Arama Sonuçları
Boş arama ile 1047 sonuç bulundu
- Parkinson Yasası
Parkinson Yasası, C. Northcote Parkinson tarafından 1955'te ortaya atılan bir kavramdır ve genellikle iş dünyası ile yönetimde kullanılan bir gözlemdir. Temel olarak şu iki ilkeyi ifade eder: "İş, mevcut olan zamanı dolduracak şekilde genişler." Bir görev veya iş, ne kadar zaman verilirse o kadar sürede tamamlanır. Örneğin, bir rapor yazmak için bir hafta süre verilmişse, kişi genellikle bu süreyi sonuna kadar kullanır, hatta daha az zamanda bitirilebilecek olsa bile. "Bir organizasyonun bürokrasisi, iş miktarıyla orantısız bir şekilde büyür." Kurumlar büyüdükçe, çalışanlar kendi önemlerini artırmak için daha fazla personel işe alır veya gereksiz prosedürler oluşturur. Bu, verimliliği düşürebilir ve kaynak israfına yol açabilir. Bir mektup yazmak için 1 saat süreniz varsa, genellikle o 1 saati kullanırsınız. Ama sadece 10 dakikanız olsa, aynı mektubu muhtemelen 10 dakikada yazarsınız. Büyük bir şirkette, basit bir karar almak için bile çok sayıda toplantı ve onay süreci gerekebilir, bu da bürokrasinin şişmesi anlamına gelir. Uygulama Alanı Parkinson Yasası, zaman yönetimi, verimlilik ve organizasyonel yapıların sadeleştirilmesi gibi konularda dikkate alınır. Özellikle projelerde gereksiz zaman kaybını önlemek için daha sıkı süre sınırları koymak veya ekipleri küçük tutmak önerilir.
- Nur Risaleleri ya da hezeyanlar -2 !
KUSURSUZLUK VE LAYÜSELLİK “Sözler şüphesiz Kitab-ı Mübin’in nurlu lemaatıdır. İçinde izaha muhtaç yerler eksik olmamakla beraber küll halinde kusursuz ve noksansızdır” (Barla Lahikası, 1. Mektup) https://www.erisale.com/?locale=tr&bookId=12&pageNo=112#content.tr.8.59 “Kimin haddidir ki, bu Nurlarda yanlışlık bulsun. (…) Onun için bir harfe dokunmayı azim bir günah işliyorum telakki ediyorum.” (Barla Lahikası, s. 56) https://www.erisale.com/?locale=tr&bookId=12&pageNo=112#content.tr.8.110 “… Kimin haddi var ki, risalelerin birisine el uzatsın veyahut dil uzatsın, veyahut bir cümlesini tenkid etsin, veyahut bir kelimesine, hatta bir harfine ve belki bir noktasına itirazda bulunsun.” (Barla Lahikası, s. 194) https://www.erisale.com/?locale=tr&bookId=12&pageNo=112#content.tr.8.478 KUR’AN’DA KUSUR? “Ayette ‘minhâ min semeratin’ denilmektense ‘min semerâtihâ’ denilmiş olsaydı, daha muhtasar ve daha güzel olurdu” (İşaratü’l İcaz, Bakara Suresi, 25. Ayet Tefsiri) https://www.erisale.com/?locale=tr&bookId=12&pageNo=112#content.tr.6.282 CENNET GARANTİSİ Üçüncüsü: Risale-i Nur şakirtlerine köşkünü tahsis eden Şükrü Efendidir. Rüyada ona diyorlar ki, "Senin o köşküne Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâm gelmiş." O da koşarak gidip, Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâmı çok nuranî ve sürurlu bir halde bulup ziyaret etmiş. Dördüncüsü: Risale-i Nur şakirtlerinden Nazmi'dir. Rüyasında ona diyorlar ki: "Risale-i Nur şakirtleri imansız ölmezler; kabre imanla girerler." (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 22) https://www.erisale.com/?locale=tr&bookId=12&pageNo=112#content.tr.12.35
- Sörf en törf
" Surf and turf" , deniz ürünleri ("surf") ile kırmızı etin ("turf") bir arada sunulduğu bir yemek kombinasyonudur. Amerikan mutfağında popüler olan bu konsept, genellikle lüks restoranlarda veya özel yemeklerde karşımıza çıkar. Amaç, deniz ve karadan gelen lezzetleri tek bir tabakta birleştirerek zengin bir tat deneyimi sunmaktır. Örnekler ve Özellikler Klasik Kombinasyonlar En yaygın surf and turf tabağı, ızgara ıstakoz kuyruğu veya karides ile dana bonfile ya da sığır filetosu içerir. Örneğin: Istakoz ve Biftek: Izgara ıstakoz kuyruğu, tereyağlı sosla servis edilir ve yanında orta pişmiş bir biftek sunulur. Karides ve Dana Madalyon: Sarımsaklı karides ile dana eti madalyonları, genellikle patates püresi veya kuşkonmaz gibi garnitürlerle tamamlanır. Varyasyonlar Deniz ürünü olarak yengeç, tarak (scallop) veya somon; et olarak ise kuzu pirzola, domuz eti veya hatta hamburger köftesi kullanılabilir. Sunum Genellikle şık bir sunumla gelir; deniz ürünü ve et, ayrı ayrı pişirilip bir tabakta birleştirilir. Soslar (örneğin hollandaise, chimichurri veya sarımsaklı tereyağı) lezzeti zenginleştirir. Kültürel Köken: 1960’larda ABD’de popülerleşti, özellikle steakhouse’larda ve deniz kenarı restoranlarında yaygınlaştı. Lüks ve bolluk sembolü olarak görülür. Sörf en törf tabağı Örnek Bir Surf and Turf Tabağı Malzemeler: Izgara ıstakoz kuyruğu, dana fileto, kuşkonmaz, patates graten, limon-tereyağı sosu. Hazırlık: Istakoz kuyruğu fırında veya ızgarada pişirilir, tereyağı ve sarımsakla tatlandırılır. Biftek, isteğe göre orta veya az pişmiş olarak ızgaralanır. Yanında sebzeler ve soslarla servis edilir. Modern Yorumlar Füzyon Mutfağı: Asya esintili surf and turf’te, soya soslu somon ve teriyaki soslu et kombinlenebilir. Bütçe Dostu Versiyonlar: Daha uygun fiyatlı restoranlarda, karides yerine kalamar veya et yerine tavuk kullanılabilir. Vegan/Vejetaryen Çeşitlemeler: Deniz ürünü yerine noriyle tatlandırılmış tofu, et yerine ise mantar veya sebze köftesiyle modern yorumlar yapılıyor.
- Gülbang Duası
Gülbang duası, Osmanlı İmparatorluğu'nda özellikle Mevlevîlik ve diğer tarikatların âyinlerinde okunan, genellikle yüksek sesle ve coşkulu bir şekilde söylenen özel bir dua veya zikir türüdür. "Gülbang" kelimesi, Farsça kökenli olup "gül sesi" veya "gül gibi güzel söz" anlamına gelir ve tarikat törenlerinde Allah’a hamd, Peygamber’e salavat ve devlet büyükleri için hayır dua etmeyi içerir. Mevlevîlikte, semâ âyini sırasında dedeler tarafından okunan bu dua, topluluğu manevî bir atmosfere taşımayı amaçlar ve âyinin önemli bir parçasıdır. Gülbang, sadece Mevlevîlikte değil, Bektaşîlik gibi diğer tarikatlarda da kullanılır ve genellikle tarikatın hiyerarşisinde üst düzey bir görevli tarafından okunurdu. Osmanlı'da gülbang, aynı zamanda resmî törenlerde, askerî merasimlerde veya esnaf loncalarında da okunabilirdi; bu bağlamda devletin bekası, padişahın selâmeti ve topluluğun birliği için yapılan duaları ifade ederdi. Örneğin, esnaf loncaları sabah mesaisine başlarken veya özel merasimlerde gülbang okuturdu. Özetle, gülbang duası, Osmanlı'da dinî, manevî ve toplumsal birlikteliği pekiştiren, tarikat ve resmî törenlerde kullanılan sembolik ve coşkulu bir dua geleneğidir. Günümüzde bu gelenek, bazı tarikat ve dinî topluluklarda hâlâ sınırlı şekilde devam etmektedir. Osmanlı tarikat geleneklerinde, özellikle Mevlevîlik'te okunan gülbang dualarının çeşitli örnekleri vardır. Bunlar genellikle törenlerin başında veya sonunda yüksek sesle, coşkulu bir şekilde topluca söylenir ve Allah'a hamd, Peygamber'e salavat ile manevi birliktelik içerir. Aşağıda, TDV İslâm Ansiklopedisi'nde belirtilen klasik bir Mevlevî gülbangı örneğini paylaşıyorum (İsm-i Celâl zikrinden sonra çekilen dua): "Vakt-i şerîf hayrola, hayırlar fethola, şerler defola, Allahü azîmüşşân ism-i zâtının nûru ile kalbimizi pür-nûr eyleye. Bizi senden ve Resûl’ünden ayırma. Bizi senden ve Resûl’ünden ayırma. Bizi senden ve Resûl’ünden ayırma. Âlemlerin serveri Muhammed Muhtar’a, âl ve ashâbına ve evlâdına ve bütün enbiyâ ve mürselîne salât ve selâm olsun. Hü." Bu dua, manevi bir atmosfere geçişi sağlar ve "Hü" ile biterek zikre bağlanır. Farklı tarikatlarda (örneğin Bektaşîlik'te) varyasyonları bulunur; örneğin Alevî cemlerinde daha uzun bir versiyonu şöyle olabilir: "Gökten hayırlı rahmetler, yerden hayırlı bereketler; anababasına, toplumuna hayırlı evlatlar vere. On sekiz bin alemle mümin, Müslim cümle kardeşlerimizi Muhammed-Ali gülbangından mahrum eylemeye. Çağırdığımızda, bunaldığımızda Hızır yoldaşımız; Şah-ı Merdan Ali kardaşımız, Hünkar Hacı Bektaş Veli de haldaşımız ola. Duası bizden, kabulü Allah'tan ola." Bu örnekler, gülbangın dinî ve toplumsal ritüel işlevini yansıtır.
