları kırsal kesimdeki çiftliklere, bazen de evlere "yerleştirdi".


Çocuk işçiler
Çocuk işçiler

Çocuklar ucuz iş gücü olarak kullanıldı: Tarlada çalışmak, hayvan bakmak, ev işleri yapmak gibi ağır işler yaptırıldı.


Birçok yerde çocuklar açık artırmalarda satılır veya en az bakım parası isteyen çiftçiye verilir → bu, devletin masraftan kurtulmasını ve çiftçinin bedava/çok ucuz işçi elde etmesini sağlıyordu.


Çocuklar genellikle çıplak ayaklı dolaşırdı (bu yüzden halk arasında "çıplak ayaklı çocuklar" diye anılırdı). Bu görüntü, Heidi hikâyesinin masum imajıyla tezat oluşturur ve bazı yorumcular Heidi'nin ayaklarının çıplak olmasının bu gerçeğe gönderme olduğunu söyler.



Ne Kadar Yaygındı?


Tarihçi Marco Leuenberger'in araştırmalarına göre:


  • 1930 civarında yaklaşık 35.000 (bazıları gerçek sayının iki katı olduğunu düşünüyor) sözleşmeli çocuk vardı.


  • 1920–1970 arasında 100.000'den fazla çocuk bu sisteme maruz kaldı.


  • Bazı tahminler toplamda 200.000–300.000 civarında çocuğun etkilendiğini öne sürer.

Özellikle Bern kantonu gibi tarım bölgelerinde 1930'larda tarım işçilerinin %10–20'sini bu çocuklar oluşturuyordu.


Çocuk İşçiler
Çocuk İşçiler

Yaşadıkları Zulüm

Çoğu mağdurun sonradan anlattıklarına göre yaygın olanlar:

  • Ağır fiziksel emek (kölelik benzeri çalışma koşulları)

  • Dayak ve fiziksel şiddet

  • Cinsel istismar

  • Açlık, ihmal, psikolojik baskı

  • Okula gitme hakkı genellikle engellendi

  • Birçoğu aileleriyle bağları tamamen koparıldı


Ne Zaman ve Nasıl Son Buldu?


Uygulama 1960'ların sonu ve 1970'ler boyunca giderek azaldı.


Resmi olarak tamamen yasaklanması veya tamamen ortadan kalkması 1981 civarına kadar uzanır (zorla sosyal önlemler ve yerleştirmelerin genel olarak sonlandığı dönem).


Ancak bazı kırsal bölgelerde 1970'lere kadar devam ettiği biliniyor.


Çocuk işgücü
Çocuk işgücü

Günümüzdeki Durum ve Yüzleşme


2000'li yıllardan itibaren hayatta kalan mağdurlar (tahmini 10.000–15.000 kişi hâlâ yaşıyordu) seslerini yükseltmeye başladı.


2011–2014 yıllarında büyük kamuoyu baskısı oluştu: Sergiler, filmler ("Verdingkinder" filmi), kitaplar ve dernek çalışmaları yapıldı.


2013'te İsviçre devleti resmi özür diledi.


2014–2016 arasında parlamento tartışmaları sonucunda tazminat yasası çıkarıldı:


Hayatta kalanlara sembolik tazminat (kişi başı yaklaşık 20.000–25.000 CHF) ödendi.

Toplam fon yaklaşık 300 milyon CHF civarındaydı.


Kayıtlarına ulaşılabilen çocuklar
Kayıtlarına ulaşılabilen çocuklar

2017'de yürürlüğe giren yasa ile "1981 öncesi zorunlu sosyal önlemler ve yerleştirmeler" mağdurları için resmi bir inceleme ve destek mekanizması kuruldu.


Bu olay, İsviçre'nin uzun süre "mükemmel, temiz, zengin ülke" imajının arkasında saklanan karanlık bir yüzünü ortaya koydu. Heidi gibi masum görünen kültürel ikonların bile bu sistemin gölgesinde şekillendiği düşünülüyor. Mağdurların çoğu hayat boyu travma ile yaşadı.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Samaritan act

Good Samaritan Act (Türkçe: İyi Samiriyeli Yasası), acil bir durumda zor durumdaki birine yardım eden kişilerin hukuki sorumluluk altına girmesini önlemek için oluşturulmuş yasal düzenlemeleri ifade e

 
 
 
Yeniliğin Etki Kaybı

Yeniliğin Çürümesi "Novelty Decay", İngilizce bir terim olup Türkçe'ye genellikle "yenilik çürümesi", "yenilik azalması" veya "yenilik etkisi kaybı" olarak çevrilebilir. Bir şeyin (haber, ürün, fikir,

 
 
 

Yorumlar


bottom of page