Yorgo Bacanos
- Murat Durdu
- 4 Şub
- 2 dakikada okunur
Yorgo Bacanos (tam adı Giorgos Batzanos), 21 Eylül 1900'de Silivri'de doğmuş, 24 Şubat 1977'de İstanbul'da vefat etmiş Rum asıllı Türk ud virtüözü ve bestekârıdır. Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Türk sanat müziğinin en önemli ud icracılarından biri olarak kabul edilir; taksimleri ve eşlikleriyle bir ekol oluşturmuştur.

Hayatı ve Ailesi
Müzisyen bir aileden gelir; babası Lavtacı Haralambos (Lambo Efendi), ünlü bir lavta ve ud ustasıdır, ağabeyi Aleko Bacanos kemençe virtüözü, dayısı Anastas kemençeci, kuzenleri Sotiri ve Paraşko Leondaridis de kemençeciydi. Büyükbabası Leondi Efendi kemençe, dedesi Ligori Efendi kanun çalıyordu. Aile kökeni Rum ve Çingene (Romani) karışımıdır.
5 yaşında babasından küçük bir ud hediye alarak müziğe başladı. Saint Benoit Lisesi'ndeki eğitimini müzik tutkusu nedeniyle yarıda bıraktı. Babasının yanı sıra Udi Kirkor, Karnik Garmiyan ve Büyük Sinanyan'dan ders aldı. 12 yaşında Taksim'deki Eftalipos (Eptalofos) Gazinosu'nda profesyonel olarak çalmaya başladı ve "Udi Yorgo" olarak ünlendi.
Kariyeri
Gazinolarda, radyoda (1927'den itibaren İstanbul Radyosu'nda 50 yıl) ve İstanbul Belediye Konservatuarı İcra Heyeti'nde (1946-1967) çalıştı. Münir Nurettin Selçuk, Zeki Müren gibi sanatçılara eşlik etti.
1928'de Berlin'de plak doldurdu (ağabeyi Aleko ve Kanuni Ahmet Yatman ile). 1930'larda Paris, Mısır ve Kıbrıs'ta konserler verdi; Ümmü Gülsüm'ün hayranlığını kazandı.
Ud tekniğiyle ünlüdür: Parlak, net sesler çıkaran, ajiliteli (çevik) ve özgün bir stile sahipti. Taksimleri ve saz eserlerindeki performansı konservatuvarlarda eğitim materyali olarak kullanılır. Ud dışında lavta, cümbüş ve piyano da çalardı.

Besteleri
Az sayıda ama kaliteli eser bırakmıştır (yaklaşık 10-17 şarkı). Bilinen bazıları:
"Sevdası henüz sinede gönlüm gibi sağdı" (Hüzzam)
"Neş'eyle geçen ömrümü eyvah heder ettin" (Kürdîli Hicazkâr)
"Hâlâ kanayan kalbimi aşk ateşi dağlar"
Yorgo Bacanos, Udi Hrant Kenkulian ile birlikte 20. yüzyılın en büyük udilerinden biri olarak anılır. İcrasındaki özgünlük ve teknik üstünlüğüyle Türk sanat müziğine kalıcı katkı sağlamıştır.




Yorumlar