- Dom dom kurşunu
Dum dum kurşunu özel bir tür tüfek mermisi olup, çarpma anında genişleyerek hedefte ciddi hasar bırakan bir tasarıma sahiptir. Adını, 19. yüzyılın sonlarında Hindistan’daki Dum Dum cephaneliğinde geliştirilmesinden alır. Dum dum kurşunu Tarihçe ve Gelişim Dum dum kurşunları, 1890’larda İngiliz ordusu tarafından Hindistan’ın Dum Dum bölgesindeki cephanelikte geliştirilmiştir. O dönemde, özellikle sömürge savaşlarında, standart mermilerin durdurma gücü yetersiz bulunuyordu. Bu nedenle, merminin ucu çentikli veya yassı olacak şekilde tasarlandı. Bu tasarım, merminin hedefe çarptığında "mantarlaşma" (mushrooming) etkisiyle genişlemesini sağlıyor, böylece daha büyük bir yara kanalı oluşturuyordu. Bu özellik, özellikle yakın mesafeli çatışmalarda düşmanı hızla etkisiz hale getirmek için kullanılıyordu. Teknik Özellikler Dum dum kurşunları genellikle yumuşak uçlu (soft-point) veya içi boş uçlu (hollow-point) mermilerdir. Çarpma anında, merminin ön kısmı genişler ve düzleşir, bu da kinetik enerjinin hedefe daha etkili bir şekilde aktarılmasını sağlar. Bu tasarım, merminin hedef içinde parçalanmasını veya dönmesini sağlayarak doku hasarını artırır. Örneğin, standart bir mermi vücuttan düzgünce geçebilirken, dum dum kurşunu geniş bir yara oluşturur ve iç organlara ciddi zarar verebilir. Kullanım ve Tartışmalar Dum dum kurşunları, özellikle 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başındaki sömürge savaşlarında (örneğin, İngiliz-Hint savaşları) sıkça kullanıldı. Ancak, bu mermilerin neden olduğu ağır yaralar, insani açıdan büyük tartışmalara yol açtı. 1899 Lahey Konferansı’nda, dum dum kurşunlarının savaşta kullanımı yasaklandı çünkü “gereksiz acı ve zarar” verdikleri düşünüldü. Bu yasak, uluslararası savaş hukuku çerçevesinde, özellikle askeri amaçlı kullanımları sınırlandırdı. Ancak, bazı durumlarda (örneğin, polis veya sivil savunma) bu tür mermiler hala kullanılmaktadır, çünkü hedefi durdurma gücü yüksektir ve kurşunun hedefi delip geçerek başkalarına zarar verme riskini azaltır. Kültürel ve Mecazi Kullanımı Türkçede “dum dum kurşunu” terimi, sadece teknik anlamıyla değil, mecazi olarak da kullanılmıştır. Özellikle Aşık Mahzuni Şerif’in “Dom Dom Kurşunu Değdi” adlı türküsü, bu terimi popüler kültüre taşımıştır. Türküde, dum dum kurşunu, fiziksel bir mermiden çok, toplumsal veya duygusal bir yara metaforu olarak kullanılır. Türkü, yoksulluk, adaletsizlik ve acıyı sembolize eder. Şarkının sözlerinde, kurşunun “değmesi” bir tür yıkıcı etkiyi ifade eder. Modern Kullanım Modern zamanlarda, dum dum kurşunlarına benzer genişleyen mermiler (expanding bullets), avcılık ve bazı kolluk kuvvetleri tarafından kullanılmaktadır. Ancak, askeri kullanımları uluslararası anlaşmalarla sınırlıdır. Günümüzde, bu tür mermiler genellikle “genişleyen mermi” (expanding bullet) veya “boş uçlu mermi” (hollow-point bullet) olarak adlandırılır ve dum dum terimi daha az kullanılır. Özetle; dum dum kurşunu, tarihsel olarak İngiliz ordusu tarafından geliştirilen, çarpma anında genişleyerek ciddi hasar veren bir mermi türüdür. Hem teknik hem de kültürel bağlamda önemlidir; ancak, insani zararları nedeniyle savaşta kullanımı yasaktır. Türk kültüründe ise, özellikle türkülerde, mecazi bir anlam kazanmıştır.
- Nothing Else Matters - Metallica
Metallica’nın "Nothing Else Matters"* adlı şarkısı, grubun 1991 yılında yayımlanan efsanevi "Metallica" (Black Album) albümünden çıkan en bilinen parçalardan biridir. Duygusal bir balad olan bu şarkı, Metallica’nın sert thrash metal tarzından farklı bir yönünü gösterir ve geniş bir dinleyici kitlesine ulaşmıştır. Nothing Else Matters - Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirisi Orijinal Şarkı Sözleri (İngilizce): So close, no matter how far Couldn't be much more from the heart Forever trusting who we are And nothing else matters Never opened myself this way Life is ours, we live it our way All these words I don't just say And nothing else matters Trust I seek and I find in you Every day for us something new Open mind for a different view And nothing else matters Never cared for what they do Never cared for what they know But I know So close, no matter how far Couldn't be much more from the heart Forever trusting who we are And nothing else matters Never cared for what they do Never cared for what they know But I know I never opened myself this way Life is ours, we live it our way All these words I don't just say And nothing else matters Trust I seek and I find in you Every day for us something new Open mind for a different view And nothing else matters Never cared for what they say Never cared for games they play Never cared for what they do Never cared for what they know And I know, yeah So close, no matter how far Couldn't be much more from the heart Forever trusting who we are No, nothing else matters Türkçe Çevirisi Bu kadar yakın, ne kadar uzak olursa olsun Kalpten daha fazla olamazdı Kim olduğumuza sonsuza dek güveniyorum Ve başka hiçbir şey önemli değil Kendimi böyle hiç açmamıştım Hayat bizim, onu kendi yolumuzda yaşıyoruz Bu sözler sadece söylenmiş laflar değil Ve başka hiçbir şey önemli değil Aradığım güveni sende buluyorum Her gün bizim için yeni bir şeyler Farklı bir bakış açısı için açık bir zihin Ve başka hiçbir şey önemli değil Onların ne yaptığını hiç umursamadım Onların ne bildiğini hiç umursamadım Ama ben biliyorum Bu kadar yakın, ne kadar uzak olursa olsun Kalpten daha fazla olamazdı Kim olduğumuza sonsuza dek güveniyorum Ve başka hiçbir şey önemli değil Onların ne yaptığını hiç umursamadım Onların ne bildiğini hiç umursamadım Ama ben biliyorum Kendimi böyle hiç açmamıştım Hayat bizim, onu kendi yolumuzda yaşıyoruz Bu sözler sadece söylenmiş laflar değil Ve başka hiçbir şey önemli değil Aradığım güveni sende buluyorum Her gün bizim için yeni bir şeyler Farklı bir bakış açısı için açık bir zihin Ve başka hiçbir şey önemli değil Onların ne dediğini hiç umursamadım Onların oynadığı oyunları hiç umursamadım Onların ne yaptığını hiç umursamadım Onların ne bildiğini hiç umursamadım Ve ben biliyorum, evet Bu kadar yakın, ne kadar uzak olursa olsun Kalpten daha fazla olamazdı Kim olduğumuza sonsuza dek güveniyorum Hayır, başka hiçbir şey önemli değil Not: Çeviri, şarkının duygusal tonunu ve anlamını korumak için doğal ve akıcı bir şekilde yapılmıştır. Bazı ifadeler, İngilizce’nin şiirsel yapısını Türkçe’ye uyarlamak için hafif esneklikle çevrilmiştir. Şarkının Hikayesi ve İlham Kaynağı Nothing Else Matters", James Hetfield’ın o dönemki sevgilisine yazdığı kişisel bir şarkıdır. Hetfield, turnedeyken sevgilisini özlediği bir dönemde, bir otel odasında telefonla konuşurken gitarla bu melodiyi çalmaya başlamıştır. Şarkı, başlangıçta sadece kendisi için yazılmış özel bir parça olarak düşünülmüştü, ancak grup üyeleri ve yapımcı Bob Rock, şarkının potansiyelini fark ederek albüme dahil edilmesini sağladı. Şarkı, aşk, bağlılık, özgürlük ve bireyselliği kutlar. Dış dünyanın yargılarına ve beklentilerine karşı, kişinin kendi kalbinin sesini dinlemesi gerektiğini vurgular. Hetfield’ın sözleri, hem romantik bir ilişkiye hem de genel olarak hayata dair bir felsefeyi yansıtır: Önemli olan sadece senin değer verdiğin şeylerdir, geri kalanı önemsizdir. Şarkı, akustik gitarla başlayan duygusal bir girişle açılır ve Metallica’nın tipik sert riff’lerine kıyasla daha yumuşak, melodik bir tondadır. Kirk Hammett’ın gitar soloları ve orkestral düzenlemeler (özellikle yaylılar), şarkıya epik bir hava katar. Şarkının sözleri, Hetfield’ın o dönemde yaşadığı duygusal karmaşayı ve ilişkilerdeki güven arayışını yansıtır. Youtube'da dinlemek için tıklayın https://www.youtube.com/watch?v=Fkj6-LN6WKI
- Without You - Harry Nilsson
Harry Nilsson’ın “Without You” adlı şarkısı, 1971 yılında yayımlanan "Nilsson Schmilsson" albümünde yer alan ve sanatçının en bilinen eserlerinden biridir. Şarkı, aslında Pete Ham ve Tom Evans tarafından yazılmış ve ilk olarak 1970 yılında Badfinger grubu tarafından seslendirilmiştir. Ancak Nilsson’ın yorumu, dramatik vokalleri ve güçlü düzenlemesiyle şarkıyı dünya çapında bir hit haline getirdi. Şarkı, ayrılık ve kayıp duygularını yoğun bir şekilde işleyen duygusal bir baladdır. Şarkının Türkçe Çevirisi Orijinal Sözler (İngilizce) Well, I can't forget this evening Or your face as you were leaving But I guess that's just the way the story goes You always smile, but in your eyes, your sorrow shows Yes, it shows No, I can't forget tomorrow When I think of all my sorrow When I had you there, but then I let you go And now it's only fair that I should let you know What you should know I can't live if living is without you I can't live, I can't give anymore I can't live if living is without you I can't give, I can't give anymore Well, I can't forget this evening Or your face as you were leaving But I guess that's just the way the story goes You always smile, but in your eyes, your sorrow shows Yes, it shows I can't live if living is without you I can't live, I can't give anymore I can't live if living is without you I can't give, I can't give anymore Türkçe Çeviri Bu akşamı unutamıyorum Ya da sen giderken yüzünü Ama sanırım hikaye böyle ilerliyor Her zaman gülümsersin, ama gözlerinde keder beliriyor Evet, bu belli oluyor Yarını unutamıyorum Bütün kederlerimi düşündüğümde Seni yanımda tutuyordum, ama sonra gitmene izin verdim Ve şimdi sadece adil olanı yapmalıyım, bilmelisin Bilmen gerekeni Sensiz yaşamaksa, yaşayamam Yaşayamam, artık bir şey veremem Sensiz yaşamaksa, yaşayamam Veremem, artık bir şey veremem Bu akşamı unutamıyorum Ya da sen giderken yüzünü Ama sanırım hikaye böyle ilerliyor Her zaman gülümsersin, ama gözlerinde keder beliriyor Evet, bu belli oluyor Sensiz yaşamaksa, yaşayamam Yaşayamam, artık bir şey veremem Sensiz yaşamaksa, yaşayamam Veremem, artık bir şey veremem Şarkı Hakkında “Without You” bir pop baladıdır ve Nilsson’ın yorumunda dramatik bir orkestral düzenleme ile desteklenir. Şarkının en dikkat çekici özelliği, Nilsson’ın geniş vokal aralığı ve duygusal yorumudur. Şarkı, 1971’de single olarak yayımlandı ve ABD Billboard Hot 100 listesinde 1 numaraya yükseldi. Ayrıca İngiltere ve diğer birçok ülkede de büyük başarı elde etti. Nilsson’ın versiyonu, şarkıyı Badfinger’ın orijinalinden daha popüler hale getirdi. Daha sonra Mariah Carey (1994) gibi sanatçılar tarafından da cover’landı, ancak Nilsson’ın yorumu klasik olarak kabul edilir. Şarkı, bir sevgilinin kaybından duyulan derin acıyı ve onsuz yaşamanın imkansızlığını anlatır. Sözler, hem kişisel hem de evrensel bir duygusal çaresizliği yansıtır. Şarkının prodüktörlüğünü Richard Perry yaptı ve düzenlemesi, güçlü piyano ve yaylı çalgılarla desteklenerek dramatik bir atmosfer yaratır. Harry Nilsson, şarkının başarısına rağmen kişisel hayatında mücadelelerle karşılaştı ve bu şarkı onun kariyerinin zirve noktalarından biri oldu. Şarkı, filmlerde ve dizilerde sıkça kullanıldı (örneğin, *Casino* filmi ve *The Rules of Attraction* gibi yapımlarda). Mariah Carey’nin 1994’teki cover’ı da büyük bir hit oldu ve şarkının yeni nesiller tarafından tanınmasını sağladı. Dinlemek İçin Youtube Linki veya Çalma Listesine bir göz atın; https://www.youtube.com/watch?v=8dnUv3DUP4E
- Saklanan Ayetler-2
(A’raf 7/6) “Kendilerine elçi gönderilenleri de gönderilen elçileri de hesaba çekeceğiz.” Neredeyse hiç dile getirilmeyen ayetlerden biridir. Rasûl algısı yanlış öğretildiği için, sürekli “kâinatın yaratılma sebebi Rasûlullah’tır” denilen bir toplumda Rasulullah'ın da hesaba çekileceğini anlatmak epey zorlayıcı olacaktır. Nasıl bir çelişkidir ki yine aynı toplumda bir hadis olarak; “Ey kızım Fâtıma! Baban Allah’ın Rasûlüdür diye sakın güvenme, nefsini Allah’ın elinden satın al. Vallahi o gün ben bile sana bir şey yapamam.” sözünün tekrar edilip durması da garip bir çelişkidir.
- Duahanlar
Osmanlı İmparatorluğu'nda "duahanlık" (veya duâgûluk), "dua eden" veya "duacı" anlamına gelen bir unvan ve görevdi. Bu terim, Osmanlı devlet teşkilâtında, sarayda, merkezî idarede, esnaf loncalarında, tekke ve zâviyelerde dua okuma veya ettirme ile ilgili resmî bir rolü ifade ederdi. Bazı kaynaklarda "duacı" veya "duahan" şeklinde de geçer ve halk arasında özellikle ramazan aylarında cami veya konaklarda hatim duası yapan kişileri tanımlardı. Duahanlar, günlük mesainin başlangıcında, merasimlerde veya şenliklerde uygun dualar okur; tarikat hiyerarşisinde ise üst düzey bir makam olarak kabul edilirdi (örneğin Mevlevîlik'te âyin sırasında gülbang duası yapan dedeler). Bu görev, Osmanlılar'da zamanla sembolik bir hâle evrilerek devletin bekası için dua etme karşılığında ücretli bir cihet (tahsisat) hâline geldi. Özellikle ilim adamları, tarikat mensupları ve salih kişilere maddî destek sağlamak amacıyla kullanıldı. Beratlarda "Devâm-ı devletim ed‘iyesine mülâzemet edeler" ifadesiyle belirtilen bu sembolik yükümlülük, askeri teşvikler gibi gazi ve mücahitlerin haklarını da kapsar şekilde genişledi. Duâgû alacaklarda dürüstlük ve iyi ahlâk şartı aranır; aykırı durumlarda tahsisat kesilirdi. Ücretler, çeşitli maliye kalemlerinden (örneğin Haremeyn muhasebesi) karşılanırdı ve 1784'te Hazîne-i Âmire giderlerinin önemli bir kısmını (%4,38) oluşturuyordu. Duahanlığın en yaygın alanı vakıflardı. Vakfiyelerde ilim ve tarikat erbabına ayrılan bu cihetler, onları finansal olarak desteklemeyi amaçlardı. Tarihsel gelişimi: XV. yüzyıl ortalarında Fâtih vakfiyesinde dua görevi yoktu; ancak XVI. yüzyıl başlarında (örneğin 1542 tarihli Şahbola Hatun vakfiyesinde) nadir olarak görülmeye başladı. XVI. yüzyıl sonlarından itibaren yaygınlaşıp suistimallere yol açtı; vakıflar, mukâtaa ve gümrüklerden büyük tahsisler yapıldı. Örneğin III. Murad döneminde (1574-1595) Şeyh Şücâ‘ gibi tarikat şeyhlerine yüksek ücretler verildi. XVII. yüzyılda ıslahatlar yapıldı: Derviş Paşa sadâretinde bazı tahsisler kesildi, Köprülü Mehmed Paşa döneminde azaltıldı. Örnekler arasında Bozcaada'da asker ücretlerinin duâgûluk olarak tarikat mensuplarına verilmesi (güvenlik sorunlarına yol açması) ve Kıbrıs'ta timarların Şeyh Sâlim'e tahsisi yer alır. XX. yüzyıl başlarında (1911 kanunları) bu tahsisler büyük ölçüde kaldırıldı; sadece belirli gruplara (kör, felçli vb.) devam etti ve bedelleri ödenerek sonlandırıldı. Günümüzde de dinî toplantılarda dua yapan kişilere "duahan" denmesi, bu geleneğin kalıntısıdır. Osmanlı'da duahanlık, hem dinî-ritüel hem de sosyal-ekonomik bir işlev taşıyordu ve vakıf sisteminin önemli bir parçasıydı.
- Maybe I Maybe You - Scorpions
Scorpions - Maybe I Maybe You Scorpions'un "Maybe I Maybe You" adlı şarkısı, Alman hard rock grubunun 2004 yılında yayınlanan Unbreakable albümünün 6. parçasıdır. Şarkı, umut, birlik ve hayallerin gücünü anlatan motive edici bir rock ballad'ıdır. Sözleri Klaus Meine tarafından yazılmış, müzik ise Rudolf Schenker ve Matthias Jabs'a aittir. Şarkı, karanlık bir dünyada bireysel ve kolektif değişimin mümkün olabileceğini vurgular; "Belki ben, belki sen" ifadesi ile dinleyiciyi harekete geçirmeye teşvik eder. Albümdeki prodüksiyon Erwin Musper imzalıdır ve şarkı, grubun klasik melodik rock tarzını yansıtır. Şarkının süresi yaklaşık 4:24 dakikadır ve Genius, AZLyrics gibi platformlarda yüksek puanlı bir parça olarak listelenir. İngilizce Orijinal Sözler Maybe I, maybe you Can make a change to the world We're reaching out for a soul That's kind of lost in the dark Maybe I, maybe you Can find the key to the stars To catch the spirit of hope To save one hopeless heart You look up to the sky With all those questions in mind All you need is to hear The voice of your heart In a world full of pain Someone's calling your name Why don't we make it true Maybe I, maybe you Maybe I, maybe you Maybe I, maybe you Maybe I, maybe you Are just dreaming sometimes But the world would be cold Without dreamers like you Maybe I, maybe you Are just soldiers of love Born to carry the flame Bringing light to the dark You look up to the sky With all those questions in mind All you need is to hear The voice of your heart In a world full of pain Someone's calling your name Why don't we make it true Maybe I, maybe you Maybe I, maybe you Maybe I, maybe you Türkçe Çeviri Belki ben, belki sen Dünyada bir değişiklik yapabiliriz Karanlıkta kaybolmuş bir ruha uzanıyoruz Karanlıkta biraz kaybolmuş bir ruha Belki ben, belki sen Yıldızların anahtarını bulabiliriz Umut ruhunu yakalamak için Bir umutsuz kalbi kurtarmak için Gökyüzüne bakıyorsun Aklınla tüm o sorularla Duyman gereken tek şey Kalbinin sesi Acıyla dolu bir dünyada Biri adını çağırıyor Neden gerçek kılmayalım Belki ben, belki sen Belki ben, belki sen Belki ben, belki sen Belki ben, belki sen Bazen sadece hayal kuruyoruz Ama dünya soğuk olurdu Senin gibi hayalperestler olmadan Belki ben, belki sen Sadece aşkın askerleriyiz Alevi taşımak için doğmuşuz Karanlığa ışık getirmek için Gökyüzüne bakıyorsun Aklınla tüm o sorularla Duyman gereken tek şey Kalbinin sesi Acıyla dolu bir dünyada Biri adını çağırıyor Neden gerçek kılmayalım Belki ben, belki sen Belki ben, belki sen Belki ben, belki sen Şarkının teması, bireysel çabaların toplu değişime nasıl yol açabileceğini işler; bu da Scorpions'un sosyal mesajlı şarkılarına (örneğin "Wind of Change") benzerlik gösterir. Dinlemek için Youtube veya Çalma Listeme bir göz atın https://www.youtube.com/watch?v=YDjZb1LvHjY
- Perseus ve Medusa
Perseus ve Medusa Perseus, Zeus’un oğlu ve bir ölümlü olan Danaë’nin çocuğu olarak yarı tanrı bir kahramandır. Hikaye, Argos kralı Akrisios’un, bir kehanete göre torunu tarafından öldürüleceğini öğrenmesiyle başlar. Bu kehanetten korkan Akrisios, kızı Danaë’yi bir kuleye hapseder, ancak Zeus altın yağmur şeklinde ona ulaşır ve Danaë, Perseus’u doğurur. Akrisios, anne ve oğlunu bir sandığa koyarak denize atar, ancak tanrıların yardımıyla ikisi Seriphos Adası’na sağ salim ulaşır. Medusa Yıllar sonra, Seriphos’un kralı Polidektes, Danaë’ye göz koyar ve Perseus’u başından atmak için imkânsız bir görev verir: Gorgon Medusa’nın kafasını getirmesini ister. Medusa, yılan saçlı, korkunç bir canavardır; ona doğrudan bakan herkesi taşa çevirir. Perseus, bu tehlikeli görev için tanrılardan yardım alır: - Athena, ona parlak bir kalkan verir; bu kalkan, Medusa’ya doğrudan bakmadan yansımasını görmesini sağlayacaktır. - Hermes, ona keskin bir orak ve uçmasını sağlayan kanatlı sandallar verir. - Hades, görünmezlik miğferi sağlar. - Ayrıca, Perseus, Medusa’nın yerini öğrenmek için **Graeae** (üç yaşlı cadı) kardeşlerden bilgi alır. Bu cadılar tek bir gözü ve dişi paylaşır; Perseus, gözlerini çalarak onları konuşmaya zorlar. Medusa ile Karşılaşma Perseus, Medusa’nın yaşadığı mağaraya ulaşır. Athena’nın kalkanını kullanarak Medusa’ya doğrudan bakmaktan kaçınır ve yansımasını izleyerek onun kafasını keser. Medusa’nın kesik başından, kanatlı at Pegasus ve dev Chrysaor doğar. Perseus, Medusa’nın kafasını bir torbaya koyar ve kaçarken görünmezlik miğferini kullanır. Dönüş Yolunda Maceralar Dönüş yolunda Perseus, zincirlenmiş bir prenses olan Andromeda’yı görür. Andromeda, bir deniz canavarına (Cetus) kurban edilmek üzeredir. Perseus, Medusa’nın kafasını kullanarak canavarı taşa çevirir ve Andromeda’yı kurtarır. İkili aşık olur ve evlenir. Sonunda, Perseus, Medusa’nın kafasını Athena’ya sunar; Athena da onu kalkanına (Aegis) yerleştirir. Perseus, annesi Danaë’yi kurtarır ve kehanet gereği, yanlışlıkla dedesi Akrisios’u bir disk atma yarışmasında öldürür. Öykünün Anlamı ve Kültürel Etkisi Temalar Cesaret, kurnazlık, kader ve tanrısal yardım. Perseus’un hikayesi, imkânsız gibi görünen görevleri başarma azmini ve zekanın gücünü vurgular. Medusa’nın Sembolizmi Medusa, korku ve ölümün sembolü olsa da, onun kafasının koruyucu bir güç olarak kullanılması (örneğin Athena’nın kalkanında), kötülüğün bile doğru ellerde bir silaha dönüşebileceğini gösterir. Sanatta ve Kültürde Perseus ve Medusa miti, Rönesans’tan modern çağa kadar sanat eserlerinde, heykellerde (örneğin Cellini’nin Perseus heykeli) ve edebiyatta sıkça işlenmiştir. Medusa’nın imgesi, korku ve büyülenmeyi temsil eden ikonik bir semboldür.
- Nur Risaleleri ya da hezeyanlar !
DEPREM ! Madem hakikat budur. Size ihtar ediyorum: Kur'â n'a dayanan Risale-i Nur ile mübareze etmeyiniz. O mağlûp olmaz, bu memlekete yazık olur. O başka yere gider, yine tenvir eder. ( HAŞİYE-1 Dört defa o mübareze zamanında gelen dehşetli zelzeleler, “yazık olur” hükmünü isbat ettiler.” Tarihçe-i Hayat s.692 https://www.erisale.com/?locale=tr&bookId=12&pageNo=112#content.tr.14.692 NUR SURESİ YAZDIKLARINI İŞARET EDİYOR (!) Sûre-i Nur'dan Âyetü'n-Nur'dur ki, Risale-i Nur'un Resâilü'n-Nur ve Risalei'n-Nur ve Risaletü'n-Nur namlarıyla sebeb-i tesmiyesinin on altı sebebinden bir sebep olduğundan, birinci olarak onu beyan etmek gerektir. Bu Âyeti'n-Nur: اَللهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكٰوةٍ فِيهَا مِصْباَحٌ اَلْمِصْبَاحُ فِى زُجَاجَةٍ اَلزُّجَاجَةُ كَاَنَّهَا كَوْكَبٌ دُرِّىٌّ يُوقَدُ مِنْ شَجَرَةٍ مُبَارَكَةٍ زَيْتُونَةٍ لاَشَرْقِيَّةٍ وَلاَغَرْبِيَّةٍ يَكَادُ زَيْتُهَا يُضِۤيءُ وَلَوْلَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلٰى نُورٍ يَهْدِي اللهُ لِنُورِهِ مَنْ يَشَۤاءُ وَيَضْرِبُ اللهُ اْلاَمْثَالَ لِلنَّاسِ وَاللهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌ 1 Şu âyet-i nuriyenin mânâca çok tabakatı ve vücûh-u kesiresi vardır. Ve o tabakalardan ve vecihlerden işârî ve remzî bir vechi, mânâca ve cifirce nurlu bir tefsiri olan Risalei'n-Nur ve Risaletü'n-Nur'a dört-beş cümlesiyle on cihetten bakıyor. Ve o tabakalardan ve o vecihlerden bir tabaka ve bir perde dahi, mu'cizâne elektrikten haber veriyor. Risale-i Nur'a bakan birinci cümlesi: مَثَلُ نُورِهِ كَمِشْكٰوةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ 1 'dur. Yani, nur-u İlâhînin veya nur-u Kur'ânînin veya nur-u Muhammedînin (a.s.m.) misali, şu مِشْكٰوةٍ فِيهَا مِصْبَاحٌ 'dur. Makam-ı cifrîsi dokuz yüz doksan sekiz (9 98) olarak, aynen Risaletü'n-Nur—şeddeli ن , iki ن sayılmak cihetiyle—tam tamına tevafukla ona işaret eder. https://www.erisale.com/?locale=tr&bookId=12&pageNo=112#content.tr.4.839
- The Wind The Scream Ennio Morricone
Ennio Morricone'nin "The Wind, The Scream" adlı eseri, 1986 yapımı "The Mission" (Misyon) filminin soundtrack albümünde yer alan ikonik bir müzik parçasıdır. Bu eseri, Morricone’nin film için bestelediği büyüleyici ve duygusal müziklerden biridir. "The Wind, The Scream" doğrudan enstrümantal bir parça olduğu için şarkı sözü (lirik) içermez. Bu nedenle, eserin adını Türkçe'ye çevirmek gerekirse, başlık "Rüzgâr, Çığlık" olarak çevrilebilir. Ancak bu çeviri, eserin atmosferini ve duygusal derinliğini tam anlamıyla yansıtmayabilir, çünkü Morricone’nin müzikleri genellikle kelimelerden çok duygularla konuşur. Parça, rüzgârın uğultusunu ve bir çığlığın yankılanmasını andıran dramatik ve yoğun bir atmosfer yaratır. Eğer eserin içinde vokal kısımlar varsa (ki bazı versiyonlarda koro veya sözsüz vokal efektler bulunur), bunlar genellikle Latince veya sözsüz melodilerdir. Bu durumda, Türkçe'ye kelime bazlı bir çeviri yapmak mümkün değildir. Ancak, eserin ruhunu anlamak için filmin bağlamına bakmak önemlidir. Eser Hakkında Bilgi - Besteci: Ennio Morricone - Film : The Mission (1986) - Tür: Enstrümantal, film müziği - Albüm: The Mission (Original Soundtrack) - Film Yönetmeni: Roland Joffé - Konu ve Atmosfer: "The Wind, The Scream", filmin dramatik ve manevi temalarını yansıtan bir parçadır. Film, 18. yüzyılda Güney Amerika’da Jesuit rahiplerinin yerli Guaraní halkıyla olan ilişkilerini ve sömürgecilikle mücadelesini anlatır. Bu parça, özellikle doğanın vahşi güzelliğini, insan ruhunun çalkantılarını ve trajik anları temsil eder. Rüzgâr ve çığlık imgeleri, filmin yoğun duygusal sahnelerine eşlik eder. Müzikal Özellikler - Parça, Morricone’nin karakteristik tarzını yansıtır: Minimalist ama güçlü melodiler, yoğun yaylılar, koro efektleri ve doğadan ilham alan ses dokuları. - Eser, rüzgârın uğultusunu andıran yaylı çalgılar ve dramatik bir atmosfer yaratmak için koro veya vokal efektlerle zenginleştirilmiştir. - Filmdeki diğer ünlü parçalar, örneğin "Gabriel’s Oboe" veya "Falls" gibi, bu eserin ruhani ve doğayla iç içe havasını tamamlar. Kültürel ve Sanatsal Etki - "The Mission" soundtrack’i, Morricone’nin en beğenilen çalışmalarından biridir ve Altın Küre ile BAFTA ödüllerine aday olmuş, Oscar’a da aday gösterilmiştir. - "The Wind, The Scream", filmin en yoğun sahnelerinde kullanılarak seyirciyi duygusal bir yolculuğa çıkarır. Parça, doğanın gücü ve insanlık dramı arasında bir köprü kurar. - Morricone’nin bu eseri, klasik müzik, film müziği ve dünya müziği unsurlarını birleştirerek evrensel bir çekicilik kazanmıştır. Film Bağlamı "The Mission", Robert De Niro, Jeremy Irons ve Liam Neeson gibi oyuncuların yer aldığı, tarihsel ve manevi temaları işleyen bir filmdir. Parça, özellikle filmin dramatik doruk noktalarında, örneğin çatışma veya trajik sahnelerde kullanılmıştır. Morricone’nin Mirası Ennio Morricone, 500’den fazla film ve dizi için müzik bestelemiş, "spaghetti western"lerden epik dramalara kadar geniş bir yelpazede eserler üretmiştir. "The Mission" soundtrack’i, onun en duygusal ve ruhani çalışmalarından biri olarak kabul edilir. Kaynak: Dinlemek için Youtube veya sitemize bir göz atın https://www.youtube.com/watch?v=v1Qzx8QjzRA
- Be hey dürzü!
Neyzen Tevfik'e Atfedilen "Be Hey Dürzü" adlı şiir Be Hey Dürzü (Atatürk'e Dil Uzatma) Ne ararsın Tanrı ile aramda? Sen kimsin ki orucumu sorarsın? Hakikaten gözün yoksa haramda, Başı açığa neden türban sorarsın? Rakı, şarap içiyorsam sana ne? Yoksa sana bir zararı, içerim. İkimiz de gelsek kıldan köprüye, Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim. Esir iken mümkün müdür ibadet? Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et... Senin gibi dürzülerin yüzünden, Dininden de soğuyacak bu millet. İşgaldeki hali sakın unutma, Atatürk'e dil uzatma sebepsiz. Sen anandan yine çıkardın amma, Baban kimdi bilemezdin şerefsiz... Bu dizeler, Neyzen Tevfik'in hiciv geleneğini yansıtan keskin bir üslupta: Din, özgürlük, esaret ve Atatürk sevgisi üzerinden ikiyüzlülüğü yerden yere vuruyor.
- Allah namaz kılar mı?
Mahmud Ustaosmanoğlu'nun ("Mahmut Efendi" diye anılır) "Allah namaz kılar" şeklinde yorumlanabilen görüşü Bu ifade, doğrudan onun kitaplarından veya naklettiği şiirlerden değil, "İrşâdü'l-Mürîdîn" adlı kitapta yer alan ve Nakşibendî tasavvufunda kullanılan bir beyit (şiir dizesi)'nden kaynaklanıyor. Eleştirmenler bu beyti, Ustaosmanoğlu'nun akideyi bozan bir yorumla aktardığını iddia ediyor. Tam Metin ve Kaynak Kaynak Kitap: İrşâdü'l-Mürîdîn (Mahmud Ustaosmanoğlu, s. 142-143, Hikmet Yayınları, 2007 baskısı) Tam Beyit (Arapça orijinal ve Türkçe meal): يُصَلِّي اللَّهُ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِهِ وَسَلَّمَ سَلَامًا دَائِمًا بِدَوَامِ مُلْكِهِ Türkçe Meal (Ustaosmanoğlu'nun aktardığı şekliyle): "Allah, Muhammed'e ve âline salât kılar (namaz kılar) ve selâm kılar; mülkünün devamınca daim bir selâm ile." Ancak eleştirilen kısım, bu beyitin tasavvufi tefsirinde (yorumunda) yatıyor. Ustaosmanoğlu, kitapta bu beyti açıklarken şu tam ifadeyi kullanıyor: Tam Alıntı (s. 142): "Allah Teâlâ, 'Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammed' dediğimizde, Cenâb-ı Hak bize salâtını (namazını) indirir. İşte bu salât, Allah'ın namazıdır. Peygamber Efendimize Allah'ın namazı iner. Allah namaz kılar, Peygamberimize salâtını gönderir. Bu, velî kulların da sırrıdır. Mürşid-i kâmil, bu salâtın mazharıdır." Eleştirilen Yorumun Detayı "Allah namaz kılar" ifadesi, tasavvufi mecaz (istiare) olarak "Allah'ın salâtı iner" anlamında kullanılmış. Ancak eleştirmenler (özellikle Selefi/Vahhabi kaynaklar), bunu literal (kelimesi kelimesine) "Allah fiziksel namaz kılar" şeklinde yorumlayarak şirk ve akide sapması olarak itham ediyor. Ustaosmanoğlu, bunu vahdet-i vücud felsefesiyle bağdaştırarak, "Allah'ın ibadet eden ve edilen oluşu"nu savunuyor. Kitabın devamında (s. 143): "Allah hem ibadet eder hem ibadet edilir. Kul, mürşidiyle eridiğinde bu hale mazhar olur." Kaynaklar PDF/Dijital Kaynak: İrşâdü'l-Mürîdîn PDF (s. 142-143) – Tam sayfa görüntüsü için buraya bakabilirsiniz. Ek Doğrulama: Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı ilahiyatçıların eleştirilerinde (örneğin, "Tasavvuf ve Şirk" raporu, 2015) bu alıntı aynen verilmiş. Ayrıca forum/tartışma kaynakları (Ekşi Sözlük, Reddit (r/islamTR vd), ve blog sayfalarında zikrediliyor. Bu görüş, Ustaosmanoğlu'nun kendi orijinal ifadesi değil, Nakşibendî geleneğinden naklettiği bir yorum. Destekçileri "tevil (mecazi yorum) edilirse sorun yok" derken, eleştirmenler "tevil bile şirke kapı aralar" diyor. Soru&Yorum Aktarmış mı? Evet. Eleştirmiş mi? Hayır. Benimsemiş ve üzerinde de onaylayam bir yorum yapmış. Yani basbayağı şirk!!? Allah'a Peygamberine ibadet eden bir kimlik yüklemek ne demektir? Hezeyan!
- Yetişkinlerin emzirilmesi
Aşağıda kaynak olarak sunulan internet sitesine şu soru sorulmuş; "Selamun aleykum. Hz.Peygamber devrinde evlatlıkların mahrem olmadığı bildirilince bir kadın sahabinin eski evlatlığı kendisine mahrem olsun diye ona süt emzirdiğiyle ilgili bir rivayet vardı. Rivayetin tam metni aklımda değil. Bu rivayet sahih midir? Sahihse nasıl anlamalıdır? Sonuçta yetişkin bir kişinin süt emmesi konusu. Hürmetlerimle." Emzirme Hadisi Söz konusu sitede; "Âleykum selam we rahmetullah; Hadis sahihtir ve şöyledir: Ebû Huzeyfe'nin hanımı Sehle bint Suheyl b. Amr el-Kurayşî gelerek; Ey Allah'ın Rasulu, biz Sâlim'e (kendi neslimizden gelen) bir çocuk gözüyle bakıyorduk, kocamla benim yanımda bir evde kalıyor ve (dolayısıyla) beni başı, yakası, boynu yüzü ve kolları açık bir kıyafetle görüyordu. Şimdi ise Aziz ve Celil olan Allah evlâtlıklar hakkında senin de bildiklerini indirdi. Salim hakkındaki görüşünüz nedir? diye sordu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de ona; “ Onu emzir " buyurdu. Sehle, enu beş kez emzirdi ve Salim O'nun sütoğlu oldu . Bu olay nedeniyle Âişe (r.anhâ) kendisinin görmek istediği ve yanına girmelerini arzu ettiği kimseleri kız kardeşlerinin veya erkek kardeşlerinin kızlarının emzirmelerini isterdi. Eğer (emzirilmesini istediği kimse) yetişkin ise, beş defa emzirmelerini isterdi. (O kimse Âişe'nin bu isteğine uyduktan) sonra artık Aişe'nin yanına (rahatça) girerdi. (îbn Hacer, Fethu'l- Bârî, XI, 53.) (Ebu Davud, Nikah, Bab 9, Hadis no: 2061; Buhârî, nikâh 15; Muslim, radâ, 26-28, 30-31, hudud 23; Nesâî, nikâh 53; Muvatta, radâ 13; Darimî, hudûd 17; Ahmed b. Hanbel, V, 348, VI, 174, 201, 228, 249, 269 Rivâyet sahihdir. Sehle (r.anha)'nin Sâlim'i emzirme hadisesi Sehle'nin sütünü bir kaba sağarak Sâlim'e içirmesiyle olmuştur. Yoksa yetişkin bir insanın yabancı bir kadının memesini ağzına alarak emmesi haramdır. İmam Nevevî bu görüşün en güzel ve isabetli görüş olduğunu söyledikten sonra Muslim'in rivayet ettiği bir hadise (Muslim, radâ, 26) dayanarak özel olarak Sâlim'e bu izinin verilmiş olması ihtimaline de yer vermektedir. İmam Şafii ve Hanbelî alimleri de Salim’le ilgili hükmün hususî bir ruhsat olduğunu söylemişlerdir. (Vehbe Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, C. 7, Sf: 709)" şeklinde cevap verilmiş ve bu sitede kullanılan "ÇÖZÜLDÜ" ibaresi sayfaya eklenmiş. Soru&Yorum İnternet sitesinde "ÇÖZÜLDÜ" dendiği için esas konu çözülmüş müdür? Neyi çözdünüz? Arap kültürü din sayılabilir mi? Arap kültüründe kardeş sayılmak ve böylece kardeşinin karısı, kızına güven vermek, kişiye güven duymak için insanlar birbirlerini karılarına emziriyorlar mı/mıydı? "Sehle'nin sütünü bir kaba sağarak Sâlim'e içirmesi" şeklinde yapılan yorum bu konuyu modern zamana uydurma endişe si taşıyan bir yorum sayılabilir mi? O dönem insanları nefsine güvenmiyor muydu? O dönem insanları eş ve arkadaşlarına güvenmiyor muydu? Bir kadın ve bir erkek yan yana geldiğinde neden hemen akla cinsellik ve günah kavramları geliyor? Müslümanlar kendine güvenmiyor mu? Ya da müslümanlar birbirlerine ne gözle bakıyor? Savaşlarda kadınların da yer aldığı anlatılır. Peki bu kadınlar etrafındaki herkesten çekindiği için veya dini bir emir diye herkesi emzirdi mi? Peygamber ile arkadaşları arasında geçtiğine inanılan bu sohbette geçen konu sırf Peygamber konuştu diye din konusu sayılabilir mi? Peygamberin her hal ve tavrı dinle ilgili veya dini bir kuralı mı içerir? Peygamber sabahtan akşama din mi konuştu? Bu sohbeti kim kaleme aldı? Yazma amacı neydi? Bu sünnet kendisini Ehl-i Sünnet olarak tanımlayan kişiler, saplantılı dinci kişiler ve dinci holiganlsr tarafından uygulanıyor mu? Uygulanmıyorsa inanışları çarpık sayılabilir mi? Kaynak https://islam-tr.org/konu/bahsedilen-sut-emme-hadisi-sahih-mi-sahihse-nasil-anlamaliyiz.54029/
- Otizmli Yüzücü
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca, Cebelitarık Boğazı’nı solo yüzerek geçen dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü oldu. Otizmli Yüzücü Tuna Tunca Haziran 2025’te Manş Denizi’ni solo geçen dünyadaki ilk otizmli erkek yüzücü olan Tuna Tunca, tarihi bir başarıya daha imza attı. Tunca, 4 Eylül 2025’te saat 08.27’de İspanya Punta Marroqui’den suya atladı ve 16,2 kilometrelik parkuru 5 saat 32 dakikada tamamlayarak saat 13.50’de Fas Punta Ziri’ye ulaştı. Böylece Cebelitarık Boğazı’nı solo yüzerek tamamlamış oldu.İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü ultra maraton yüzücüsü Tuna Tunca, Cebelitarık Boğazı’nı solo yüzerek geçen dünyadaki ilk otizmli maraton yüzücüsü oldu. Haziran 2025’te Manş Denizi’ni solo geçen dünyadaki ilk otizmli erkek yüzücü olan Tuna Tunca, tarihi bir başarıya daha imza attı. Tunca, 4 Eylül 2025’te saat 08.27’de İspanya Punta Marroqui’den suya atladı ve 16,2 kilometrelik parkuru 5 saat 32 dakikada tamamlayarak saat 13.50’de Fas Punta Ziri’ye ulaştı. Böylece Cebelitarık Boğazı’nı solo yüzerek tamamlamış oldu. Kaynak: Aynen alıntıdır. Kaynağı not almamış olduğumdan yazamadım. Sahibinden özür dilerim.
- Saklanan Hadisler-1
KUR’ANDA HADİS KELİMESİNİN GEÇTİĞİ AYETLER 12-YUSUF SURESİ 111 “Onların tarihinde, bilinç sahipleri için bir ders vardır. Bu, uydurma bir HADİS değil; fakat kendisinden öncekilerin doğ-rulayıcısı, her şeyin detaylı açıklaması ve inananlar için bir hidayet ve rahmettir.” 31-LOKMAN SURESİ 6 “İnsanlardan bazısı var ki, halkı bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve onu hafife almak için temelsiz HADİSLERE sa- rılırlar. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.” 45-CASİYE SURESİ 6 “Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz Allah’ın âyetleridir. Allah’tan ve âyetlerinden başka hangi HADİSE inanıyorlar?” 52-TUR SURESİ 34 “Doğru sözlüler iseler bunun benzeri bir HADİS getirsinler.” 77-MÜRSELAT SURESİ 50 “Artık bundan sonra hangi HADİSE inanırlar?” Bu ayetleri yani Yüce Allah'ın söz/hadislerini aklınızda tutun ve yaklaşık 150 yıl sonra kaleme alınan ve Rasulullaha atfedilen şu sözleri bir kez daha düşünün... Saklanan Hadis-1 Allah baldırını gösteriyor “Allah ahirette peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.” (Müslim, İman 302; Müsned, 3/1, Buhârî, 97/24,10/29; Hanbel, III/1) Saklanan Hadis-2 Allah baldırını gösteriyor “Rabbimiz baldırını açar, her mümin erkek ve her mümin kadın O’na secde eder. Dünyada iken kendisine riya ve gösteriş olarak secde edenler geri kalırlar. Onlar da secde etmeye kal karlar, ancak sırtları bükülmeyen yekpare bir tabakaya dönüşür (ve secde edemezler.).” (Buhârî, Tefsir, Nun ve Kalem 2, Nisa 8, Tevhid 24; Müslim, İman 302) Saklanan Hadis-3 Allah el sıkışıyor “Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu; öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.” (Hanbel, 5/243) Saklanan Hadis-4 Allah elini omuzlarının arasına koyuyor İbn Abbâs (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sav) buyurdular ki: Bu gece Rabbimden bir (melek, elçi olarak) geldi. Bir rivayette ise şöyle demiştir: “Rabbim bana en güzel bir surette geldi” ve: Ey Muhammed.” dedi. “Buyur Rabbim, emrindeyim.” dedim. “Mele’i A’la (da bu- lunanların) nelerde yarıştıklarını biliyor musun dedi. “Hayır” dedim. Bunun üzerine elini omuzlarımın arasına koydu. Hatta onun serinliğini göğüslerimde hissettim.” (Kütüb-i Sitte 4668 C.13 B 1992 alıntı: Tirmizî, Tefsir Sâd, (3231,3232)) Saklanan Hadis-5 Allah bulutun içinde “Peygamber’e Allah’ın yerleri ve göğü yaratmadan önce nerede olduğu soruldu. Peygamber; “Bir bulut içerisinde idi, üstü hava, altı hava idi.” dedi.” (Hanbel 4/11) Saklanan Hadis-6 Taş Allah'ın eli “Hacer-ül Esved Allah’ın yeryüzündeki sağ elidir. Onunla insanlardan dilediği ile tokalaşır.” (Camiü’s-Sağır 1/151) Saklanan Hadis-7 Allah cehenneme ayağını koyuyor Hz. Enes (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sav) buyurdular ki: “Cehennem içerisine âsiler atıldıkça: “Daha var mı?” demekten geri durmaz. Bu hal, Rabbu’l-İzze’nin cehennemin içine ayağını koyup, iki yakasını dürüp birleştirmesine kadar devam eder. İşte o zaman cehennem: “Yeter, yeter. İzzet ve keremine yemin olsun yeter” der. Cennette fazlalık devam eder. Allah, ona mahsus yeni bir halk yaratır ve bunları cennetin fazla kısmına yerleştirir.” (Kütüb-i Sitte, Prof. Dr. İbrahim Canan, Akçağ Yayınları 1992- Ankara. Cilt 14 s.445 Hadis sırası 5226, Alıntıları: Buhârî, Tefsir, Kâf 1. Eymân 12. Tevhit 7, Müslim, Cennet 37, (2848), Tirmizî, Tefsir, Kaf, (3268)) Saklanan Hadis-8 Allah insanı kendi sûretinde yaratmış Hz. Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sav) buyurdular ki: Sizden biri kardeşiyle dövüşünce yüze vurmaktan sakınsın. (Buhârî, Itk 20; Müslim, Birr, 112, (2612)) Müslim’in ifadesinde şu ziyade var. “Zira Allah Âdem’i kendi sûretinde yaratmıştır.” (Kütüb-i Sitte 3483 Cilt 10) Saklanan Hadis-9 Allah insanı endi sûretinde yaratmış Yine Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sav) buyurdular ki: Allahü Teâlâ hazretleri, Hz. Âdem (as)’ı kendi sureti üzere ve boyunu da altmış zira olarak yaratınca: “Git, şu oturan meleklere selam ver, onların seni nasıl selamlayacaklarına da dikkat et, dinle. Zira o selam, senin ve zürriyetinin selamı olacaktır.” dedi. (Kütüb-i Sitte 3382 C.10 S.177 B.1990, alıntısı Buhârî, İstizan 1, Müslim, Cennet 28 (2841)) Saklanan Hadis-10 “Allah zamandır!” (Muvatta 56/3) Saklanan Hadis-11 "Zaman Allah'tır" Hz.Ebû Hüreyre (ra) anlatıyor: “Resûlullah (sav) buyurdular ki: “Üzümü kerm diye isim- lendirmeyin. “Vay şu dehrin mahrumiyet ve hüsranına” diye kahırlı söz söylemeyin. Zira Allah’ın kendisi dehr (zaman) dır.” (Kütüb-i Sitte 5938 C.16 B.1993 Alıntıları, Buhârî Edep 101, Müslim Elfaz 516, (2246, 2247), Ebû Dâvud, edeb 81 (4974), Muvatta, Kelam 3.(2.984)) Saklanan Hadis-12 "Bana salavat getirin" Taberanî’nin el-Evsat’ta (h. no: 721) Hz. Ali’den rivayet ettiğine göre Hz. Peygamber şöyle buyurdu: “Muhammed’e ve onun Âl-i beytine salavat getirilmedikçe, yapılan her dua mahcuptur / perdelidir / engellidir (ilahi kabul huzuruna çıkamaz).” “Bana ve ehl-i beytime salât-ü selam getirmedikçe dua, Cenab-ı Hakk’a perdelidir.” Heysemi, bu hadisin senedinin sahih olduğunu belirtmiş- tir. (bk. Mecmau’z-Zevaid, h. no.17278) Saklanan Hadis-13 "Allah tanıdıkları olarak görünecek" İbnu’l -Museyyib, Ata İbn Zeyd el- Leysi, Ebû Hüreyre (ra)’den naklen anlatıyor: “Resûlullah’a atfen mahşerde içlerinde münafıkların da olduğu halde (yalnız) bu ümmet kalacak, derken Allah Tebareke ve Teala onlara evvelce tanıdıklarından başka bir surette tecelli edecek ve: -Ben sizin Rabbinizim, diyecek. Onlar (Allah’ı tanımadıkları için) “Biz senden Allah’a sığınırız! Rabbimiz geldiği zaman biz onu tanırız” diyecekler. Bunun üzerine Allah Teala hazretleri (karşılarında) onların tanıdıkları suretiyle tecelli edecek ve “Ben sizin Rabbinizim” buyuracak. Onlarda: “Evet, bizim Rabbimiz sensin” diyerek ona tabii olacaklar. (Kütüb-i Sitte 5072 c. 14 B. 1992 alıntılar Buhârî, Rikak 52, Ezan 129, Tevhit 24, Müslim, İman 299, (182), Tirmizî, Cennet 20, (2560)) Saklanan Hadis-14 "Kıskanç Allah" Resûlullah (sav)’ı işittim, şöyle diyordu: “Allah’tan daha kıskanç kimse yoktur. Bu sebeptendir ki fevahişin açığını da kapalısını da haram kıldı. Medihten Allah kadar hoşlanan bir kimse de yoktur. Bu sebeptendir ki nefsini medhetmiştir.” (Ravi: İbn Mes’ud/ Buhârî, Nikâh 107, Tefsir, En’am 7, Tefsir A’raf 1, Tevhid 15; Müslim, Tevbe 33, (2760)) Saklanan Hadis-15 "Allah benden daha kıskanç" Sa’d b. Ubade (ra) dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü, ben zevcemle birlikte bir adam yakalasam, dört şahit getirinceye kadar ona mühlet mi tanıyacağım?” “Evet!” buyurdu Aleyhisselatü vesselam. Sa’d: “Asla dedi, seni hakla gönderen Zat-ı Zülcelal’e yemin olsun, şahit aramazdan önce kılıcımı indiririm.” Resûlullah (sav): “Şu efendinizin söylediğine bakın! Evet (biliyoruz ki) o kıskanç bir adamdır. Ama ben ondan da kıskancım, Allah da benden kıskanç” (Ravi: Ebû Hüreyre / Müslim, Li’an 16, (1498); Muvatta, Akdiye 17, (2, 737); Ebû Dâvud, Diyat 12, (4532)) Saklanan Hadis-16 Korku ölçeği “Kork Allah’tan korkmayandan.” (Aliyyü’l-Kârî, Esrâru’l-Merfûa, sh., 344; Sehâvî, a.g.e., sh., 500; Şey- bânî, a.g.e., sh., 191.) Saklanan Hadis-17 Kur'an'da olmayan bir ayet “Ben yer ve göğe sığmadım, ancak mü’min kulumun kal- bine sığdım.” (Aliyyü’l-Kârî, el-Masnûa, sh., 130, EsrâruM-Merfûa, sh., 301; Sehâvî, a.g.e., sh., 438; Dervîş el-Hût, a.g.e., sh., 399; Aclûnî, a.g.e II, 195 ; Şebânî, a.g.e., sh., 168
- Saklanan Hadisler-2
KUR’ANDA HADİS KELİMESİNİN GEÇTİĞİ AYETLER 12-YUSUF SURESİ 111 “Onların tarihinde, bilinç sahipleri için bir ders vardır. Bu, uydurma bir HADİS değil; fakat kendisinden öncekilerin doğ-rulayıcısı, her şeyin detaylı açıklaması ve inananlar için bir hidayet ve rahmettir.” 31-LOKMAN SURESİ 6 “İnsanlardan bazısı var ki, halkı bilgisizce Allah’ın yolundan saptırmak ve onu hafife almak için temelsiz HADİSLERE sa- rılırlar. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.” 45-CASİYE SURESİ 6 “Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz Allah’ın âyetleridir. Allah’tan ve âyetlerinden başka hangi HADİSE inanıyorlar?” 52-TUR SURESİ 34 “Doğru sözlüler iseler bunun benzeri bir HADİS getirsinler.” 77-MÜRSELAT SURESİ 50 “Artık bundan sonra hangi HADİSE inanırlar?” Bu ayetleri yani Yüce Allah'ın söz/hadislerini aklınızda tutun ve yaklaşık 150 yıl sonra kaleme alınan ve Rasulullaha atfedilen şu sözleri bir kez daha düşünün... Saklanan Hadis-18 Rasulun bıraktığı tek emanet “…Size, sıkıca sarıldığınız sürece asla sapıtmayacağınız bir şey bırakıyorum: Allah’ın Kitabı.” (Müslim, Hac 147 (890); Ebû Dâvud, Menasik 57 (1905); İbn Mâce, Menasik 84 (3074)) Saklanan Hadis-19 Yazmayın “Benden bir şey yazmayın. Benden Kur’an dışında bir şey yazan onu yok etsin.” (Sahîh-i Müslim, c. 4. S. 119; Süneni Ahmed b. Hanbel c. 3. S. 182) Saklanan Hadis-20 Yazmayın “Allah Elçisinin sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” (Tirmizî, Es-Sünen, İlim bâbı, s. 11) Saklanan Hadis-21 Başka kaynak aramayın “Kur’an’dan başka hidayet kaynağı arayan sapıtmıştır.” (Tirmizî, 2906) Saklanan Hadis-22 Rasul kitap yazmak istemiş Bana İbnu Vehb tahdis edip şöyle dedi: Bana Yûnus b. Yezid, İbn Şihâb’dan; o da Ubeydullah b. Abdillah’tan; o da İbn Abbâs’tan haber verdi. İbn Abbâs (ra) şöyle demiştir: Pey- gamber (son hastalığında) ağrısı şiddetlenince: “Yazı yazacak şey getiriniz, size öyle bir kitap yazayım ki, ondan sonra hiç dalâlette kalmayasınız” buyurdu. Ömer (ra): Peygamber’in hastalığı ağırlaştı. Bizim elimizde de Allah’ın Kitabı vardır. O bize yeter, dedi. Bunun üzerine oradaki sahâbiler ihtilafa düştüler. Sözleri birbirine karıştı. Resûlullah (as): “Yanımdan savulun, benim yanımda nizâlaşmak olmaz” buyurdu. İbn Abbâs, bu sözleri râvi Ubeydullah b. Abdullah’a naklettikten sonra odadan çıkmaya davranıp: Âh ne büyük musibettir ki, Resûlullah ile yazmak istediği kitap arasına perde oldu” diyerek dışarı çıktı. (Buhârî, Kitâbu’l-İlm 55 Cilt 1, s. 267, Ötüken, 1987) Saklanan Hadis-23 Yazmayın Muttalib b. Abdullah b. Hantab’dan rivayet olunmuştur: “Zeyd b. Sabit, Muaviye’nin yanına gitmişti. (Muaviye ona, Hz. Peygamber’den rivayet ettiği) bir hadisi sordu. (Zeyd ona bu hadisi rivayet edince Muaviye orada bulunan) bir adama bu hadisi yazmasını emretti. Bunun üzerine Zeyd ona; Resûlullah (as) bize kendi sözlerinden hiçbirini yazmamamızı emretti, dedi. (O adam da yazmış olduğu) bu hadisi sildi.” (Sünen-i Ebû Dâvud Terceme ve Şerhi; 13/251 Hanbel, Müsned, V/182, Hadis no: 21471 Ebû Dâvud, ilim. 3, Hadis no: 3647) Saklanan Rivayet-24 Başka birşey bırakmadıı Abdülaziz İbn Rufey’ şöyle dedi: “Ben Şaddat İbn Ma’kıl ile beraber İbn Abbas’ın yanına girdim. Şaddat İbn Ma’kıl, Abbas’a: Peygamber (s) bir şey bıraktı mı? diye sordu. İbn Abbas: Mushaf’ın iki yanını kuşatan ciltler arasında bulunandan başka bir şey bırakmadı, dedi. Biz yine beraberce Muhammed İbnu’l-Hanefiyye’nin yanına girdik ve ona da aynı suali sorduk. Muhammed İbnu’l-Hanefiyye de: İki kapak arasında bulunandan başka bir şey bırakmadı, dedi.” (Buhârî, Kitâbu Fedailu’l -Kur’an 39, c. 11, s. 5112, Ötüken 1988) Saklanan Hadis-25 Helal ve haramlar Allahın Kitabındadır Resûlullah (sav) buyurdular ki: “Helal, Allah Teala hazretlerinin kitabında helal kıldığı şeydir. Haram da Allah Teala hazretlerinin kitabında haram kıldığı şeydir. Hakkında sükut ettiği şey ise affedilmiştir. Onun hakkında sual külfetine girmeyiniz.” (Ravi: Selman el-Farisî ve İbn Abbas/ Tirmizî, Libas 6, (1726); İbn Mâce, Et’ime 60, (3367)) Saklanan Rivayet-26 !!! Zeyd b. Sabit el-Ensâri’ye atfen yaptıkları rivayette: Ebû Bekir ve Ömer’in görevlendirmesiyle Zeyd diyor ki, “Ben kalktım, Kur’an’ın ardına düşüp gereği gibi araştırdım ve onu yazılı bulunduğu deri parçalarından, kürek kemiklerinden, hurma dallarından ve hâfızların ezberlerinden bir yerde topladım. Ve et-Tevbe Sûresinden iki âyeti, Ebû Huzeyme el-Ensâri’nin yanında buldum. O iki âyeti ondan başka kimsenin yanında bulmadım. Neticede içlerinde Kur’an toplanılan bu sahibeler, Allah kendisini vefat ettirinceye kadar Ebû Bekr’in yanında kaldı.” (Buhârî, Kitabu’l-Tefsir 199 Cilt 9 s. 4423-4424 Ötüken 1987)
- Saklanan Ayetler - 1
Rasûlullah’ın Gerçek Görevini Gizlemek İşlerine gelen Peygamber, Nebi, Resul, Elçi kelimelerinin hemen yanına parantez açarak “Muhammed” yazan uydurulmuş dinin adamları, birçok Muhammed Nebî’yi işaret eden âyeti saklıyorlar. Hatta dört yerde Muhammed geçmesine rağmen pek konu bile edilmez. ÂYET 1. “O seni bir yetim bulup barındırmadı mı? Dalalet içerisinde (şaşırmış) bulup da yol göstermedi mi?” (Duha 93/6-7) Kur’an, Rasûlullah’ın vahiy gelmeden önce dalalet içerisinde olduğunu beyan ediyor. Aynı fiil aynı kökten, başkası için geçtiğinde sapık veya sapmış diye çevirenler burada o çeviri ağır geldiği için “şaşırmıştın” kelimesini uygun görmüşler. Hâlbuki diğer yerlerde sapık diye çevirmek yanlış olmalı. Bu sûrenin devamındaki Duha 10 ayetini (dilenciyi azarlama) duyabilirsiniz. Fakat “Rasûlullah dalalet içindeydi” saklanan bir âyettir. Bunun yerine siyerlerde, muhtelif rivayetlerde " üstünde bulut gezerdi ", " omuzunda mühür vardı ", " gölgesi yoktu " gibi rivayetleri savunmanın mümkün olması için bu iki âyet maalesef saklanır.
- Midnight Fell Without You
Midnight Fell Without You Şarkısı "Midnight Fell Without You", 2025 yılında yayınlanan bir indie/alternative rock ballad'ı olarak dikkat çeken bir şarkıdır. Şarkı, AI destekli müzik üretimiyle tanınan "Charfutur" (muhtemelen bir AI müzik aracı veya sanatçı takma adı) tarafından oluşturulmuş ve bestelenmiştir. Temmuz 2025'te YouTube'da resmi müzik videosuyla çıkış yapmış, kısa sürede TikTok ve sosyal medya platformlarında viral hale gelmiştir. Şarkı, ayrılık sonrası yalnızlık, nostalji ve gece yarısı melankolisi temalarını işler; retro esintili melodisi ve duygusal vokal yapısıyla dinleyicileri etkiler. Süresi yaklaşık 3-4 dakika arasında değişen versiyonları mevcut olup, deep house remiksleri (örneğin YolcuBeats tarafından) de popülerdir. Şarkı, 2025'in öne çıkan AI-generated müzik örneklerinden biri olarak kabul edilir ve Spotify ile Apple Music listelerinde yer almıştır. Müzik videosu, karanlık sokaklar ve yıldızlı geceler gibi görsellerle nostaljik bir hikaye anlatır. Charfutur'un açıklamalarına göre, şarkı gerçek hayattaki ayrılık deneyimlerinden ilham alınarak AI ile geliştirilmiştir. Şarkı, ELLYN ve Juno Skye gibi sanatçılar tarafından da cover'lanmış olup, 2025 sonbaharında streaming platformlarında 1 milyondan fazla dinlenmeye ulaşmıştır. Eğer remiks veya cover versiyonları hakkında daha fazla detay istersen, belirtebilirsin! Orijinal İngilizce Sözler Aşağıda, YouTube lyrics videoları ve Facebook paylaşımlarından derlenen tam orijinal sözler yer almaktadır (Charfutur versiyonu baz alınarak): The streets are cold, the lights are low The echo hums a song we know A walk alone where we once stood The night still hides a touch so good Midnight fell without you Shadows dance in the blue Whispers fade into the rain Calling out your name in vain Midnight fell without you Heartbeats lost in the view Every star reminds me why I can't say goodbye The clock ticks slow, the silence screams Fragments of dreams in shattered beams Your ghost lingers in every corner A love that burns but gets no warmer Midnight fell without you Shadows dance in the blue Whispers fade into the rain Calling out your name in vain Midnight fell without you Heartbeats lost in the view Every star reminds me why I can't say goodbye If time could turn, I'd pull you near Erase the doubts, the unspoken fear But here I am, beneath the moon Chasing echoes of you too soon Midnight fell without you (Oh, it fell without you) Shadows dance in the blue (Shadows calling me through) Whispers fade into the rain Calling out your name in vain Midnight fell without you (Without you, without you) Heartbeats lost in the view Every star reminds me why I can't say goodbye Midnight fell... without you Türkçe Çevirisi Şarkının Türkçe çevirisi, orijinal anlamı ve şiirsel yapıyı korumaya özen göstererek hazırlanmıştır (LyricsTranslate ve YouTube yorumlarından sentezlenerek). Birebir kelime çevirisi yerine akıcı bir Türkçe uyarlama tercih edilmiştir: Sokaklar soğuk, ışıklar sönük Yankı bildiğimiz bir şarkıyı mırıldanıyor Bir zamanlar durduğumuz yerde yalnız yürüyüş Gece hâlâ o güzel dokunuşu saklıyor Gece yarısı sensiz indi Gölgeler mavide dans ediyor Fısıltılar yağmura karışıp soluyor Adını boşuna çağırıyorum Gece yarısı sensiz indi Kalp atışları manzarada kayboldu Her yıldız nedenini hatırlatıyor bana Elveda diyemiyorum Saat yavaş tıkırdıyor, sessizlik haykırıyor Rüya parçaları kırık ışınlarda Hayaletin her köşede dolaşıyor Yanar ama ısınmayan bir aşk Gece yarısı sensiz indi Gölgeler mavide dans ediyor Fısıltılar yağmura karışıp soluyor Adını boşuna çağırıyorum Gece yarısı sensiz indi Kalp atışları manzarada kayboldu Her yıldız nedenini hatırlatıyor bana Elveda diyemiyorum Zaman dönebilse, seni yakınıma çekerim Şüpheleri silerim, söylenmemiş korkuları Ama işte buradayım, ayın altında Seni çok erken kovalayan yankılarla Gece yarısı sensiz indi (Oh, sensiz indi) Gölgeler mavide dans ediyor (Gölgeler beni çağırıyor içinden) Fısıltılar yağmura karışıp soluyor Adını boşuna çağırıyorum Gece yarısı sensiz indi (Sensiz, sensiz) Kalp atışları manzarada kayboldu Her yıldız nedenini hatırlatıyor bana Elveda diyemiyorum Gece yarısı indi... sensiz (Yankılarla solup gidiyor) Dinlemek için Youtube veya Çalma Listemize göz atabilirsiniz. https://www.youtube.com/watch?v=YvjE8iE8Px0
- Until I Found You-Stephen Sanchez
"Until I Found You", Amerikalı şarkıcı ve söz yazarı Stephen Sanchez 'in 2021 yılında yayınladığı bir aşk şarkısıdır. Şarkı, Sanchez'in ilk EP'si Easy on My Eyes albümünde yer alır ve alternative/indie müzik türünde kabul edilir. Orijinal versiyonu Sanchez tarafından seslendirilmiş olsa da, 2022'de Em Beihold ile düet versiyonu büyük bir hit haline gelerek TikTok ve Spotify listelerinde zirveye yükseldi. Şarkı, Sanchez'in gerçek hayattaki bir aşk hikayesine dayanır: Sanchez, sevgilisi Georgia ile yaşadığı ayrılık ve yeniden birleşme deneyimini temel alarak yazmıştır. Şarkıda, karanlık bir dönemden sonra gerçek aşkı bulmanın sevinci ve pişmanlık temaları işlenir. Şarkı, retro 1950'ler esintili melodisiyle dikkat çeker ve Sanchez'in "Angel Face" adlı albüm serisinin bir parçası olarak konumlandırılır. Şarkı, 2022'de ABD Billboard Hot 100 listesinde 23. sıraya kadar yükseldi ve dünya çapında 1 milyardan fazla stream'e ulaştı. Müzik videosu, nostaljik bir aşk hikayesini anlatan sahnelerle dolu. Stephen Sanchez, şarkıyı yazarken "En kötü dönemimde Georgia ile tanıştım ve onu ilk başta bıraktığım için aptal olduğumu fark ettim" diye açıklamıştır. Orijinal İngilizce Sözler Aşağıda, Genius Lyrics ve AZLyrics kaynaklarından derlenen tam orijinal sözler yer almaktadır: Stephen Sanchez Georgia, wrap me up in all your- I want ya', in my arms Oh, let me hold ya' I'll never let you go again, like I did Oh, I used to say Stephen Sanchez & Em Beihold "I would never fall in love again until I found her" I said, "I would never fall unless it's you I fall into" I was lost within the darkness, but then I found her I found you Stephen Sanchez & Em Beihold Georgia, pulled me in, I asked to Love her, once again You fell, I caught ya' I'll never let you go again, like I did Oh, I used to say Chorus: Stephen Sanchez & Em Beihold "I would never fall in love again until I found her" I said, "I would never fall unless it's you I fall into" I was lost within the darkness, but then I found her I found you Chorus: Stephen Sanchez & Em Beihold "I would never fall in love again until I found her" I said, "I would never fall unless it's you I fall into" I was lost within the darkness, but then I found her I found you Tam Türkçe Çevirisi Şarkının Türkçe çevirisi, LyricsTranslate ve Musixmatch gibi kaynaklardan sentezlenerek hazırlanmıştır. Çeviri, orijinal anlamı korumaya özen göstererek yapılmıştır (bazı ifadeler şiirsel olduğu için birebir olmayabilir): Georgia, beni her şeyinle sar Seni istiyorum, kollarımda Oh, seni tutmama izin ver Bir daha asla gitmene izin vermeyeceğim, yaptığım gibi Oh, eskiden derdim "Onu bulana kadar bir daha asla aşık olmayacağım" Dedim ki, "Aşık olduğum sen olmadıkça düşmeyeceğim" Karanlığın içinde kaybolmuştum, ama sonra onu buldum Seni buldum Georgia, beni içine çekti, onu bir kez daha sevmek istedim Düştün, seni yakaladım Bir daha asla gitmene izin vermeyeceğim, yaptığım gibi Oh, eskiden derdim "Onu bulana kadar bir daha asla aşık olmayacağım" Dedim ki, "Aşık olduğum sen olmadıkça düşmeyeceğim" Karanlığın içinde kaybolmuştum, ama sonra onu buldum Seni buldum "Onu bulana kadar bir daha asla aşık olmayacağım" Dedim ki, "Aşık olduğum sen olmadıkça düşmeyeceğim" Karanlığın içinde kaybolmuştum, ama sonra onu buldum Seni buldum Dinlemek İçin Youtube veya ÇalmaListemize bir bakın https://www.youtube.com/watch?v=kPlSyYtE63M
- Standing Right Next to Me
Standing Right Next to Me - Karla Bonoff Bu şarkı, Amerikalı şarkıcı-söz yazarı **Karla Bonoff**'a aittir. 1988 yılında çıkan "New World" albümünde yer alır ve Bonoff'un kendi bestesidir. Şarkı, aşkın beklenmedik bir şekilde gelmesini anlatan romantik bir ballad'dır. Orijinal versiyonu dinlemek için [Spotify] https://open.spotify.com/track/2GahWf2UhA5V8tYuXFZPBP ) veya [YouTube] https://www.youtube.com/watch?v=FEY1g1nyfhQ gibi platformları kullanabilirsiniz. Orijinal İngilizce Sözler (Lyrics) Aşağıda tam sözler verilmiştir (kaynak: Genius Lyrics): Love is like the wind Sometimes it blows your way And until now It missed me somehow But when I turned around I saw you standing there The sound of your voice I had to hear And now I know What I've been waiting for I know what I've been looking for And now I know What I've been waiting for I know what I've been looking for Standing right next to me Standing right next to me Standing right next to me Standing right next to me Love is like the rain Sometimes it falls on you And until now It fell right through But when I looked around I saw you standing there The light in your eyes I had to share And now I know What I've been waiting for I know what I've been looking for And now I know What I've been waiting for I know what I've been looking for Standing right next to me Standing right next to me Standing right next to me Standing right next to me And now I know What I've been waiting for I know what I've been looking for And now I know What I've been waiting for I know what I've been looking for Standing right next to me Standing right next to me Standing right next to me Standing right next to me Türkçe Çevirisi Şarkının resmi bir Türkçe versiyonu (cover veya adaptasyon) bulunmamaktadır. Aşağıda, orijinal sözlere sadık kalarak yaptığım doğal ve şiirsel bir Türkçe çeviriyi bulabilirsiniz. Çeviri, şarkının romantik ve duygusal tonunu korumaya odaklanmıştır: ``` Aşk rüzgar gibidir Bazen yoluna eser Ve şimdiye dek Beni bir şekilde ıskaladı Ama döndüğümde Seni orada dururken gördüm Sesinin tınısı Duymak zorundaydım Ve şimdi biliyorum Ne için beklediğimi Ne aradığımı biliyorum Ve şimdi biliyorum Ne için beklediğimi Ne aradığımı biliyorum Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Aşk yağmur gibidir Bazen üstüne yağar Ve şimdiye dek İçinden süzülüp geçti Ama etrafa baktığımda Seni orada dururken gördüm Gözlerindeki ışık Paylaşmak zorundaydım Ve şimdi biliyorum Ne için beklediğimi Ne aradığımı biliyorum Ve şimdi biliyorum Ne için beklediğimi Ne aradığımı biliyorum Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Ve şimdi biliyorum Ne için beklediğimi Ne aradığımı biliyorum Ve şimdi biliyorum Ne için beklediğimi Ne aradığımı biliyorum Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun Tam yanımda duruyorsun
- Black Velvet
Black Velvet - Tam Sözler ve Türkçe Çeviri 1. Kıta: Orijinal: Mississippi in the middle of a dry spell Jimmy Rodgers on the Victrola up high Mama's dancin' with baby on her shoulder The sun is settin' like molasses in the sky The boy could sing, knew how to move, everything Always wanting more, he'd leave you longing for Çeviri: Mississippi, kurak bir dönemin ortasında Victrola'da Jimmy Rodgers yüksek sesle çalıyor Anne, bebeği omzunda dans ediyor Güneş, gökyüzünde pekmez gibi batıyor Oğlan şarkı söyleyebiliyordu, nasıl hareket edeceğini biliyordu, her şeyiyle Hep daha fazlasını isterdi, seni özlemle bırakırdı Nakarat: Orijinal: Black velvet and that little boy's smile Black velvet with that slow southern style A new religion that'll bring ya to your knees Black velvet if you please Çeviri: Siyah kadife ve o küçük oğlanın gülümsemesi Siyah kadife, o yavaş Güney tarzıyla Seni diz çöktürecek yeni bir din Siyah kadife, lütfen istersen 2. Kıta: Orijinal: Up in Memphis the music's like a heatwave White lightning, bound to drive you wild Mama's baby's in the heart of every school girl "Love me tender" leaves 'em cryin' in the aisle The boy could sing, knew how to move, everything Always wanting more, he'd leave you longing for Çeviri: Memphis'te müzik bir sıcak dalgası gibi Beyaz şimşek, seni çıldırmaya mahkum Annenin bebeği her okul kızının kalbinde "Love Me Tender" onları koridorda ağlatır Oğlan şarkı söyleyebiliyordu, nasıl hareket edeceğini biliyordu, her şeyiyle Hep daha fazlasını isterdi, seni özlemle bırakırdı Nakarat (Tekrar): Orijinal: Black velvet and that little boy's smile Black velvet with that slow southern style A new religion that'll bring ya to your knees Black velvet if you please Çeviri: Siyah kadife ve o küçük oğlanın gülümsemesi Siyah kadife, o yavaş Güney tarzıyla Seni diz çöktürecek yeni bir din Siyah kadife, lütfen istersen Köprü: Orijinal: Every word of every song that he sang was for you In a flash he was gone, it happened so soon What could you do? Çeviri: Söylediği her şarkının her kelimesi senin içindi Bir anda kayboldu, bu çok çabuk oldu Ne yapabilirdin ki? Nakarat (Tekrar): Orijinal: Black velvet and that little boy's smile Black velvet with that slow southern style A new religion that'll bring ya to your knees Black velvet if you please Çeviri: Siyah kadife ve o küçük oğlanın gülümsemesi Siyah kadife, o yavaş Güney tarzıyla Seni diz çöktürecek yeni bir din Siyah kadife, lütfen istersen Outro (Tekrar): Orijinal: Black velvet and that little boy's smile Black velvet with that slow southern style A new religion that'll bring ya to your knees Black velvet if you please If you please, if you please If you please Çeviri: Siyah kadife ve o küçük oğlanın gülümsemesi Siyah kadife, o yavaş Güney tarzıyla Seni diz çöktürecek yeni bir din Siyah kadife, lütfen istersen Lütfen istersen, lütfen istersen Lütfen istersen "Black Velvet", Alannah Myles'ın 1989 çıkışlı debut albümünden Temmuz 1989'da yayınlanan ikinci single'ı. Şarkı, Christopher Ward ve David Tyson tarafından yazıldı; Ward, 1987'de Graceland'de (Elvis Presley'nin malikanesi) Elvis hayranlarının otobüs yolculuğundan ilham aldı. Şarkı, doğrudan Elvis Presley'ye bir methiye: Mississippi'de doğan "Kral"ın sesini "black velvet" (siyah kadife) gibi pürüzsüz ve büyüleyici olarak betimliyor. Şarkı sözleri, Elvis'in çocukluğunu (Jimmie Rodgers dinleyen annesi Gladys ile dans eden bebek Elvis), Güney stiline özgü yavaş cazibesini ve hayranlarını dize getiren ikonik gülümsemesini anlatıyor. Tupelo'daki sıcak dalgalar, Memphis'teki Sun Stüdyosu ve siyah kadife üzerine boyanmış Elvis resimleri gibi imgelerle rock 'n' roll mitolojisini çağrıştırıyor. Bu metaforlar, Elvis'in kutsal bir figür gibi yüceltilmesini yansıtıyor – hem dini hem de dünyevi bir ikon. Müzikal olarak, şarkı blues-rock ile pop arasında ustaca bir köprü kuruyor. Alannah Myles'ın boğuk, seksi vokali (raspy ve sultry olarak tanımlanıyor) merkezde; gitar soloları (Kurt Schefter imzalı) understated ve melodiyi destekleyici, gösterişten uzak. Prodüksiyon, David Tyson'ın elinden çıkma: Yavaş tempolu, nemli bir Güney havası veren ritimler ve I-IV-V akor yapısına eklenen zengin armoniler (özellikle köprü ve outro'da non-standard eklemeler) şarkıya derinlik katıyor. Bu, 1989-1990'larda nadir görülen bir blues etkisi taşıyor; pop listelerinde Phil Collins gibi isimler bile daha pop-oriented kalırken, "Black Velvet" karanlık at bir favori olarak öne çıkıyor. Şarkı, Kanada'da Top 10 hit oldu, ABD Billboard Hot 100'de 3 hafta #1 yaparak Myles'ı tek büyük hitiyle taçlandırdı. Video, Myles'ın Ontario'daki aile çiftliğinde çekildi ve konser sahneleriyle iç içe. Eleştirmenler, Stereogum'da Tom Breihan gibi isimler tarafından rock mitolojisinin etkileyici bir tasviri olarak övülüyor: Elvis'in okul kızlarının kalbine sızmasını ve "yeni bir din" yaratmasını güzelce yakalıyor. Rate Your Music'te "sensuous classic" (duygusal klasik) deniyor; gitarın vokal melodisini nasıl yükselttiği vurgulanıyor. Karaoke standartı haline gelmiş olsa da orijinali, kadın hayranların çığlıklarını ve Presley'nin kalıcı mirasını anımsatıyor. Kapak versiyonları (Robin Lee country cover'ı #12'ye ulaştı, Crystal Bowersox American Idol'da yorumladı) popülaritesini kanıtlıyor. Genel olarak, "Black Velvet" Myles'ın kariyerinin zirvesi: Blues'un ateşini pop'un erişilebilirliğiyle birleştiren zamansız bir parça. Elvis'e ithaf olsa da, Myles'ın yorumuyla evrensel bir cazibe kazanıyor – dinlerken hem nostalji hem de ateşli bir tutku hissediyorsunuz. Eğer blues-rock seviyorsanız, hala dinlemeye değer. Dinlemek için; Youtube https://www.youtube.com/watch?v=tT4d1LQy4es
- Mahmut efendi hazretleri 2
Mahmut Efendi olarak bilinen Mahmud Ustaosmanoğlu, İsmailağa Cemaati'nin lideri olarak tanınan bir tasavvufçudur. Görüşleri özellikle bazı dinci çevrelerde takdir edilse de, çeşitli kesimler tarafından eleştirilmiştir. Eleştiriler genellikle kadın hakları, tasavvufi uygulamalar (şirk ithamları) ve akide (İslamî inanç esasları) konularında yoğunlaşır. Aşağıda, kaynaklara dayalı olarak başlıca eleştirilen görüşlerini özetliyorum. Bu eleştiriler, bloglar, forumlar, sosyal medya tartışmaları ve haber kaynaklarından derlenmiştir; bazıları dini yorum farklılıklarından, bazıları ise toplumsal eşitlik perspektifinden kaynaklanır. Kadınlar Hakkındaki Görüşleri Ustaosmanoğlu'nun kadınların toplumsal rolüne dair ifadeleri, sıkça kadın düşmanlığı ve ayrımcılık olarak eleştirilmiştir. Özellikle "Hikmetli Sözler" kitabından alıntılar, kadınların eğitim, çalışma ve sosyal hayattaki kısıtlamalarını savunması nedeniyle tepki çekmiştir: Kadınların dükkân açmasını helal görmemesi, memur olamayacağı ve sokakta gezemeyeceği yönündeki ifadeler, kadınları eve hapsederek köleleştirdiği gerekçesiyle eleştirilir. Örneğin, "Kadın sokakta gezecek bir şey değildir, erkeğe gözükmemelidir" gibi sözler, kadınları nesneleştirdiği için eleştirilmiştir. Kadınların okula gitmemesi, doktor veya öğretmen olmaması gibi kısıtlamalar, eğitim ve sağlık erişimini engelleyerek toplumsal gerilemeye yol açtığı için eleştirilir. Bu görüşler, Peygamber dönemi örnekleriyle (örneğin Hz. Hatice'nin ticaret yapması) çelişki gösterdiği belirtilir ve "Arap kültürüne dayalı 3. sınıf vatandaş muamelesi" olarak değerlendirilir. Ailenin nafakasını kadınların kazanamayacağı, görevlerinin sadece kocasının namusunu korumak olduğu ifadeleri, ekonomik bağımsızlık karşıtlığı olarak görülür ve "kadınları üreme makinesi gibi gören" bir yaklaşım diye eleştirilir. Bu eleştiriler, özellikle cemaatin cenaze törenlerinde kadınların katılmasının yasaklanması gibi uygulamalarla pekiştirilmiştir ve genel olarak İslam'ı kadın haklarından uzaklaştırdığı iddia edilir. Tasavvufi Uygulamalar ve Şirk İthamları Ustaosmanoğlu'nun tasavvufi görüşleri, özellikle Nakşibendi tarikatı bağlamında, Kur'an'a aykırı ve şirk (Allah'a ortak koşma) içeren olarak eleştirilmiştir. Bu eleştiriler, kitaplarından (örneğin "İrşadü’l Müridin", "Ruhu’l-Furkan Tefsiri") alıntılara dayanır: Şeyhlere mutlak itaat ve kölelik vurgusu: "Bir mürid mürşidi için niye emrediyor, niçin yasaklıyor derse mürid olamaz" gibi ifadeler, sorgusuz itaati teşvik ederek bireysel aklı yok saydığı için eleştirilir. Bu, Allah'a ulaşmanın tek yolunun şeyhlere bağlanmak olduğu iddiasıyla birleşince, şirk olarak görülür. Rabıta uygulaması Mürşidin suretini hayal ederek ondan yardım istemek, "Rabıta, mürşid-i kâmilinin ruhâniyetiyle beraber suretini kalp gözünün önüne getirerek hayal etmek ve ondan yardım istemekten ibarettir" şeklinde tanımlanır. Bu, Allah dışında vesile koymak diye eleştirilir ve şirk ithamı alır. Ölülerden yardım isteme "İşlerinizde ne yapacağınızı şaşırdığınızda kabir ehlinden yardım isteyiniz" gibi sözler, ölülerden medet ummayı teşvik ederek Kur'an'ın "Allah'tan başkasından yardım isteme" prensibine aykırı bulunur. Velilerin sınırsız bilgi ve görme yeteneği Velilerin Levh-i Mahfuz'a vakıf olması veya dünyanın her yerini görebilmesi gibi görüşler, gaybı (görünmeyeni) sadece Allah'ın bildiği ilkesine ters düşer ve şirk olarak nitelendirilir. Ölüye 70 bin tevhid okumakla cennete girme garantisi Bu tür ritüeller, bid'at (dine sonradan eklenen yenilik) ve batıl inanç olarak eleştirilir. Akide (İnanç Esasları) Hakkındaki Görüşleri Ustaosmanoğlu'nun kitaplarında yer alan bazı ifadeler, İslamî tevhid anlayışına aykırı olarak değerlendirilmiştir: Vahdet-i Vücud inancı Kulun Allah'ta erimesi ("Kul, Mevla ile sütle şeker gibi eriyecek") gibi ifadeler, vahdet-i vücud felsefesini yücelterek müşrik bir yaklaşım olarak eleştirilir. Bu, şeytanı bile yüceltebileceği iddiasıyla ilişkilendirilir. Allah'ın ibadet eden ve edilen olarak tasviri "Allah namaz kılar" şeklinde yorumlanabilecek beyitler, akideyi bozduğu için sapkınlık olarak görülür. Şeytanın rolü Şeytanı hem ibadet eden hem edilen olarak konumlandırma, tevhid karşıtı bir sapma diye eleştirilir. Bu eleştiriler, genellikle Selefi veya Kur'an merkezli kesimlerden gelir ve Ustaosmanoğlu'nun tasavvufi yorumlarını "şirk daveti" olarak nitelendirir. Öte yandan, destekçileri bunları tevillerle (yorumlarla) savunur. Toplumsal bağlamda, cemaat içindeki istismar vakaları da bu görüşlerin pratik sonuçları olarak eleştirilmiştir.




















